Erdoğan "keşke o sözleri demeseydim" diyor mudur?

Elif Çakır

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan kendilerini kastederek “onlar o makamlara layık oldukları için gelmediler, getirildiler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir o yandan bir yandan meydan okudular.

Hem de öyle bir meydan okuma ki, öyle böyle değil…

Gelecek Partisi lideri Davutoğlu dedi ki:

“Kötü bir bakan olsaydım kimin aklına gelirdi benim Başbakan olmam. Layık olmayan birine ülkeyi nasıl emanet ettin. Bir hiçtim de neden emanet ettin? Ben geldiğim hiçbir yere emeksiz gelmedim, tırnaklarımla geldim ‘Tayyip Erdoğan olmasa sen bir hiçtin, sen onun yüzünden bakan oldun’ yok canım! Biz olmasak Tayyip Erdoğan bir hiçti aynı zamanda.”

Davutoğlu’nun bu sözlerine Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ne diyebilir, hele hele “Layık olmayan birine ülkeyi nasıl emanet ettin?” sorusunun altından nasıl kalkabilir?

Burada bir parantez açmazsam olmaz. Sayın Davutoğlu Erdoğan’a verdiği cevapta “Erdoğan olmasa biz AK Partili vekiller hepimiz bir hiçiz” diyen AK Partili Bülent Turan’ın o unutulmaz sözünü de hatırlatıyor; ki en çarpıcı olan bu. Yani Davutoğlu “Sayın Erdoğan bugün senin yanında ‘sen olmasan biz bir hiçiz’ diyen isimler olabilir - ki doğrudur, bu isimler ancak seninle var olmuş olabilirler- ama ben o değilim” diyor.

Merakla bekliyorum… Bakalım Davutoğlu’nun bu sözlerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanıtı ne olacak?

***

DEVA Partisi lideri Babacan’a gelelim. Erdoğan’a “Halep oradaysa arşın burada” diyerek meydan okuyan Babacan şöyle dedi:

“Sayın Erdoğan siz de ben de o makamlara gökten inmedik. Milletin iradesi ve partinin ortak aklı bizi göreve getirdi. 13 sene layıkıyla Dışişleri ve Ekonomi bakanlıkları yaptım. Madem keramet sizde 2018’den beri kaç bakan değişti, buldunuz mu çare? Halep oradaysa arşın burada…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyebilir? Nitekim 48 saati geçtiği halde ses seda yok. Kendi kendini neresinden tutsa elinde kalacak bir durumla karşı karşıya bıraktı.

Layık olmadığı halde ülkenin önce dış işleri bakanlığı sonra da ekonomi bakanlığı görevlerini toplamda aralıksız olarak 13 yıl boyunca Ali Babacan’a veren Cumhurbaşkanı Erdoğan bununla da yetinmemiş!

Devletin yapılanması konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan elaman isteyen Özbekistan Başkanı’na Ali Babacan’ı teklif etmiş.

Bunu nereden biliyoruz?

8 Temmuz 2019’da “Son yıllarda pek çok alanda yapılan uygulamalar ile inandığım ilke, değer ve fikirler arasında derin farklılıklar oluştu. Aklen ve kalben bir ayrışma yaşadım” diyerek AK Parti’den istifa eden Ali Babacan’ın, istifa öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştüğü yönünde kulis haberler çıkmıştı.

Bosna Hersek ziyareti dönüşü uçağındaki gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Babacan’la yaptığı görüşmeyle ilgili şunları söylemişti:

“Dedim ki ‘Bak Ali Bey, eğer senin bu kabineye katkı verme noktasında yaptığın çalışmalar varsa, vereceğiniz bilgiler varsa biz bunlardan istifade ederiz. Malum ben sana partide danışmanlık teklif ettim, kabul etmedin’ daha ileri gidiyorum; Özbekistan Başkanı benden orada devletin yapılanmasında elaman istedi. Ali Bey’i teklif ettim. Kendisine de söyledim. Maalesef oraya da evet demedi.” (10 Temmuz 2019)

Durum gerçekten çok enteresan, çok tuhaf, çok acayip, akıl almaz.

İnsan iyi ama niye, neden, niçin diye soruyor?

Şunun için: Erdoğan kendisine bu derece zarar veren, kendisini tuhaf, akıl almaz duruma düşüren o sözleri neden söyler?

“Onlar o makamlara layık olmadıkları halde geldiler, onlar layık değildi ama ben getirdim, ben” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözleriyle kendisini yüceltmiş, kamuoyu nezdinde Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın itibarını zedelemiş mi oluyor? Yoksa kamuoyu nezdinde yekten kendi itibarını mı zedelemiş oluyor?

Beştepe’deki üçer beşer maaş alan o yüzlerce başdanışman arasında birisi de çıkıp o sözlerin nereye varacağını söylememiş mi? Bir danışmanda çıkıp “içinde bulunduğumuz ülke koşulları öyle bir açıklama yapmanıza uygun değil, ters teper, bize, size zarar verir” dememiş mi?

Bir danışmanda çıkıp “Efendim onlar o makamlara layık değildi dediğinizde bu söz gelir bizim ayağımıza dolanır, zaten parti oy kaybediyor, bu açıklama adeta itiraf gibi olur. Ahmet Davutoğlu’nu, Ali Babacan’ın PR’ı gibi olur, aman efendim yapmayalım” uyarısı yapmamış mı?

Ali Babacan çıktı “Halep oradaysa arşın burada” diye meydan okudu. Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu meydan okumaya cevabı ne olacak?

2018 yılından bu yana kaç bakan değiştirdin, madem ki keramet sizdeydi, o zaman ülkenin bu hali ne diye soruyor? Doğruya doğru Cumhurbaşkanı Erdoğan ülkenin ekonomisini uçuracak, ülkede istikrarı sağlayacak vaadiyle getirdiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ekonomi bakanlığında 4 yılda üç kez bakan değişikliğine gitti.

Ne diyecek, Ali Babacan’ın sözleri gerçek dışıdır, gerçeklerle bağlantısı yoktur, gerçekleri yansıtmamaktadır mı diyecek?

Ortalama her sekiz ayda bir ekonomide model değişikliğine gidildi, ekonomi bir türlü dikiş tutmadı, tutmuyor.

20 ayda Merkez Bankası’nda 4 kez başkan değişikliğine gitti.

Alay-ı vala ile binbir vaatlerle getirdikleri hükümet sisteminde başarı hikayesi yazılamadı. Ne dedilerse tersi oldu.

Halk bir Ali Babacan dönemine bakıyor, Ahmet Davutoğlu dönemine bakıyor bir de şimdiki döneme bakıyor ve ortaya çıkan vahim tabloyu görüyor.

Olan biteni ibretle izliyor.

Çekirdek kitlesini kaybetmeye başlayan Erdoğan’ın çıkıp “onlar o makamlara layık oldukları için gelmediler, getirildiler” demesi iyi oldu mu?

Neyi amaçladı bu polemiğe girerek?

AK Partideki oy kaybını önleyeceğini mi düşündü?

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “o sözlerine” verdikleri yanıtı okuyan AK Parti tabanı ne düşünür?

Kime hak verir? Kimi haklı görür?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 48 saati geçen sessizliğini görünce, acaba diyorum Sayın Erdoğan “keşke o sözleri demeseydim” pişmanlığı yaşıyor olabilir mi?

Keşke bu pişmanlığı yaşa da bir daha böyle konuşmalar yapmasa; böyle yani kişileri aşağılayan ve geçeklere uymayan.

***

Bir de Erdoğan’ın “o sözlerinde” Davutoğlu ve Babacan’a yönelttiği “ihanet” suçlaması var.

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın AK Parti’den ayrılmalarının ihanet olduğunu söylüyor. Bu durumda Sayın Erdoğan kendisinin de Fazilet Partisi’ne ve merhum Necmettin Erbakan’a ihanet ettiğini kabul ediyor olmalı!

Bu duruma da bir açıklık getirmesi gerekiyor sanırım.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (51)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.