Back To Top
Kötülüğün pornografisi

Kötülüğün pornografisi

 - Son Güncelleme: 07.09.2019 Cumartesi 09:07
- A +

Birkaç gün önce bir hocamdan, “Başınıza bir kaza bela gelse, yardıma koşacak kimse olmaz ama emin olun o sırada sizi videoya çeken biri mutlaka olur” gibi çarpıcı bir söz işittim. Bu sözü işitir işitmez, 20 gün kadar önce Kırıkkale’de eski kocası tarafından boğazı kesilerek öldürülen Emine Bulut’un ölüm anını videoya çeken kişi geldi ve bu videocu da “kötülüğün pornografisi” tabirini aklıma getirdi. Geçmiş yıllarda gazetelerin üçüncü sayfa manşetlerinde ve özel televizyonların ana haber bültenlerinde, şimdilerde ise sosyal medya mecralarında karşımıza çıkan ve hem dehşet hem de şehvetle temaşa nesnesi olan binbir çeşit cinayet ve ölüm manzarası kötülüğün pornografisine dair tipik örneklerdir. Nurdan Gürbilek Kötü Çocuk Türk adlı kitabında tam da bu konuyla ilgili olarak 1980’li yılların Türkiye’sinden çarpıcı bir örnek verir. “1980’li yılların başlarında bir gazetenin baş sayfasında sinema oyuncusu ve şarkıcı Feri Cansel’in bir fotoğrafı yayınlanmıştı” diye başlayan Gürbilek şöyle devam eder: Tüm sayfayı kaplayan, morgda çekilmiş bir fotoğraf. Altında da haber: Feri Cansel sevgilisi tarafından kurşunlanarak öldürüldü… [O yıllarda] bütün vahşet haberleriyle birlikte, müşterisi durumuna düştüğümüz ceset düşkünlüğüyle birlikte, ölüme bakışımız gözle görülebilecek biçimde değişmişti. Artık ölümden söz etmenin kamusal dili, onu tümüyle dışsal bir travma olarak ele alan yabancı ve uyarıcı bir afete dönüştüren pornografik bir dildi. Hayatı boyunca pornografik bir bakışın nesnesi olmuş Feri Cansel’in bu kez bir film karesinden değil, bir morg çekmecesinden çalınmış çıplaklığı, bugün artık kanıksadığımız bu değişimin ilk örneklerinden biri olduğu için bu kadar çarpıcıydı bence. Bir de insanın içini acıtan bir ironi oluşturduğu için: 1970’lerin pornografi yıldızı bu kez bastırılmış cinselliği değil, bastırılmış ölümü gündeme getirdiğinden, hayatımızın dışına itilen ölümü bütün çıplaklığıyla temsil ettiğinden, av olmuştu basına. Ölüm pornografisi, cinsellik pornografisinin yerine geçmeye değilse de hemen yanı başında yer almaya adaydı artık…

***

İçinde bulunduğumuz zaman dilimindeki genel dünya ahvali kötülüğün pornografik hâl aldığına dair sayısız veri sunuyor ve maalesef bu durum her geçen gün daha fazla yaygınlık kazanıyor. Kötülüğün pornografik hâl almasına dair en son örnek, Bahamalar’da meydana gelen kasırga nedeniyle sosyal medya mecrasında dua etiketleri paylaşılması ve bazı instagram kullanıcılarının bu etiketleri kendilerinin bikinili fotoğraflarına eklemiş olmasıdır. Bazı gazetelerde “Utanmazlıkta Sınır yok!” başlığıyla dikkatlere sunulan bu derin ahlaksızlık güncel hayatta çok daha başka şekillerde de karşımıza çıkmaktadır. Bu durum kötülüğün sıradanlaşması ve vakâ-i âdiye gibi algılanmasıyla alakalıdır. Kötülüğün sıradanlaşması deyince Hannah Arendt’in “Kötülüğün Sıradanlığı: Adolf Eichmann Kudüs’te” (çev. Özge Çelik, Metis Yayınları, İstanbul 2018) adlı eseri ile Margarethe von Trotta’nın yönettiği Hannah Arendt (2012) adlı sinema filmi hatırıma geliyor. Adı geçen eserde Arendt, Naziler döneminde milyonlarca Yahudi’nin toplama kamplarına, ölüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Karl Adolf Eichmann’ın Kudüs’teki yargılanma sürecini irdeliyor. Yahudi soykırımının mimarı olarak görülen Eichmann, Arendt’e göre sadist bir canavardan ziyade, sıradan bir devlet memuru tipinde, hatta korkutucu derecede normal bir insandır. Fakat otoriteye koşulsuz itaat anlayışına bağlı olarak düşünme ve muhakeme yetisi kaybolmuş, bu yüzden de kötülüğü sıradan bir şey gibi algılamış ve uygulamıştır.

***

Kötülüğün sıradanlaşması aslında onun alışkanlığa dönüştürülmesi ve buna bağlı olarak insandaki iyilik tarafının örselenip vicdanın körelmesiyle yakından ilişkili bir olgudur. Nitekim insan bir günah işleyince bundan hicap ve nedamet duyar, on günah işleyince hicap ve nedamet duygusu azalmaya başlar. Bin günah işlediğinde ise şerri kanıksar, onunla empati kurar ve en sonunda şerri/günahı sıradan bir şey gibi algılar. Stalin’e izafe edilen, “Bir kişiyi öldürmek cinayet, on kişiyi öldürmek katliam, yüz kişiyi öldürmek trajedi, bir milyon kişiyi öldürmek ise sadece istatistik olur” şeklindeki söz de insanın günahkârlık psikolojisindeki bu tuhaf prosese atıfta bulunur. Kanımca, şerrin sıradanlaşmasının önündeki en kritik eşik, Âl-i İmrân 3/135. ayette de çarpıcı biçimde işaret edildiği üzere şer ve günahın bilerek isteyerek tekrarlanmaması, bu konuda ısrarcı davranılmamasıdır. Ama her nedense insanın içindeki şeytan (fücur), melek (takva) tarafına çoğu kez galebe çalmakta ve bunun neticesinde insan kötülüğün pornografisine dahi merak salmaktadır. Mesela, hemen her gün kan revan manzaralı bir trafik kazasının ya da bıçaklı satırlı bir meydan kavgasının vatandaş tarafından adeta sirk gösterisi gibi izlenip videoya çekildiğine tanık olunmaktadır. Belki de bu garip hâl, insandaki bastırılmış kan dökme dürtüsünü hazır dökülmüş kan üzerinden zahmetsiz ve külfetsiz şekilde tatmin arzusunun bir yansımasıdır. Hülasa, insan -genellikle sanıldığı gibi- doğuştan şeref madalyasıyla taltif edilmiş (eşref-i mahlûk) olmaktan ziyade, çok arızalı bir varlıktır; fakat kötülükle memzuc arızalarını onardığı takdirde şerefyâb olacaktır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ismail fehmi 09 Eylül 2019 09:00
Hocam acil işiniz mi çıktı, yoksa yayın hatası mı. Makale aniden bitti de.
KARAR OKURU 08 Eylül 2019 09:45
Seni buldumya hocam 50 yıllık yitigimi bulmuş gibiyim hamdolsun 'dilimin ucuna gelen ama söyleyemedigim (sizin tabirinizle) herşeyi buldum sayenizde derin bir sekine yaşıyorum bir iç dinginlik bir ferahlık tüm kitap video seminerlerine takiple huzura kavuştum oh bee
İsimsiz, resimsiz. 09 Eylül 2019 09:26
0
Al benden de o kadar... Gönlüne sağlık ne güzel yazmışsın.
KARAR OKURU 09 Eylül 2019 16:52
0
Hakikaten...
KARAR OKURU 08 Eylül 2019 04:18
Kali Yuga Hint mistiğinde beş bin yıl öncesine giden bir karanlık çağ. İ.Ö 650-700 Hesiodos İşler ve Günler, Şimdiki doy demirdendir, ne gündüzleri dinlendikleri var zahmet ve acıdan ne geceleri... sonu şöyle biter, Kalacak acılarla kederler ölümlü insanlara, çâresi olmayacak felâketin. İki cihanin fahri Efendim Hazret i Mustafâ S.A.S saâdetle şöyle buyurmaktadırlar, "Yarın kıyâmet kopacağını bilsen elindeki fidanı dik" Muhbîr i Sâdık, evvel gelenlerin ve sonra gelenlerin Efendisi, Efendim ne de güzel buyurmaktadırlar.
Non Entelektüalist 07 Eylül 2019 19:44
Mustafa Hoca'nın üslubu kimi zaman çok hırçınlaşıyor; ama sanırım onun kadar saldırıya uğrasam ben de hırçınlaşırdım; ama dobralığı, doğrucu davut tarzı ve Zizek (zevzek) nickli yorumcunun aşağıda iddia ettiğinin aksine entelektüelcilik oynamaması ve en önemlisi de doğru bildiğinden şaşmaması, takdire şayandır. Allah Hoca'ya selamet versin, yolunu açık etsin.
Melike Demiryürek 07 Eylül 2019 19:06
Bence haber yayınlayacak kişilerin yanında danışman olarak mutlaka bir psikolog bulunmalı. Bu haberlerin yayılması çoğu katile,istismarcıya cesaret veriyor bence. Asla sansür olsun devlet işe el atsın demiyorum ama herkes prensip sahibi olmalı bu meselelerde. Haber elbette yayınlanacak ama yayınlanma sıklığı kontrol altına alınmalı.
Muhtefi. . 08 Eylül 2019 22:26
0
Tebrikler. Nasıl isyerlerinde DOKTOR zorunlu ise. Topluma Haber yapan Kurumlarinda vb Mecburi Psikolog veya Sosyal Toplum uzmanı birileri MUTLAKA BULUNDURULMALIDIR. ..Empati yapalim lütfen. Kim ister yakının Haber olmasını. ! MUSLUMANA yakismaz yayınlamak, İnsanide değil.Hukuki de degildir..Bilimsel de değildir. .COK AGİR CEZALAR GETİRİLMESİ GEREKİYOR. .yayinlayanlara ACILEN..!
Hasan 07 Eylül 2019 14:07
Adolf gibilerinde kendilerini başkalarının yerine koyabilecek, birazcık empati yapabilecek kadar tahayyül gücü olsaydı kötülüğü bu kadar rahat işlemeyeceklerdi. Kötülüğün sıradanlaşması insana enpati yaptıran tahayyül kuvvesinin körelmesiyle de yakından ilişkilidir. Tahayyül, empati, şuur ve haya duygusu devrede olduğu sürece kötülüğün sıradanlaşmasına sıra gelmez. Kötülüğün ilgi uyandırması ve insana haz vermesinin ruhsal hastalığın alemeti olduğu ise açıktır.Aslolan iyilik yapmak değil, kötülük yapmaktan kaçınmaktır; def-i mazzarat celb-i menafiden evladır.
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 13:28
Son paragrafa atıf olarak demek istiyorum. Eşref-i mahluk olabilecek kabiliyette yaratılan insan kendi tercihi ile o payeyi heder ediyor, elinin tersiyle itiyor...
Muhtefi. . 07 Eylül 2019 12:56
İnsanlık dışı Zihniyeti elstireye katılıyorum. Bazen HAYVANLAR yapmıyor. Ayırıyor Kavgayı görüyoruz medyada. !..ama SUÇLU SİZLERSİNİZ. ..sadece AHLAK, EDEB konuşsanız Ölene kadar yetmez,bitmez Konular. .Yaradan demiyor mu EDEBİNİZE DİKKAT EDİN .Yoksa SİLERİM AMELLERINIZI Haberiniz olmaz. ...AHLAK ve EDEB yoksa Konuşacak bişey de YOK-TUR. .ne yapayım Abi sizin bildiğinizi. Edeb ve Ahlak olmadıktan sonra. ..Ne kendimize, ne İnsanlığa ne.de ISLAM'a faydası yoktur. Ahlaksızlığın. !!!!
ÖTÜKENLİKURT 07 Eylül 2019 11:28
Sayın hocam, kötülüğün pornografini bırakın başkaları yazsın, siz artık vska i adiye haljne gelen Kuran kurslarındaki erkek ogrencilere tecavüzü, bunun bilimsel temeli olan sebeplerini, cami cemaatinin homoseksüellere gösterdiği tepkinin milyonda birini bile bu olaylarda neden göstermediğini yazın. O zavallı çocukların ailelerinin çocuğunun ırzına geçen sapık şerefsizleri neden linç etmediğini yazın! Fıkıh Der deki rezaleti yazın! Badeci şeyhleri ve sebeplerini yazın! Siz görmeyince o yaralar yok olmuyor!
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 12:16
9
Osmanlı, bu kadar gündemde olunca, örfü adeti, huyu suyu da gelip hayatımıza bulaştı. Osmanlının milli sporlarından oğlancılığın en yaygın olduğu yerler, tekkeler, hamamlar ve Yeniçeri ocağı idi. Allah’a şükür, “gavur”dan, evde tek başımıza yıkanmayı öğrendik de, sokak hamamları hayatımızdan çıktı. “Laik” asker ocağında da, bu eylem, pek görülmüyor. Dinsel mekanlarda ise, ata geleneği canlılığını koruyor. Gözü kör olasıca şeytan, dinsizlerle uğraşmıyor ki, gelip “Müslüman”ları azdırıyor.
Karar Okuru 07 Eylül 2019 13:13
4
Ötükenlikurt’un yorumu iki yüzlülüğümüzün ve aslında karşı çıktığımız olumsuzlukların sebeblerini ele vermektedir. Eşcinselliğe İspanya’daki boğaların gördüğü kırmızı bir kumaşa gösterdiği tepki gibi saldırgan bir tavır sergileyen kimi “dindar” çevrelerin, çocuklara erkek kız ayrımı olmaksızın yapılan tecavüzün, istismarın kendi “mahallerinin” kimi yaratıkları tarafından yapıldığında sus pus olup ağızlarını açmadıklarını hayretle, ibretle millet olarak izliyoruz. Kötülüğün kendisi değil, kötülüğü yapanın “kimliği, mahallesi” tepki sebebi oldukça bu kötülükler devam edecektir. Ve bu tavır ikiye
Karar Okuru 07 Eylül 2019 15:31
0
Yorumun devamı: Ve bu tavır iki cepheye (mahalleye) ayrılan Türk toplumunun her iki tarafının yegane ortak tavrıdır. Yani her mahalle kendi aşağılık mahlukunun işlediği suçu “gardını düşürmemek” için görmemekte, bu arada her insanlık dışı olayda, yalan, iftira vs. da insanlığımızı biraz daha kaybetmekteyiz. Ata sözümüz de hazır: Kol kırılır yen içinde kalır.
cüneyd 07 Eylül 2019 11:07
Şeytanın(fücur) karşısına Tanrıyı değilde meleği(takva) koymak.Toplumumuzda malesef yanlış bir anlayış olan,haşa denk güçlerin mücadelesi gibi algılananTanrının(iyi) rakibi Şeytan(kötü) algısını kırmak için önemli bir tespit.Tebrik ederim hocam.
Karar Okuru 07 Eylül 2019 11:06
Türkiye’de yayın yapan televizyonların “anahaber” bültenleri ile ilgili bir araştırma yapılsa ve içerik olarak gündelik olumsuz haberlerin olumlu haberlere oranı araştırılsa kötülüğün, anormal olanın kanıksanmasının sebepleri hakkında ipuçlarına rastlanabilir. Kötülüğün, olumsuz olanın görsel ve en ince ayrıntılarına kadar, üstelik de her gün insanımızın gözüne sokulması ve buna ilgililerin göz yumması toplumun geldiği “kötülüğün pornografisi” sonucunun en belirgin sebebidir diye düşünüyorum.
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 10:31
tatsız bir yazı
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 12:24
1
Konu tatsız çünkü
musto 07 Eylül 2019 10:31
Geçmişe baktığımda birkaç münferit olaylar birkaç yolsuzluk bir dönem sağ ve sol kavgaları adam kayırmalar kamu bankalarının soyulması ile bıçak kemiğe dayandı.Karşımıza nefislerini terbiye etmiş mütevazi yaşamları ile bizleri kendilerine benzetecek bir guruba teslim olduk.Heyhat biz onlara benzemek isterken meğer onların amacıda bizlere benzemekmiş.Filim koptu bir çıkmaza girdik.
Asmalı Mescid 07 Eylül 2019 10:25
Hocam kabak tadı bile veremeyen "ulema münazaraları" gündemi dışında bir konuyu yazmakla ne iyi ettiğiniz şu bulaşık yorumcu tebelleşlerinden anlaşılıyor. Selamlar.
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 10:11
Çok isabetli bir yazı, sayın hocama teşekkür ederim
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 10:06
Yazın hocam yazın. Allah size uzun ömür versin.
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 09:13
Aslımız “hayvan”. Bilinen özelliğimiz “kan dökücülük.” Dünyada var oluş nedenimiz, bu hayvandan “insan” yontmak. İnsan, iyi olma programı da yüklenen “kötü” bir varlık olarak yaratılmıştır. Şeref kazanımı, vehbi değil, kesbidir.
İyi Niyetli Okur 07 Eylül 2019 08:52
Mustafa Hocam, siz bu küstah, krndini beğenmiş tiplerin “entellletüelcilik oynama, köylü ilahiyatçı” gibi çirkin yakıştırmalarına hiç aldırış etmeyin; zira denizde kum bizim toplumda küstah ukala... siz bu şekilde temel insanlık arızaları hakkında yazmanıza devam edin...
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 08:00
Güzel yaziniz icin tesekkurler
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 07:00
Kutsal kitaplarda söylendiğinin tersime; İnsan önce hayvan ailesinin beyni gelişmiş güçlü ve yokedici üyesi bir varlık olduğunu kabul edip, bu zeminden ayağa kalkarak insanlaşma yolunda emek harcarsa yüce bir varlık olabilir.
Alain Zizek 07 Eylül 2019 05:53
mustafa öztürk entelektüelcilik oynamaya devam ediyor. felsefe 101le artistlik yapan köy menşe'li ilahiyatçı kaynıyor türkiye
KARAR OKUR 07 Eylül 2019 07:53
3
Sen necilik oynuyorsun? Lüzumsuzculuk mu? Benzerlerinin arasından sivrilmen için daha farklı bir "çıkış" yolu bulman lazım.
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 08:23
2
Bak işte kötülüğün pornosu tam da bu... ne olda adama batıyor ya da adam mutlaka laf sokacak bişey buluyor. Çünkü adamın karnı hep ağrıyor... Hoca polemik yazmıyor, sma şimdi de entellüektiüelcilik oynama suçuyla suçlanıypr; ayetten söz etse “amaaan baydın hoca” deniyor. Siz nasıl birşeydiniz hakkaten...
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 08:27
1
Entelektüelcilik oynamıyor, bizzat kendisi. Bu topraklarda böylesine ilahiyatçı olmadığı için size öyle gelmiştir, alışık olmadığınız için.
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 08:39
1
Sayın Hakiki Şehirli Entelektüel, varsın köy menşeli hocamız enteletüelcilik oynasın; Sen niye şimdi laf sokmakla meşgulsin ki. Sen de gidiver şehirli gerçek entelektüel yoeımcu olarak Badiou Alain artı Zizek’ten felsefe 10000001 adlı kitap çıkarmak üzere konferans dinle. Bak seninkiler arada bir buralara da geliolar zaten... Bence Hoca sana batmasın batmasın...
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 09:20
1
Felsefenin dibi olan, KENDİNİ TANIYAN, RABBİNİ TANIR, ikliminden, geldiğimiz yer Alain Zizek sahrası. Vay Türkiye'm ! Seni bu hale getirenlerin ...
Tarık Selim 07 Eylül 2019 10:19
0
Sevgili ülkem sırf yorumda bulunabilme özgürlüğü olduğu için kendini derin alim ve seviyeli eleştirmen sanan zevzeklerle dolu maalesef...Bildikleriyse hepi topu bir kaç tweet doldurabiliyor...
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 11:21
1
Şaka mısınız siz
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 01:40
Tin suresi Biz insani ahseni takvim üzere yarattik diyor. Mustafa Ozturk bu ara fazlaca incil okuyor sanirim
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 08:22
1
Takvim yaprağının arka sayfasından ayet manası öğrenilince yorumun bilgi seviyesi de bu kadar olur maaleaef. Demek Tin suresinde ahseni takvim deniyormuş... ahseni takvim=eşrefi mahluk öyle mi... vah ki ne vah...
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 08:29
3
Mustafa Öztürk binbir çeşit hakikati okuyor!
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 09:31
0
Ahsen-i takvim, en güzel kıvam demektir ve insanın gençliğine işarettir, esfel-i safilinin ihtiyarlığa, erzel-i ömre işaret olması gibi. Ayetin devamında Allah, sonra onu esfel-i safiline KAKTIK/DÜŞÜRDÜK, der. Söze konu olan EL-İNSAN’dır, yani tüm insan cinsi. Tüm insan için ihtiyarlığın düşkünlük olması da sünnetullahtır. İnsanı ihtiyarlığının çaresizliğine düşüren Allah'tır. ANLATI TAMAMEN BİYOLOJİKTİR. Sözün erdem, şeref boyutu yoktur. Var derseniz, derim ki, ALLAH TÜM İNSANLARI “O ŞEY”E KAKIYOR İSE İNSANIN GÜNAHI NE ?!?!
Muhtefi. . 07 Eylül 2019 13:46
0
01:40 evet doğrudur insan sadece Muhataptir Hakka,Yaradılış Üstünlüğü ile. .sen, ben Damat,Gelin alırken neye Dikkat ediyoruz. İnsanlik Şerefini ne kadar Temsil ediyor. !..Yaradanda Kendine Seçecek EŞREF i MAKLUKAT olarak kendini korumuş, sakindirmis olanları. Kapıya sokmayiz Edebsizi, Ahlaksızı. .lütfen ŞUURLU DÜŞÜNELİM. .!...
spinozacı 06 Eylül 2019 23:50
Sayın Öztürk, kötülüğün fotoğrafını cekmissiniz teşekkürler. Ancak başlıktaki betimleme, zaten kötülüğü dogallastiran kültürün betimlemesi değil mi? Belki "Kötülüğün Kanıksanması" olabilirdi. Kötülüğün Sebepleri konusunda görüşünüzü bekleriz.
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 08:18
0
Katılıyorum. Kötülüğü doğallaştıran kültürel mecradır. Medya, sosyal medya, sanat edebiyat.... Hele bir de küreselin pençesine düşmüşse...
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 08:24
3
Kötülüğün sebepleri konusunda Öztürk'ün birçok söz ve yazısı mevcut. Siz Öztürk'ü sadece Karar yazılarından mı takip ediyorsunuz?
spinozacı 07 Eylül 2019 11:48
0
Evet, sadece Karar dan okuyorum.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN