Mutfak kültürümüzün en mütevazı ama bir o kadar da besleyici miraslarından biri olan köylü çorbası, son yıllarda sağlıklı beslenme trendlerinin odak noktası haline geldi. Anadolu’nun bereketli topraklarında yetişen taze sebzelerin ve bakliyatların bir araya gelmesiyle oluşan bu şifa deposu, hem ekonomik olması hem de doyuruculuğuyla sofraların başköşesindeki yerini koruyor.
BİR TAS ÇORBA, BİN YILLIK KÜLTÜR
Halk arasında "ne varsa içine" mantığıyla doğan ancak zamanla kendine has bir disiplin kazanan Köylü Çorbası, aslında tam bir sürdürülebilirlik örneği. İsrafı önleyen, eldeki malzemeyi en verimli şekilde değerlendiren bu tarif; vitamin, mineral ve lif açısından zengin yapısıyla özellikle mevsim geçişlerinde uzmanlar tarafından tavsiye ediliyor.

MALZEMELER
1 adet kuru soğan
1 adet havuç
1 adet patates
1 adet kabak
Yarım su bardağı haşlanmış yeşil mercimek veya ince bulgur
1 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı tereyağı
6-7 su bardağı sıcak su (varsa et veya tavuk suyu)
Tuz
Karabiber
Kuru nane ve isteğe bağlı pul biber
HAZIRLANIŞI
Soğan, havuç, patates ve kabağı minik küpler halinde doğrayın. Sebzelerin aynı boyutta olması, hem görsellik hem de eşit pişme açısından kritiktir.
Tencerede tereyağını eritin. Önce soğanları, ardından havuç ve patatesleri ekleyerek 5 dakika kadar soteleyin.
Unu ekleyip kokusu çıkana kadar hafifçe kavurarak çorbanın kıvam almasını sağlayın.
Sıcak suyu (veya et suyunu) azar azar ekleyip topaklanmaması için karıştırın. Ardından kabakları ve önceden haşlanmış mercimekleri ilave edin.
Sebzeler yumuşayana kadar orta ateşte pişirin. Son aşamada tuz ve baharatlarını ekleyip bir taşım daha kaynattıktan sonra ocaktan alın.
Editörün Notu: Çorbanızın üzerine kızdırılmış tereyağında nane yakarak servis yapmanız, aromayı en üst seviyeye çıkaracaktır. Afiyet olsun!
