Back To Top
Vaktiyle sormadığımız sakıncalı sorular

Vaktiyle sormadığımız sakıncalı sorular

 - Son Güncelleme: 25.01.2019 Cuma 08:43
- A +

70’li yıllarda solda fraksiyonlar vardı. Dev-Sol, Dev-Yol, Enver Hocacılar, Maocular falan filan... Meraklıları 49’a kadar sayarlardı fraksiyonları.

Aslında bizde de fraksiyonlar var(dı) ve sayısı solcularınkinden hiç de az değil.

Partiler, cemaatler, tarikatlar, kimileri derneklerle kimileri vakıflarla hatta dergi veya gazetelerle temsil edilen irili ufaklı gruplar.

Her biri isimleriyle hatta birçoğu liderlerinin simasıyla gözümün önüne geliyor.

Fakat dünyada ‘Siyasal İslam’ tabir edebileceğimiz, İslam’ın siyasi yönüne vurgu yapan iki ana akım vardı. Hatta Türkiye’deki Milli Selamet hareketini ilave edersek -ki etmemiz gerekir- üç ana akım.

Biri Mısır’da Hasan el-Benna öncülüğündeki İhvan-ı Müslimin, ikincisi Pakistan’da Mevdudi öncülüğündeki Cemaat-i İslami.

Bunlara sonradan Sünni dünyada da belli ölçüde karşılık bulan İran İslam Devrimi eklendi.

Afgan Cihadı da İran’la hemen hemen eşzamanlı olarak bizim dünyamızda yeni ideolojik çizgiler oluşturdu.

Bizler Türkiye’de bu andığım siyasi çizgilerin hepsinin etkilerine açıktık. Hatta açıktan da öte istekliydik.

Hasan el-Benna çevirileri, Seyyid Kutub, Said Havva, Mevdudi, Ali Şeriati ve İran’ın ‘Ruhani’ ideologları...

Hepsiyle az veya çok etkileşimimiz olmuştur.

***

Kitaptan anladığım kadarıyla Türkiye’deki Milli Selamet veya daha sonraki Refah hareketi hariç bunların hepsiyle teşrik-i mesaisi oluyor Serdar’ın. İhvan’dan ve Cemaat’ten çok etkileniyor.

Bu hareketlerle kendince bir hesaplaşması var.

“Sürekli Seyyid Kutub’un Fi Zilal adlı tefsirini okuyor ve Müslüman Kardeşler’in sloganlarını haykırıyorduk: Allah gayemiz, Resul önderimiz, Kur’an anayasamız, cihad yolumuz, Allah yolunda ölmek en yüce emelimiz.”

Serdar bu şiarlara şöyle bakıyor:

“Düşünüyorum da ben ölmek isteyenler arasına katılmak istemiyorum. Allah için yaşama seçeneğini tercih ediyor ve Allah’ı gayem olarak değil yaratıcım olarak anlıyorum. Kur’an’ı anayasamız olarak görmek için hayalimi çok fazla zorlamam gerekiyor. Çünkü hukuk dinamik ve değişken bir kurumdur. Kur’an’da oldukça az sayıda hukuki kural yer almaktadır. Kendisini ebedi rehberlik kitabı olarak tanıtan Kur’an, sabit kurallar setine indirgenemez.”

Ziyauddin Serdar İslam dünyasında yaşamış ve yetişmiş bir ‘İslamcı’nın olmakta zorlanacağı kadar soğukkanlı ve serbest.

Biz böyle değerlendirmeler yapmadık, yapanlara da kulak asmadık.

Acaba iyi mi ettik, kötü mü ettik?

Mevdudi’ye de eleştirileri var Serdar’ın.

Öğrenciler Mevdudi’ye soruyor: Gerçekten silahlı devrim yoluyla bir İslam Devletinin kurulabileceğine inanıyor musunuz?

Mevdudi hiç tereddütsüz “Bunun bizim için doğru yol olduğunu düşünmüyorum” diyor.

Mevdudi bu görüşünü çok güzel gerekçelendiriyor. Kitapta uzunca bir paragraf yazmış. Serdar da beğeniyor bu görüşleri.

Ancak bir sorun var.

***

“Mevdudi’nin toplumu, ekonomiyi, politikayı ve uluslararası ilişkileri kapsayan bütüncül bir sistem olarak İslam’ı betimlemesi bana ütopuk görünüyordu.”

“Yüzyıllar boyu bütün toplum için etkin bir işlev görmeyen eski hukuk sisteminin raftan indirilip tozları alındıktan sonra hiçbir şekilde henüz çözülememiş ve en gelişmiş toplumlarda bile samimi tartışmalara konu olan yönetim, kalkınma, modernite gibi karmaşık sorulara cevap sağlaması mümkün müydü?”

Bu sorular da cesurca sorular.

Ama sorulması gereken sorular.

Eğer cevabımız ‘evet’se, gereğini yapmıyoruz, dolayısıyla ‘zarf’ın üstüne bir slogan yazıyoruz, (Belki ‘İslam gelecek vahşet bitecek’ gibi bir slogan) zarfın içini boş bırakıyoruz.

Serdar’ın bir eleştirisi de kadın konusunda.

“Her şeyden de öte Mevdudi’nin kadınlar konusundaki görüşlerinden çok rahatsız oldum. (...) Mevdudi’nin içinde yaşadığımız dünyayı, hatta bırakın dünyayı annem ve kız kardeşimin bakışı ve tavırlarını kesinlikle anlamadığı gibi, öğretmenler, hemşireler, çeşitli görevlerdeki memurlar, sınıf arkadaşlarım ve diğer öğrenciler arasındaki çeşitli kadınları da hiç anlamadığını açıkça görmüştüm.”

Zannediyorum, bilhassa bu son eleştiri, sadece merhum Mevdudi’ye değil, müslüman entelektüellerin (münevver mi demem gerekiyordu? Münevver de, kullanıldığı anlamıyla tarihi biraz eski de olsa icat edilmiş bir kelime değil mi?) hepsine yöneltilebilir.

‘Cenneti Arayan Adam’ı fazla uzattığımın farkındayım. Fakat önemli bulduğum bir iki nokta daha var.

Müsaade ederseniz onları da aktarıp bitireyim.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 25 Ocak 2019 22:23
Sayın Cömert Biz de islami, aynı kişilerden öğrendik. yüz m.ilyonlarca insan Islam' in gaye ve hedefini onlardan öğrendi. Serdar da bunlara dahildir. Şimdi içinden çıktığı yumurtayı beğenmiyor. Evet onların anlattığı islam Serdar in alıştığı lüks hayata pek uymuyor. Zaten onlar cenneti bu dünyadan vad etmediler. Hayal kırıklığımız bundandir. Bizim problemimiz Batı ya sirin gelecek bir islam uretmek. Modernistler ve Tarihselciler böyle bir islami üretiyorlar. Serdar aradığı islamı orada bulabilir!
Abdullah hasan 28 Ocak 2019 09:07
0
Evet bugünkü harakiri veya kaymaların en gizli, en sinsi (ehlince en bariz bilinen) sebebi bu '' Ellere varda bize yokmi'' Allah bizi cenneti vaad etmiş fakat bize bu dünyada niye vermiyor diye serzenişin gizli versiyonu.
Gökhan 25 Ocak 2019 20:45
Serdar ortaçağ karanlığından,aydınlığa doğru çoktan yola çıkmış.Umarım ışığa ulaşmıştır.Darısı diğerlerinin başına.
D kardeş misvakta asıl sünnete uyma.Temizlik ikincil.Yani maslahat ve hasenat.
KARAR OKURU 25 Ocak 2019 18:35
1
Allah namaz dahil, oruç dahil hiç bir ameli kutsamamıştır ama amelin amacını kutsamıştır. O gün bilinen, belki de tek diş temizleme aparatı olan misvaka sünnet değeri biçmek ahmaklıktır. Amaç temizliktir, misvak araçtır.
Yusuf kardeş sıkıntının temeli burda." batının şiddetine bakmadan".Önce batı, batının kusuru' reaksiyoner refleks.Demek ki İslam ikincil.' başkaların dalaleti sizin hidayetinize zarar vermez'.Selefi/ harici şiddeti inkar mı edelim taa hz Ali ra beri.
İslamı idealoji gibi anlamanın sonu bu. Oysa dinimiz hiçbir beşeri şeyle tam örtüşmez.Yine zatında gayrı meşru( haram) olmayan hiçbir şeyi peşinen reddetmez.Mutlakahem dünyayı hem ahireti kurtarmak ideal olabilir.Ama insanlık tarihi tersini gösteriyor." Dünyayı din için severiz.Dinsiz dünyanın hayrı yoktur.Allah resulü bu açıyla' dünya sevgisi kötülüğün başı' buyurdu. Bir yangında en önemliler kurtarılır.Yatak yorgan kurtaran kendini de kurtaramaz çoğu kez.Hz Adem' den itibaren kurtulan müminler genelde böyle davrandı.Kaç hükümdar/ peygamber
E.K 25 Ocak 2019 16:27
Sn Yusuf Ziya Bey'in yazilarini okudukca daha fazla sevmeye basladim. Tesekur ederiz yazi icin.
Yusuf 25 Ocak 2019 14:27
S.kutupla ilgili alakasız şeyler yazılıyor. Eserleri ortada, yazdıkları, kullandığı terminoloji ve metodolojisi açık. Kutup hiç bir zaman şiddeti kutsamamıştır. Onunla Leninizm arasında bağ kurmak, İhvanın s kutubu " kesin inançlı askere" dönüştürdüğü iddiaları yüzeysel çıkarımlardır. Kişilrt ve fikirler yaşanan zaman ve mekan bağlamında ele alınırsa bir anlam taşıyabilir. Batı'nın işgal ve şiddetini es geçip sadece "selefi şiddet" ve "siyasal İslam" şeytandır doğmasına iman etmek ve tüm kötülüklerin suçlusu olarak, kutup, Mevdudi ve e
D 25 Ocak 2019 13:55
Biz kuran ve sünnete uyduya güncelleme.kaldi.Kuran ve sünnet.nefislerimize ağır geldiğinden mi yoksa müteşabih ayetler üzerinden mi güncelleme.Yoksa.fazzurrahman gibi kuranın evrenselliği üzerinden mi.Su anda ifrat ve tefrit var cemaatlerde.Mesela misvakta asıl olan ağız temizliği iken dia fırçasını batıl sayma veya araplar iklimden dolayı cübbe giyerken bizim cemaatler.bunu din gibi girmesi, başka birşey seyyit kutubun tefsirini tek tefsir olarak görmesi. Diyanet işini yapamadığından işler çarşı pazarcilara kaliyor
KARAR OKURU 25 Ocak 2019 09:40
S.Kutup fedakarlığı ödediği bedel küçümsenemez ama konuşulması gereken ihvan/siyasal islamcılık mıdır? İhvan onu kesin inançlı bir askere dönüştürmese Mısır'a faydalı olan bir sosyolog ve edebiyatçı olabilirdi Seyyid Kutup. Ama Kuran'da savaş hukuku olan cihad ayetlerini radikal islamın hizmetine sunan bir eser yazmış ve toplumu cahiliye/islam gibi ayrıştırmıştır. Entellektüel selefiliğin mimari olmuştur ve son 40 yılda bu düşünce islam alemine ve ülkemize zarar vermiştir malesef. ARtık hepsini açık açık konuşmalıyız. Geç bile kalındı ben
Yusuf 25 Ocak 2019 14:52
0
Müslümanlar içinde bulundukları teorik ve pratik bunalımları analiz edip anlamak yerine geçmişte olduğu gibi günah keçisi ( ki bu bir nevi kaderciliktir) arıyorlar. Geçmişte Abdullah ibni sebeyi bulup temel ve sıffindeki mukateleyi aklamışlardı. Şimdi de şehid Seyyid kutubu, Mevdudi ve Hasan el bennayı keşfettiler. keşke slogan atıp suçlu arama yerine Seyyid kutuba şiddet uygulayıp şehid eden zalimleri de kör gözleriniz görseydi biraz daha insaflı eleştiri yapabilirdiniz. Seyyid kutup teslimiyetçi ve savunmacı ezik yaklaşımları reddetti. Meşru müdafaa d
KARAR OKURU 25 Ocak 2019 09:34
Allah Kur'an da HANGİ DİNE inanacağına serbest bırakmış.Ama İslam/teslim/imanın NASIL OLACAĞINI,müşrik,münafık,kafir,ehli kitabın sapık olan örnekleri gösterrerek, peygamber/sahabe pratiği üzerinden anlatmış. Ama siyasal İslamcı,radikal,ideolojik soslu islam misyonerleri bunu bile çarpıtarak anlattılar.Ziyan olan,insan,ömür,istikbal bıraktılar.Eserleri ile övüne bilirsiniz!
KARAR OKURU 25 Ocak 2019 09:28
Neden sürekli islamla- kuranla uğraşılıyor,üstelik milletin "akaid" ini bozma çalışmaları da aydınlanmacı bakış olarak sunuluyor.bizler düz insanlarız ve ehl-i sünnet yolundayız,sadece yolumuzdan çekilmenizi istiyoruz.hayırlı cumalar KARAR OKURU
Karar Okuru 25 Ocak 2019 09:08
Birkaç on yıl önce başka bir dilde yazılmış tamamen postmodernist argümanlarla örülü kişisel ve subjektif bitakım anlatılarla, septik bir zihin durumuyla ve self-oryantalist bir bakış açısıyla kurgulanmış, pozitivist Batıcı, ilerlemeci, modernist, reformist paradigmaların etkisi altında yazılmış ve İslami tevhidi epistemolojinin gözardı edildiği ancak daha yeni Türkçeleştirilmiş bir kitabın köhnemiş dışavurumlarını tevhidi anlamda çoklu varoluşsal paradigmalara(multi-existential paradigms) hitap etmeyen olaylar örgüsünü, ana temasını içinde y
hamdi bey 25 Ocak 2019 23:49
0
Bir nefes alsaydınız bari!..
KARAR OKURU 25 Ocak 2019 05:12
Şimdi rahata kavuşunca, mevki makam şöhreti bulunca geçmiş geçmiştir der o samimi dönemi eleştiririz... Fakat tüm dava adamları o iklim de tereşşuh etmiştir. Bu söylemler insanlar ı deizme kaydırıyor birde böyle bakış nasıl sn yazar...
KARAR OKURU 25 Ocak 2019 03:55
Sayın yazar yazıda anlattığınız serdar aynı benim gençliğimi anlatmış Bizde imamhatiplerde slogan atarak büyüdük seyyit kutup Mevdudi hasan elbenna şaidhavvayı okudum geçliğimde şimdide bir İslam ülkesinde müslümanların iktidarında terörist bir muallim olarak yargılanıyorum tek suçum batasıca bir banka hesabı ve sendika üyeliği otuz yıl adeta kutsayarak ibadet aşkıyla bağlı olduğum devletim önce kapının önüne attı yetmedi hızını alamadı dövmeye devam ediyor benim gibi yüzbinleri ve herkes sus pus hani hak hukuk adalet bizim vazgeçilmez değe
Abdullah hasan 25 Ocak 2019 15:26
0
Elhamdülillah biz de İmam hatiplerden mezun olduk fakat hiç slogan atmadık, çook ateşiller vardı, biz pısırık kalıyorduk fakat bu çoook hızlılar ın çogunluğu hızlarını kurbanımıdır bilmem bu gün o sloganlarına sahip çıkamayanlardan Mevlam affetsin cümlemize.
Davut Doğrucu 25 Ocak 2019 02:23
Hangi İslâm? "Kendisini ebedi rehberlik kitabı olarak tanıtan Kur’an, sabit kurallar setine indirgenemez." "Güncellenmesi gerek!" sözü bile kıyamet kopartacak bir iklimdeyiz...
Karar Okuru 25 Ocak 2019 01:23
Hazreti Hafize'nin muhafizligindan sonrasinda neler olmustur?
Karar Okuru 25 Ocak 2019 01:15
Butun sorular sorulup butun cevaplar verilmeden bogucu hava temizlenmez. Islamin kadina bakisi adil midir?
nb@yahoo.com 25 Ocak 2019 01:01
Sayın Cömert, ülkemizde hiçbir zaman islamcı bir siyasi parti olmadı. Ancak öyle vehmedilenler ve bu vehmi açıkça yalanlamayanlar oldu. Bu gerçeği o saydığınız partiler hayatta iken de çeiitli zeminlerde dile getirirdim; şimdi uzaktan üfürmüyorum yani.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN