Yapay zekânın yalanı

Hiç yalan söylemek zorunda kaldınız mı? Bize şartlar ne olursa olsun, aleyhimize bile olsa, doğruyu söylememiz öğretildi. Ancak bilimsel araştırmaların gösterdiğine göre insanların büyük çoğunluğu durumu kurtarmak için yalana başvuruyor. Her konuda insanların yerini almaya talip olan yapay zekâ yalan konusunda kimin ‘doğrusunu’ söyleyecek ya da makinelere de durumu kurtarmak için yalan söylemeyi öğretmeli miyiz yoksa insanlık olarak çok mu kirlendik de bunun makinelere bulaşmasını istemeyiz? 

Yapay zekâ her alanda bütün endüstrilerin alışılagelmiş alışkanlıklarını büyük bir hızla değiştirip işletmelerin masraf ve israflarını minimuma indiriyor. Artık parası ve datası olan büyük şirketler yapay zekânın nimetlerini kullanmaya başladılar ve biliyorlar ki kullanmaya  başlamazlarsa kullananlara nazaran büyük kayıplara uğrayıp sonra da yok olmaya mahkum olacaklar. Ancak yapay zekâ böyle ilerlerken ve iş yerlerinde insanların yaptığı rutin işleri devralırken ve insanlar gibi davranmaya başlarken, insanların en önemli özelliklerinden birisi olan yalan söyleme işini nasıl halledecek sorusu bilim insanlarının merak ettiği konular arasında. 

Günümüz Batı siyasetinin temelini “Yararcılık (Faydacılık) teorisi / Utilitarianism” denilen ahlaksal, siyasal ve hukuksal düşünce sistemi oluşturur. Doğrular ve yanlışlar en çok sayıda kişinin mutlu olması, haz duyması, her şeyin tadını çıkarması ve duygusal olarak da hiçbir huzursuzluk duymadan yaşamasına göre belirleniyor. Batılılardan bize ne diyebilirsiniz. Ancak bilimi, teknolojiyi, tatillerimizi, hayat tarzımızı, bilgisayarları, arabaları, uçakları, bunlar içinde kullandığımız yazılımları, hastanelerimizde kullandığımız cihazları ve daha bilimum teknolojik aletleri batılılardan alıyoruz ve onlar gibi yaşamaya, onlar gibi gezmeye özeniyoruz. Hatta ülkemizde kalmak istemeyen yüzbinlerce kişi bir batı ülkesine kapak atabilmek için denizlerde boğulmayı göze alabililiyor. Hal böyle olunca ve yapay zekâ da göreceli olarak batılılar tarafından geliştirildiğine göre gelecek 30 yılın teknolojisinin hangi doğrulara göre hareket edeceğini belirleyecek olanlar da onlar gibi görünüyor. Bazı filozoflar ise faydacılara karşı çıkarak şartlar ne olursa olsa doğru olanın seçilmesi ve her şartta doğru söylenmesi gerektiğini savunuyorlar.  

Diyelim ki hep doğru söyleme konusunda hemfikir olduk. Ya bir gün kapınıza kanlar içerisinde bir kadın gelip size kendisini elinde balta olan bir adamın takip ettiğini, içeri kabul etmezseniz adamın onu öldüreceğini söylediğini düşünelim. Bu durumda kadını evinize alır mısınız? Farz edelim ki yaralı kadını evinize aldınız. Biraz sonra elinde balta olan bir adam geldi ve size kadını tarif ederek görüp görmediğinizi sordu. Bu durumda yalan mı söyleyeceksiniz yoksa her şartta doğruyu yani kadının içeride olduğunu mu söyleyeceksiniz veya savaşta esir düştünüz, size askeri sırlar hakkında sorulan her soruya doğru cevap verecek misiniz? Bizim kültürümüzde savaşta yalan söylemek veya dargınları barıştırmak için yalan söylemekte bir sakınca yok.  

Ayrıca her ülkenin kendine göre dokunulmazlıkları var. Mesela Kuzey Kore’de Devlet Başkanını eleştiremezsiniz. Batı Dünyasında bir dini gruba mensup insanları asla eleştiremezsiniz. Eğer eleştirir iseniz başınıza olmadık dertler ve işler gelebilir. ABD’de Afrika kökenli vatandaşları eleştirirseniz ırkçılıkla suçlanırsınız. Ülkemizde bu konulardan uzak değil. Yakın tarihimiz hep yalan-yanlış bilgi ve inanışlarla dolu. Bir de düz dünyacılar ve komplo teori uzmanları var.  Bu durumlar mevzubahis olduğunda yapay zekâ kimin doğrularını konuşacak: Benim doğrularım, karşı tarafın doğruları ve gerçek doğru. 

Los Angeles’ta Üniversitede bir profesör arkadaşım var. Evlenene kadar 25 Aralıkta çam ağacının altına konulan hediyeleri Noel Baba’nın getirdiğine inanıyormuş. Evlenince eşi söylemiş hediyeleri biz almamız lazım diye. Bu olay karşısında büyük bir hayal kırıklığına uğramış. ABD’de bir mahkeme kararı da bulunuyor: “Noel Baba yok” demek suç. 

Bir de insanların çoğu zaman makul karşılanan beyaz yalanları var, kültür olarak nezaket kabul edilen kurallar var. Mesela misafirliğe gittiğinizde eğer yemek yeniyorsa, her ne kadar aç olursanız olun tok olduğunuzu söyleyip yemek davetini reddedersiniz. Ev sahibi 3 kez ısrar ederse bu kez oturup hadi sizi kırmayayım deyip yersiniz. Bir de gece geç yatıp sabah işe geç kalınca uydurulan yalanlar var. Kaç kişi patronuna sabaha kadar Amerikan Seçim sonuçlarını izledim, sabaha karşı uyuyakaldım sonra da işe geç kaldım diyebilir? Yoksa çoğu kişi trafik vardı, akrabam hasta idi, geceyi hastanede geçirdim gibi yalanlara mı sığınır? 

Misafirliğe gittiğinizde yemek çok kötü olduğu halde bile sırf ev sahibi üzülmesin diye yemeğin çok iyi olduğunu söylediğiniz oluyor mu? Ya da saçını kestiren bir hanıma iyi olmamış deme cüretiniz var mı? Hele hele bir hanımın yemeğini beğenmeme lüksünüz olabilir mi? Veya işletme sahibisiniz. İşyeriniz batmak üzere. Borç bulmanız lazım. Hiç sevmediğiniz birisine tabiri caizse yağ yakarak borç istiyor musunuz?  

Neredeyse bütün Türk dizileri hep iki taraftan birinin diğerine yalan söylemesi ve bu yalan açığa çıkmasın diye çevirdiği dolaplar ve yaktığı canlar üzerine kurulu. Dünya’da milyonlarca insan bu dizileri izliyor. Yani bir yalan söyleme ve arkasından onu takip eden olayları izlemek için Dünya televizyonları Türk dizilerine milyonlarca dolar para ödüyor. Yalanın alıcısı da var yani.  

Bilim insanları, içinde bencillik olmayan ve kendi menfaati için değilde karşı tarafın iyi hissetmesi için yalan söylemenin iyi olabileceğini söylüyor. Mesela yakın bir arkadaşınız sahneye çıkıp konuşma yapacak. Nasıl görünüyorum diye sorarsa ve sizin elinizden birşey gelmiyorsa o zaman iyi görünüyorsun demenin sakıncası olmadığını söylüyor. Aynı şekilde eğer buluşma saatine geç geldiği halde kusurunu bastırmak için karşı tarafa iltifat ediyor ve onların ne kadar güzel ve şahane olduğunu söylüyorsa bu bencilliğe giriyor. Fakat morali bozuk olan birisi iyi hissetsin diye söylenen yalanların zararsız olduğunu belirtiyorlar. 

Hal böyle olunca yapay zekâ uygulamaları yazan birisi olarak yapay zekâ yalan söylesin mi, söylemesin mi sorusu hala benim kafamı karıştırıyor. Makineler de yalan söylesin mi? Siz ne dersiniz?

yapay-zeka-haber-icine.jpg

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
2 Yorum