Back To Top
Şu tarihselcilik meselesi...

Şu tarihselcilik meselesi...

 - Son Güncelleme: 19.12.2018 Çarşamba 15:58
- A +

Bu sıralar ‘tarihselcilik’ tartışmalarına daha sık rastlıyorum.

Felsefi tarihselcilik tartışması değil rastladığım. Popper’ın adı hiç geçmiyor tartışmalarda. Ne de Hegel’in, Marx’ın, Schlegel’in...

Daha çok ‘müslümanlar’ arasında geçiyor tartışma. Konusu da, dini anlamak, Kur’an-ı Kerim’i, Hadis-i Şerifleri anlamak, yorumlamak. Onlardan, eğer gerekiyorsa bir hüküm çıkarmak.

Benim şimdiye kadar okuduklarımdan anladığım şöyle bir şey dünyada hala tedavülde olan tarihselcilik:

Zaman ve mekana, tarihsel döneme, coğrafyaya, yerel kültüre, herhangi bir olayın geçtiği ortama özel bir önem atfediyorsun.

Bir durumu, bir olguyu, bir vakayı izah ederken zaman ve mekanla ilgili verileri esas kabul ediyorsun.

Biraz daha ileri giderek, bu verilerden hareketle bir takım prensipler oluşturuyorsun.

Bu prensiplerle, bugünün nasıl yorumlanması gerektiğini, hatta geleceğin nasıl şekilleneceğini tespit ediyorsun.

Kendi halinde bir vatandaş olarak, bu bakış açısının ürettiği teorileri, geliştirdiği prensipleri, hatta bütünüyle tarihselci metodu kainatı anlamada istifade edebileceğim bir imkan olarak görürüm.

Asla kaldırıp atmam.

Fakat bu metotla iktifa etmem.

Eğer aklım eriyorsa başka bakış açılarına, başka izah şekillerine de müracaat ederim.

Bir ‘felsefe’ olarak, bir dünyayı, olguları yorumlama yöntemi olarak tarihselcilik fazla sorun çıkarmıyor.

***

Sosyologlar, filozoflar, kendi aralarında tartışıyorlar. Orada hayat devam ediyor.

Fakat, sıra dine, Kur’an-ı Kerim’e gelince kıyamet kopuyor.

Vay sen nasıl böyle dersin!

Nasıl böyle düşünürsün!

Sen sapıksın!

Sen kafirsin!

Sen zındıksın! Falansın, filansın...

Bunu hangi yetkiyle yapıyorlar bilmiyorum.

Müslümanlığın, bilhassa Sünni Müslümanlığın, Hristiyanlıktaki ‘Kilise’ye tekabül eden bir müessesesi yok.

‘Var’ diyecekler çıkabilir. Tarihten örnekler de bulunabilir.

Benim bütün tarih okumalarımdan anladığım, o müesseseler ‘dini’ olmaktan çok siyasidir.

‘Tarihten örnekler bulunabilir’ dedim ya tam burada duralım.

Tarihten örnekler bulmak, tarihselciliğin bir çeşididir.

Ben şu yaşıma geldim, işine geldiği zaman tarihselcilik yapmayan, tarihi bir olguyu ortaya attığı görüşe mesnet olarak göstermeyen, işine geldiği zaman tarihi kullanmayan ne imam, ne müezzin, ne vaiz, ne müftü, ne akademisyen ne de siyasetçi gördüm.

Hatta ne de köşe yazarı!

***

Herkes tarihselciliğin hoşuna giden bir tarafından tutmuş.

Fakat adını koymamış.

Ama herkes, faydacı, oportünist anlamda tarihselciliği kullanan herkes, paçalarından tarihselcilik akan herkes, kendi tarihselciliğini bir ‘prensip’e bağlayan sayıları da pek az olan ‘tarihselci ilahiyatçılar’a saldırıyor.

Ne adına?

Ve nasıl öyle tekfirci bir dil kullanıyorsun?

‘Yanlış’ de. Hatta ‘şundan şundan ve şundan dolayı yanlış’ de, ‘doğrusu da şudur’ de.

İnsanlar senin dediklerini beğenirse senin görüşünü tercih etsin.

Mezhepler tarihini siyasi tarihle birlikte okursanız, bir çok ‘tali’ itikat maddesinin siyasi sebeplerle teşekkül ettiğini görürsünüz.

Allah’a, Ahiret’e, Peygamber’e, Kitab’a iman eden insanlar, farklı bakıyor, farklı düşünüyor diye linç edilebilir mi?

Bunca lafı niçin ettim?

Tarihselci miyim?

Hayır, değilim.

Kur’an-ı Kerim’i anlamaya çalışırken tarihi şartlara, var ise, ulaşılabiliyorsa sebeb-i nüzule, ayetin nazil olduğu ortamdaki ilk algılanış şekline özel bir önem atfedilmesini -yine bir vatandaş olarak- çok faydalı görüyorum.

Fakat bazı tarihselcilerin yaptığı gibi her defasında tarihsel şartlara istinad edilerek ayetin veya hadisin anlamının sınırlandırılmasını, daha ilmi tabirle ‘tahsis’ edilmesini sınırlandırıcı buluyorum.

İnsanların, Kur’an-ı Kerim’i anlama konusunda özgür olmalarını tercih ediyorum.

Niyet temizse, ‘ihlas’ yani ‘içtenlik’ varsa Cenab-ı Rabbülalemin doğruya ulaştırır.

Zaten asıl sınandığımız şey ‘içtenlik’tir.

Artistlik, bu dünyada revaçtadır ama ahirette işimize yaramaz.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
mehmet 20 Aralık 2018 19:25
Geçmiş dönemdeki küfrünü gizlemeyen müşrikler “bunlar öncekilerin masalları” diyordu.Günümüzde bazı ilahiyatçı geçinenler de “mitoloji/masal” diyor... “İçlerinden seni dinleyenler de vardır, fakat biz, onu anlamalarına engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler, kulaklarının içine de ağırlık koyduk. Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar. Ve o kâfirler: «Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir» derler.”(En’am 25)
KARAR OKURU 21 Aralık 2018 00:49
1
Hemen yaftayı yapıştır
KARAR OKURU 20 Aralık 2018 19:23
Yazarın ifadelerinin bir kısmına katılmakla birlikte çoğuna katılmıyorum. İlahiyat alanında "ŞÖVALYE RUHLU TARİHSELCİLİK" çökmüştür.
çepni 20 Aralık 2018 10:07
bundan sonra aziz dinimizi yazar ve yazar gibi düşünen süper zeki, zamanın gereklerini hemen anlayan, hangi ayet ve hadislerin artık hükümsüz olacağını söyleyen, takva ve ilim abidesi insanlardan öğreneceğiz herhalde. Hristiyanlıktaki protestanlığı islam dinine sokmak isteyen bu insanlara karşı dikkatli olun, çünkü islam hak dindir, istemeyenler olsa da Allah nurunu tamamlayacaktır.
KARAR OKURU 21 Aralık 2018 00:51
0
Toprağın üstünde kambursun
Engin Kuşcu 20 Aralık 2018 09:44
Bir ömür boşuna tüketilmediyse;insanın varacağını yer: SAMİMİYET ve HALİS NİYET..
Hüseyin 20 Aralık 2018 00:12
islamda kilise yok
ramazan gün... 19 Aralık 2018 17:14
(9)ABİ!. büyüdüğüm için midir nedir bilmem.. ben ne üstad, ne kumandan filan olmak istemiyorum. ben, bir gün olsun, sadece bir tek gün olsun.. 'o kitap'ta anlatılan DERİN VE GERÇEK MÜMİN olmak istiyorum.. tek bir defa, 'ne demek istediğini' bizzat yaşayarak hissetmek istiyorum!. sonra?. sonrası allah kerim; bilmek itikadın aynı değil. ne biliyoruz ki?. bir sona doğru gidiyoruz. orda bizi 'kucaklayacak' kocaman bir rahmet olduğu söyleniyor. buna ve kendime inanıyorum!..
ramazan gün... 19 Aralık 2018 17:06
(8)burda (ve orda) kimseye bu gibi meselelerde küfür kafir filan demedim, demem. (dedim ya bu işler öyle de böyle de 'bizi aşar') lakin 'dangalak'!. sonra.. size de kızdığım bir husus buna uyar: herkes, hepiniz 'üstad' olmaya çalışıyorsunuz. olamayınca 'efsanesini yıkmaya' çalışıyorsunuz. en olmadı 'paralel üstad-paralel büyük doğu' kurmaya ve kendi kitlesini 'konsolide' etmeye çalışanlar. filan filan...
ramazan gün... 19 Aralık 2018 17:01
(7)şu hadis meselesine bakmıştım bir aralar; çok eski.. kabaca özetleyeyim: adam, filanca sahabenin şu hadisini -bir sebepten- kabul etmiyor. fakat, o sahabi bir çok başka hadis de nakletmiş. ve dahası, başka sahabilerle üstüste gelen hadisler de nakletmiş. adam bu başka sahabilerden birinin de bu hadisini reddediyor. böylesi bir 'çaprazlama' halinde bütün sahabilerin, bütün sahabilere bağlı olduğunu farketmeyen 'dangalak', -bırakalım hadis davasını- mantıki tutarlılık açısından kabul ettiği hadisleri de reddetmiş olması gerektiğinin farkında değil!.. b
ramazan gün... 19 Aralık 2018 16:55
(7)'tarihselcilik'?. adam, kronoloji ilerledikçe 'değerler' alanında da ilerlediğini zannediyor. haliyle, mezhep alanında da 'daha yetkin' bir 'kurulumun' yapılması gerektiğini.. oysa, az önceki bahiste geçen duruma bakarak bende 'kaynaktan uzaklaştıkça bedahetlerin gölgelendiği ve zan-zehabların artarak prensiplerin gerektirdiği hadleri aştığı intibaı uyanıyor.. (tüm söyledklerimle beraber, bu konular en azından benim açımdan böyle kafamıza göre girilecek işler değil)
ramazan gün... 19 Aralık 2018 16:42
(6)ben bir 'dangalak' duymuştum: 'peygamberin mezhebi varmıydı' diye sormuş.. (bu gibi hikayeler bir samimi merak olmaktan çok, zamanında çok gördüğümüz şii-mezhepsiz SIZMA girişiminden mütevellittir) kaynak o, zan-zehab ona sorulur mu 'geyik'!. 'sahabeler hep müçtehiddir' denir.. sonraki dönemde 'müçtehid sayısı çoktu' da denir. (ehli sünnet dahiinde bir çok mezhep olduğu sonradan takipçisi kalmadığı için 'pratikte' 4 mezhep kaldığı) sonra ve sonra mezhep iddiası da, talebi de gittikçe azalır..
okur 19 Aralık 2018 17:21
0
peygamberin mezhebi varmıydı
İnsiyator. . 19 Aralık 2018 17:27
0
Tebrikler güzel. Yazı. Babam öyle diyor du. Şimdi ise İlahiyatçı abi öyle diyor (istisna haric) !..:)).bundan istifade New Zuhur TARIHSELCI tayfa da Atıp, Tutuyor. :)).GELENEKSEL TEREYAĞLI KURU FASULYECİ neyine yetmiyor. Damak tadının (Gönül irfanin) TARISELI'mi olur. :)..eskiden gazyagi, mum ışığında bakır kalayli tahta kaşık vb vardi. Bugün seramik tabak,metal kaşık,elektrik eşliğinde GELENEKSEL KURU FASULYEYE devam. :)) Damak tadı aynı. Bide Dunyaya Yaysak adamlar Fast foot'tan Obez oldulan. :)))
Lazım değil 19 Aralık 2018 16:41
Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, son zamanlarda Kur’an-ı Kerim’in mahiyeti ve Kur’an’da yer alan kıssaların gerçekliği konusunda kamuoyunda tartışmalara yol açan birtakım iddialara ilişkin bir açıklama yayınladı.
ramazan gün... 19 Aralık 2018 16:35
(5)gazali (idi galiba) 'ben mezhep kurabilirim. lakin kursa idim imam şafi ile mutabık olacak ve onun gibi olacaktı; ben şafiyim' (mealen) demiştir!. necip fazıl 'içtihad kapısı açık, lakin evvelkiler çıtayı öyle yükselttiler ki, sıçrayacak adam yok' diyor.. ve mirzabeyoğlu ekliyor: 'sıçrasan farklı olan ne göreceksin?. mesele mezhepte değil, senin yitirdiğin bedahet duygunda-anlayışında!'.. birleşince gazalinin dediğine ne kadar benzedi dimi?..
ramazan gün... 19 Aralık 2018 16:28
(4)'din'!. 'hz ademden beri din tektir ve islamdır'.. ama biz şimdi 'din' dediğimizde.. hristiyanlık, yahudilik vb; bunlar 'din'. islam da 'din'.. aynı gibi değil mi?. dilin dönüştürücü gücü.. ehli sünnet, bir 'mezhep' değil, peygamberden bu yana gelen 'doğru yol'dur.. ademden bu yana gelen 'din' ne ise, kendi 'kategorisinde' (diyelim) ehli sünnet de odur.. ya mezhep?. prensiplere bağlı kalındıkça 4 değil 4 bin mezhepde olabilirdi pekala.. prensipler?. bütün mesele!.
ramazan gün... 19 Aralık 2018 16:18
(3)adam demiş işte: 'bir kavram yeni bir biçimde bir kez teşekkül ettiği zaman geçmişe doğru yürüyerek tüm geçmişi kendi için değiştirme gücüne sahiptir'.. mezhep.. şiilik, vehhabilik sünnilik; bunlar 'mezhep'. hanefilik, şafilik malikilik hanbelilik; bunlar da 'mezhep'!. 'dilin büyüleyici gücü' diyor adam ya.. bu dışyüz benzerliği bir 'intiba' bırakıyor üzerimizde; mezhep!. necip fazıl, hangi inceliği görmüş de 'doğru yolun sapık kolları' demiş?. 'mezhep' lafzını neden ehli sünnet içi 'zehab-zan'lara hususi kılmış?.
ramazan gün... 19 Aralık 2018 16:11
(2)bilmek itikadın aynı değildir!. sen -atıyorum- ilahiyatta üzerine yığılan bildiklerinle 'inşa ettiğin' aklından önce de bir akıla sahiptin ya; o zaman ile şimdi arasında ne değişti?. sadece 'akıllı-akılla' konuşalım dersen, derim ki; 'bunun allaha inanmakla bir alakası yok, bu kendine inanmakla alakalı'!. ve sen bedahet halinde olanı kavrayabilen 'sağduyu'sunu, inşa edilmiş 'ratio'nun hesabi savrulmaları içinde kaybetmişsin; kendine inanmıyorsun ki!. 'yapılı olansın' haliyle legolardan bir adam yapıp canlanmasını umuyorsun..
Tarihselci din eyyamcıları çarşafa dolandı.. Tarihselcilik tarihsel bir düşüncedir, çoktan iflas bayatlamıştır. Bazı maksadı bozuklar mikrodalga fırınla yeniden servis yapmaya çalışıyor...
ramazan gün... 19 Aralık 2018 16:00
(1)'bilmek itikadın aynı değildir'.. 'orda' ne deniliyorsa.. soru şu: 'sen buna inanıyor musun, inanmıyor musun?'.. aslında şöyle: 'sen buna inanıyor da bildiklerinle arasında bir mutabakat mı kuramıyorsun, yoksa bildiklerine inanıyorsun da orda söylenenleri bir yere oturtamıyor musun?'!. aslında ve -belki- en derinde ise şöyle: 'sen kendine inanıyor musun?' kendine.. derununda bir yerlerde adına bazılarının 'sağduyu' dediği birliğe. yoksa, 'inşa edilmiş' aklına mı inanıyorsun?. çevre ve eğitim tarafından kurulan!. bildiğin!..
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 14:16
Yazar demişki, ''insanların Kuranı anlama konusunda özgür olmalarını tercih ediyorum'' ne kadar güzel değilmi, beyefendi demokratik hakkını kullanmak istiyor sanırım!senin kafana göre gidersek , şukadar müslüman varsa, o kadar da özgürce din yaklaşımı var demektir! Evlere şenlik bir durum!
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 13:45
Kim artistlik yapıyor haşa mustafa öztürk gibi adamlar haşa kurani kerim in cennet ayetleriyle alay ederken güldürürken ALLAH cihad ayetini indiremez derken tarihselci oluyor ama ehlisunnet alimler haksızlık ediyor oyle mi
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 12:41
Kavramların zihnimizde bıraktığı anlam bir düşünceyi açıklamaya yeter mi? Kavram velev ki Tarihselcilik olsun , o kavramın bir kendisi vardır.Bir bireyin kültürel terkibindeki imgesi, zihnindeki oluşumu, bir söz ile gırtlaktan çıktığı o an (fonetik simgesi)Birde yazı ile muhatabının anladığı.Bu sebeple Siz Ben Tarihselci değilim derken neyi kast ettiyseniz,işte tartışma o kast edilen şey üzerinden yürüyor.Kapitalizim de laiklikte sekülerizm de faiz de hep aynı hata .
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 12:41
Nazariyattan tatbikata geçemedik , çünkü pratiğin gerçeklik gücü soyut,nakilci taraftarını tahtından indiriyor.Adam allame ya,kitap yazmış,tercüme etmiş,tecrübeye bakmamış!Anlamaya çalışmamış.Yeni pratik olay ve olguya çözüm bulmaya mecali yok.Kapasitem yok demiyor. Kopyala yapıştır fetvacı konformizmi işine geliyor. Tarihselci itham/iltizam ardında ki tipte ahlaki,ilmi zaafiyet var. Ne yol bulur ne yol verir,bu tipler!
İnsiyator. .. 19 Aralık 2018 12:27
Bir Zat ı Şerif Tarihselcilik diyor. O Devirde Cennet Tasvirleri. Çadır, Irmak, ipek, altın vb.Devrin insanlarına ait ARZULARMIS bu paradigma üzerinden Tarihselcilik Farmosyon Oluşturuyor. Onun görüşüdür. !..Fakat ILIM Ona derler ki Derinligi olur Pratikte Koylu, Şehirli vb kapasitesi kadar Hayatında Islevsel olur. Yani Disiplinlerarasi. (İnterdisipliner, Transdisipliner ve Multidisipliner) .Geçişli olur..TARİHSELCİLİK dediğiniz an DURAĞANTIR. tıkanır, yürümez. Diyalektik mantığına bile Aykırıdır. Tarihselcilik Epistomolojik YOL BULURSA gider. .:)
Muhammet Ünal 19 Aralık 2018 12:13
Hocam teşekkür ediyorum yanda güncel bir tartışmaya ışık tutmuşsunuz. Günümüzde bu tartışmalar nasıl yaşanıyorsa geçmişte de aynısı yaşandı ve yaşanması kaçınılmazdır.Her dönem kendi sosyolojisini,tarihini kültürünü oluşturur.Bunun tersini inkâr edemezsiniz.O halde 50 yılın sosyal kültürel kodlarını nasıl şimdiye getiremezseniz koskoca insanlık tarihini kadın kültür ve değer yargılarını şimdiye getirip bugünü anlatamazsiniz.
MUHASEBE 19 Aralık 2018 11:32
Teşekkürler.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 10:57
Güzel bir yazı .uslup önemli kendi anladığımız doğruları dikte ettirmekle gerekir.insanlar anladıklarını ifade etmeli.yoksa doğru olana ulaşmak zor olur.dinlemeden anlamada anlamlandırmada tahammül gösteremiyoruz.önceki öğrendiklerimizi geliştirmek yerine. Geçmişteki düşüncelerimizi temel alıyoruz..anlama çabasına köreltiyoruz.
Hamza Mert 19 Aralık 2018 10:30
koca koca yazarların anlı şanlı prof' ların dogmalarda bilimin kırıntılarını arama ve onu rehber edinme çabalarına bir anlam veremiyorum ,bizim gördüğümüzü siz neden göremiyorsunuz ? dinlerin miadi dolmuştur onlar artık çağımıza yanıt veremez,dinler bilimin gelişmediği çağlarda evren ve yaşamı bilim dışı argümanlarla anlamlandırma çabasından başka bir şey değildir,artık bu gerçeği görün beyninizi özgürleştirin !! lütfen kusura bakmayın bunu içtenlikle yazıyorum
İnsiyator. .. 19 Aralık 2018 13:11
1
Güzel demissin. Tebrikler...fakat Hz Hamza ismi de senin için bişey ifade etmiyor olmalı.!!.. Çelişkili bi durumdasiniz....Çünkü bizim icin İSLAM KAHRAMANI.. Dun,Bugün ve Yarinlar.için CESUR PEHLİVANLARİN , ÜSTADITİR. . .saygılarimla..
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 09:57
Tarihselcilik ! Tartış tartış dur. Ne fayda. Konu aslında basit Kuran’da evrensel değerler ve kurallar vardır. Allah bunlara göre hayatımızı ikame ettirmemizi ister. Zinanın cezası hırsızlığın cezası Kuran’da belirtilmiştir tamam bunları aynen aldık tatbik ettik diyelim peki yolsuzluk hak yeme torpil bunların cezası Kuran’da Yok ne yapacağız. Allah genel ilkeleri insanlara öğretir. Mesela en basitinden cennet tasavvuru altından ırmaklar akan olarak tabir edilir. Çölde yaşayan biri için en güzel şey serinlik ve yeşildir. Ayrıca cehennem ateştir Ara
HACI MURAT 19 Aralık 2018 09:43
Sorun sadece tarihselcilik de değil.F.Beşer Hoca'nın yazısından alıntı:"Mesela şöyle diyen birisi bu azîm hataya düşmüş olmaz mı? ‘Mütekebbir, intikam, gazap gibi vasıflar Allah’a yakışmaz, o halde Kuranıkerim’de bunları böyle ifade eden O’nun bizzat kendisi olamaz, bunları O’nun adına peygamber böyle ifade etmiştir’. Öyle midir? Bu söz azîm bir dalalet değil midir? Diyelim ki, böyle demekle (haşa) Allah’ın üslubunu düzelttik, peki Resulüllah’ı itham etmiş olmadık mı? Sıra onun üslubunu düzeltmeye gelmez mi? "
Akif 19 Aralık 2018 13:15
1
“Kur’an vahyinin inzal keyfiyeti”, tarihselciliğin elini zayıflatan bir tartışma. Bu yola giren, Faruk Hoca’nın dikkat çektiği gibi, Allah’a avukatlık yaparken, O’nun Peygamberine savcılık yapar. Vahyin lafzının ilahiliğini tartışmanın, bir adım sonrası “kutsal”sız kalmaktır. Bu agorada üryan kalmak gibi bir şey. Nereni, nasıl örteceğini bilemezsin.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 07:13
Biz kendi tarihiyle yuzlesememis bir toplumuz. Egitim sistemimiz cocuklarin sorgulama ve mukayese etme yetenegini yok etmek icin kurulmus cunku. Tarihiyle yuzlesemeyen milletler olgunlasamazlar. Bir de buna dinin dogmasini ekleyin. Sonuc: kendi tarihinden korkan bir toplum.
Güzel ve mutedil bir yazıya ne denir.Sağol diyorum.
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 05:48
BU GÜNKÜ OLAYLARI TARİHİ OLAYLARA BAKMADAN DEĞERLENDİRMEK MÜMKÜN DEĞİL. DAHA DÜN DENİLEBİLECEK 1900-1950 DÖNEMİNİ BİLE O GÜNÜN ŞARTLARINI BİLMEDEN DEĞERLENDİREMİYORUZ. KALDIKİ 1400 SENE ÖNCESİ... AMA BİLENLERİN İTİRAZ NOKTASI KURAN AYETLERİNİN EVRENSELLİĞİNİN TARİHSELCİLİK ADINA İNKAR EDİLMESİ. KURAN BİR BÜTÜNDÜR DÜNDE ÖYLEYDİ BUGÜNDE YARINDA ÖYLE OLACAKTIR. BU BÜTÜNLÜK NE ADINA YAPILIRSA YAPILSIN TEKFİR EDİLİR. BU GÖRÜŞ DEĞİL İHANETTİR KÜFÜRDÜR. İLİM ÖZGÜRLÜĞÜ SINIRLARI İÇİNE KURAN AYETLERİNİN BELİRLİ TARİHLERD
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 01:19
Seni de kaybettik yalan dünyada sadece birgunluk tahrib olacak ebedi alemde tarihselci lerle hasrolacaksin
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 10:58
3
Senin gibilerle haşrolmaktan daha iyidir
karar okuru 19 Aralık 2018 01:00
bu yazıyı Karar'ın yorum sayfalarında önüne geleni tekfir etmeyi alışkanlık haline getiren çağdaş yobazlar (hariciler) okurlar mı? Okur da anlarlar mı? Anlasalar da gereğini yapar bir miktar da olsa tekfirden kaçınırlar mı? Bilmem...
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 10:43
2
Sizinde o yobazlardan( !) Çok fazla bir farkınız kalmamış zannımca ...Zira aynı ayırıcı ve itici dili kullanmışsınız...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN