Back To Top
Bandwagon, veblen ve snob etkilerinin dinî alandaki izdüşümleri

Bandwagon, veblen ve snob etkilerinin dinî alandaki izdüşümleri

 - Son Güncelleme: 13.07.2019 Cumartesi 09:01
- A +

İktisatta talep kanununa aykırılık arz eden ya da tüketim eğilimini önemli ölçüde etkileyip belirleyen saikler için ilginç tabirler kullanılır. Mesela, akıllı telefonlara yönelik ilgide olduğu gibi kişilerin bir malla ilgili talebinin diğer kişiler satın alıyor diye artması “Bandwagon etkisi” (sürü veya moda etkisi) diye tanımlanır. Buna mukabil bir malın fiyatının yükselmesine koşut olarak o mala yönelik talebin artması ya da tüketicinin fiyatı düşen maldan vazgeçip fiyatı artan mala yönelmesi “Veblen etkisi” (gösteriş etkisi) diye tanımlanır. Bir malı herkes tüketmeye başladığında bazı tüketicilerin o maldan vazgeçmesi ve/veya bir mala yönelik talep oranının o malı kullanan tüketici sayısı arttıkça azalması hakkında ise “snob etkisi” (züppe etkisi) tabiri kullanılır. Snob etkisi sürüden ayrılma, herkesin yaptığını yapmama ve farklı olma çabası olarak da tanımlanır. Fiyatın düşmesi durumunda Veblen etkisi Züppe etkisine dönüşür.

***

Tüketici tercihlerinin önemli ölçüde sosyal ve psikolojik saiklerle şekillendiğini gösteren bu iktisadi terimler/tabirler insanların dinî inanç ve düşünce tercihlerini etkileyen faktörlerin açıklanmasında da işe yarar görünmektedir. Şöyle ki Bandwagon etkisine ya da sürü psikolojisine göre kişilerin bir mala yönelik talebi o malı diğer kişilerin de satın almasından dolayı artış gösterir. Dinî inanç ve düşünce alanında da sayısız insan belli bir mezhebî görüş ve inanışı büyük ölçüde kalabalık kitlelerin aynı görüş ve inanışa sahip olmasını dikkate alarak kabullenir. Bu noktada “taklidi iman” kavramını hatırlamak faydalı olabilir. Bandwagon etkisindeki temel mekanizma “Herkes böyle davranıyorsa ben de öyle davranmalıyım” şeklinde formüle edilebilir. Bu aslında güçlü, kalabalık ve popüler olanın dümen suyuna girme halidir. Bandwagon etkisi, dinî düşüncede gelenekçi anlayışın her zaman daha fazla taraftara sahip olmasını da büyük ölçüde açıklar niteliktedir. Nitekim avâm-ı nâsın inanç tarzı Bandwagon etkisiyle şekillenir. Dinî bir görüş ve inancı bu şekilde kabulleniş, o inancın doğruluğunu salt kalabalıkla gerekçelendirmeyi gerektir ki bu da tam manasıyla “Uydum kalabalığa…” sözünde ifadesini bulan sürü psikolojisine karşılık gelir. Sürü psikolojisinde entelektüel emek harcama, sorgulama, zihin konforunu bozmayı göze alma gibi şeylerden söz etmek mümkün değildir. Dahası, bu psikoloji cahillik, dogmatiklik, fanatiklik, yobazlık gibi halleri özendirici bir psikolojidir.

Veblen (gösteriş) etkisine gelince, bunda tüketici fiyatı düşen maldan vazgeçip fiyatı artan mala yönelir. İktisadi alandaki bu olgu İslam düşünce tarihinde avâm-havâs ayrımını akla getirir. Avâm özellikle filozoflar ve mutasavvıflar gibi seçkin/seçkinci zümrelerin geniş halk kitlelerini nitelemek için kullandıkları bir terimdir. Mesela, Fârâbî’ye göre avâm “zayıf ruhlar”ı temsil etmektedir. İbn Sina ise avâmı “ebleh nefisler/kimseler”  diye nitelendirir. Dinî alanda kimi zaman çok basit bir meseleyi anlatmanın deveye hendek atlatmaktan çok daha zor olduğu gerçeği dikkate alındığında, inanç formasyonları sürü etkisiyle şekillenen kitlelere yönelik bu tanımlamaların önemli ölçüde isabetli olduğunu söylemek gerekir. Avâm-havâs ayrıştırmasını pek seven mutasavvıflara göre avâm, amelî ve nazarî bakımdan şeriatın zahirine, ibadetlerin şeklî rükün ve ritüellerine önem verir. Bundan dolayı mutasavvıfa, “rüsûm uleması” diye adlandırdıkları şeriat (fıkıh) ulemasını da çoğunlukla avâm kapsamında değerlendirir. Hatta kimi mutedil mutasavvıflar aşktan, şevkten, derunî zevkten habersiz görünen ve aynı zamanda ahlâkî yücelme gayreti göstermeyen fakihler ve kelamcıları da avâm kategorisine yerleştirir.

***

Tasavvufî gelenekteki avâm, havâs, ehl-i husûs, hâssü’l-havâs veya hâssatü’l-hâssa gibi terimler/tabirler tek kelimeyle seçkinlik/seçkincilik algısına işaret eder. Bu algıya göre tüm müslümanlar avâm ve havâs olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Herkeste bulunmayan birtakım özel bilgiler, haller ve yeteneklere sahip kimseler (veliler) “havâs”, en üstün mertebedeki veliler ise “hâssü’l-havâs” veya “hâssatü’l-hâssa” diye adlandırılır. Bunlar avâm gibi inanmadıklarından, tevhid inançları dahi farklıdır. Daha açıkçası, avâmın tevhidi itikada (kanaat), havâssın tevhidi şuhûda (müşahede) dayanır. Avâm neye nasıl inanıyor ve dinî tecrübeyi nasıl yaşıyorsa havâs seçkinlik icabı çok daha farklı şekilde inanmayı ve yaşamayı vazife addeder. İslam tasavvuf geleneğinde delilik ile velilik arasında bir noktada bulundukları kabul edilen müvelleh dervişler ile melâmî ve kalenderî meşrep sûfîlerin genel müslüman kitleye özgü dinî inanç ve yaşam tarzından kendilerini ayrıştırma arzuları, iktisat terminolojisinde “snob etkisi” diye ifade edilen ve bir tür marjinalleşme eğilimine karşılık gelen etkiyi akla getirir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 26 Temmuz 2019 21:43
El-âlemi tâ(h)rif ederek kendini taltîf etmek kolaycılığının da bir ismi var mıdır?
Ahmet Melik 16 Temmuz 2019 22:56
El hak teşhis doğrudur. Sizi yeryüzünde iktidar sahipleri yapan O'dur. Verdiği nimetlerle sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan da O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, çok bağışlayandır; çok merhamet edendir.[128]* Enam 165. Sebeb de ortadadır. Soru nimet verilen bunun kıymetini biliyor mu ? Gereğini yapabiliyor mu ? Nahl 93 e bakınız.!
İsimsiz, resimsiz. 16 Temmuz 2019 08:03
Naçizane şunu anladım; Kararlarımız,bir şekilde dış etkilere maruz kalıyor ve akılcılıktan çıkıp dış güdü altına giriyoruz. Bir karar verirken filtre olarak bu üç kavramı da ekleyip kararın sıhhatine bakmakta fayda var. Havaslık ve avamlık arasında güzel bir paradoks vardır, üstünlük takvadadır. Müttakîlerin en belirgin özelliklerinden birisi de mahviyettir...
Gerçek olan ne ! 15 Temmuz 2019 23:07
Hoca Rasül eşitsiniz dediğinde, Ebu Lehep'te kendini havastan sayıyor ve rasule bu avamla bir mi olacağım ayrıcalığım ne olacak demiyormuydu. İslamda insanlar eşitmi değilmi. Üstünlük takvada mı. O takvaya isteyen herkesin ulaşacağını söyleyip seçkinciliğe karşı çıkan islam değil mi. Veya koyun sürüleri gibi olmayın aklınızı kulanın, körü körüne inanmayın, bizi güt demeyin gözet deyin diyen islam değil mi. Soru şu: tasavvuf yada her neyse avamın yada havasın inandığı islam rasülün getirdiği islam mı.
Muhtefi. . 14 Temmuz 2019 18:17
Kurufasulyeyi herkes pişirir.! Sadece suya atıp kaynatıp getirene Avam denir. Su da bekletip ertesi günü salçasıni, soğanıni, etini ekleyip yavaş,yavas pişirene Alim denir. !..yine Kuru fasulyeyi önce kontrol edip bayat, taze sonra terbiye edip Salcasini kendi yapan, Eti yine Organik olandan Guvecı tercih edip Kuzinede yavaş yavaş Demleyerek Olgunlaştırana Havas denir..öyle Olmuyor Öyle. O'na bu denir , buna bu denir vs..İş lazım. !. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Damak asla yanilmaz herkeste. Gönül'de öyledir. Kendi damak tadı var. !..:))
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 17:56
Mustafa hoca kendine has bir ilahiyatçı olduğunu her ortamda kanıtlar, çok güzel bir yazı, gönlüne sağlık.
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 12:50
Hocam....Giresun yazılarınızı özledik....Memleketini anlat hocam....Ve güzel bi 15 temmuz yazısı ile yüreğimizdeki külleri güle çevir hocam.....Hocam 15 temmuza bir yazı yazdım bende....İlk cümlesini sevgili güzel insanlarla paylaşmak istiyorum...."Evlerinden o kadar hızlı çıktılar ki.....Soluğu CENNETTE ALDILAR....Kıskanıyorum 251 şehidimi ".
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 07:12
Kelalaka olmuş. Mezhebi tasavvufun tarikatı küçültmek için başka ekonomik tarif bulabilirsin
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 17:12
Mümin bir erkek son moda otomobile milyon dolar ödeyince normal karşılanıyor, bir Müslüman hanım 50 bin dolarlık çanta aldığında herkes lafını ediyor. Önce bu ayrımcılığın kalkması lazım gelir.
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 18:38
1
Sen mu'min kimdir önce onu belle
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 20:39
2
Fakir müminlerin de olduğunu unutmayın. O yüzden zenginliğinizi göze çarpmadan yaşamaya çalışın.
KARAR OKURU 18 Temmuz 2019 12:28
0
Mümin fakir olandır
Melike Demiryürek 13 Temmuz 2019 16:38
Bence yapılan "avam-havâs" ayrımı çok tehlikeli bir ayrım. Ortalıkta kendini "havâs" olarak nitelendiren bir tarikat lideri "sürü"sü var. Ayrıca bir kitleyi avâm diye nitelendirmek --bunu ister Farabi yapsın ister İbni Sina isterse mutasavvıflar hiç önemli değil- bence her halükârda yanlış bir eylem. Çünkü farkında olmadan biz de kendimizi sorgulanamaz bir noktaya getirebiliriz. Dogmatik zihniyetle mücadele etmek bize çok şey kazandırır -önce kendimizden başlayarak tabi ki- ama kişileri ya da grupları tanımlamak kesinlikle zaman kaybı.
Tarık Selim 14 Temmuz 2019 10:33
1
Melike hanım, bugünkü demokrasiye yani her bir insanın bir oya karşılık gelmesi bizde düşüncede de eşitlik gibi bir illüzyona sebep oluyor. Oysa duyusal algı düzlemini aşamamış ortalama halkla tümel düşünceye geçebilmiş mütefekkirin adı ne olursa olsun birbirinden ayrılması kaçınılmazdır. Herkesin kendini havas saydığı yerde elbette evvela kendimizin nerede olduğundan başlayarak.
Melike Demiryürek 14 Temmuz 2019 20:21
1
Katkı ve eleştiriniz için teşekkürler Tarık Bey. Bu ayrımın doğal olarak ortaya çıkması sizin dediğiniz gibi kaçınılmaz,haklısınız bu konudaki eleştirinizde.Herkes kendini gerçekleştiremiyor. Zaten tarih de herkesi yazmıyor. Ancak günlük hayatta birisini ya da bir grubu avam diyerek tanımlamak çok sıkıntılı bir durum. Kendini otomatik olarak bir üst kimliğe sokmuş oluyor bu kişiler. Ve kim yaparsa yapsın doğru olduğunu düşünmüyorum.
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 16:23
Alegori böyle olur işte. Zihnine afiyet diliyorum üstadım
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 13:48
Peygamber ve velilerdeki seçkinliği Allah belirler, gönüllerde bunu tasdik eder. Yine Hisler satırların içine girerek, insanların küçümseyenleri ve kendine meftun olanları da ayrıca çok iyi algılar.
Zekiye Demir 16 Temmuz 2019 06:54
0
Tüm mü’minlerin velîsi Allah’ır. (2:257) Allah’ın velîsi (veliyyullah) ise iman edip takva sahibi olanlardır.(10:62-63) Fakat maalesef Kur’an’daki “velî” kavramının anlamı kaydırılmış; adeta Rasullere paralel bir statüye sokulmuşlardır. Halbuki Allah, bütün mü’minlerin velîsidir. Kafirlerin velîsi şeytandır. Kimin kimle velî olduğunu ise ancak Allah bilir.
Doğrucu Davut 13 Temmuz 2019 13:16
Sayın yazar insan davranışlarının iktisadi ve dinsel benzerliklerini irdeliyor ancak değerli yazısının bu noktasına kadar sanki insanların bu davranış şekillerinden sadece bir tanesine haiz olabileceği gibi yorum çıkıyor. Ancak her insan hayatının bazı dönemlerinde bu sınıflamalara uygun davranabileceği gibi aynı anda birden farklı sınıflandırmalara uyan tutarsız davranışlarda da bulunabilir. Mesela , Yazarın bizzat kendisi de Vahyin mahiyeti konusunda Snop sınıfında iken , ateizme yaklaşım konusunda ise Bandwagon davranışları sergilemektedir.
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 09:05
Yani kısacası yazar bey siz hangi bandwagon, veben, snob izdüşününün IZ'ini sürüyorsunuz....
Elçi.. 13 Temmuz 2019 08:35
Sıralanan bu 3 iktisadi terim ve akım, tarihi süreç içerisinde hep var olan fıtrî davranış-yöneliş biçimleri. Hoca burada saygın bir farkındalık oluşturma çabasında, hepsi bu..
Talebe 13 Temmuz 2019 01:11
Konular arasındaki mefhumları eşleştirmeniz ziyadesiyle hoşuma gitti hocam.Popüler kültürün topluma dayattığı sürü güdüsü,popülaritesi yüksek olan her şeyin talep görmesi gerektiği fikrini doğuruyor gerçekten.Bu da Kur'an'ın istediğinin tam tersi eleştirel zekâ mevzuunda. Allah aklını kullanmayanları pislik içinde bırakacağını söylüyor Yunus suresinde. Ve kesinlikle çoğunluk bizi aldatmamalı
Okur 13 Temmuz 2019 00:36
Şimdi de tasavvufa snop dedi diye bir linç başlaması muhtemeldir.
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 00:34
Sayin Öztürk. Gecen hafta begenmistim yazinizi ama bu hafta bir ilahiyatcinin, iktisattan yaklasim uretmesine ragmen Hucurat Suresi 13 ten bir yaklaşım sunmamasi yukardaki terimlerden hangisiyle nitelendirilir sizce?
Habele-Hubele 13 Temmuz 2019 07:51
2
Din sosyolojisine dair bir yazı olduğundan değil mi? Mevcut durum için herhangi bir ayet hadis şart değil. Söz konusu olan dinin tarihselleşmesi, kitabi olan ideal olan yahut kınanan somut birtakım durumlar değil. Sosyoloji...
Ne tuhaf, din sosyolojisinde konuyla ilgili asıl kaynak Kuran yok. Farklı olma gayreti.
Karar Okuru 13 Temmuz 2019 00:27
Zat-ı âliniz bandwagon ve veblen etkisinden azade olduğuna göre snob etkisiyle malûller zümresinden gibi.
Hoca son paragrafta marjinal olduğunu kabul etmiş
“Beni Amir heyetiyle Allah’ın Resulünün yanına gitmiştik. ‘Sen bizim efendimizsin!’ diye hitap ettik. ‘Efendi, Allah`tır!’ buyurdular. Biz: ‘Fazilette en ileride olanımız, mertlikte en başta gelenimizsin!’ dedik. Bize: ‘Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi uçurmasın’ buyurdular.” (Kütüb-i Sitte, hadis no: 5391).
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN