Anıtlar Kurulu artık sözde bir kurul

Galata Kulesi’nde onaylanmamış projeyle restorasyon yapılmasını KARAR’a değerlendiren restorasyon dünyasının duayen isimlerinden yüksek mimar Acar Avunduk ‘Yapılan restorasyon değil Galata Kulesi’nin mahvıdır. 2002’de bugünkü iktidar ‘Bundan sonra çivi bile çakılsa mutlaka projesi olacak’ dedi, alkışladık, şimdi kendi koydukları kuralı kendileri yıkıyorlar. Anıtlar Kurulu ne yazık ki şu an sözde bir kurul’ dedi.

Anıtlar Kurulu artık sözde bir kurul

SALİHA SULTAN / KARAR

Mülkiyeti 165 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) bulunan Galata Kulesi, ‘Kule-i Zemin Vakfı’ malı olduğu iddiasıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne (VGM) devrinin ardından dört aydır bütün Türkiye’nin gündeminde. Kuleyle ilgili yaşanan bütün tartışmaların ardında ise daha önce Beyoğlu Belediye Başkanı olan Ahmet Misbah Demircan’ın AK Parti’nin üç dönem kuralının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçişi yatıyor. Yoluna Bakan Yardımcısı olarak devam eden Demircan’ın bu geçişinin ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ‘Beyoğlu Kültür Yolu Projesi’ni kamuoyuyla paylaştı, 2019 yerel seçimleri sonucuna göre artık CHP’li bir belediyede olan Galata Kulesi de, ‘Kule-i Zemin Vakfı’ malı olduğu iddiasıyla, Bakanlığın söz konusu projesinde yer almak üzere VGM’ye devredildi. O saatten sonra da İBB ve Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında ipler gerildi.

DUAYENLER KULE-İ ZEMİN VAKFI İDDİASINA ‘UYDURMA’ DEDİ

Devir sürecinde KARAR olarak yaptığımız haberlerde, Galata Kulesi’nin  Bakanlığın iddia ettiği gibi ‘Kule-i Zemin Vakfı’ malı olup olmadığını tarih araştırmacılığımızın ve mimarimizin duayen isimlerine sormuştuk. Necdet Sakaoğlu “Bu konuda en önemli kaynak Osman Ergin’in ‘Mecelle-i Umur-ı Belediyye’ eseridir Galata Kulesi, hendek ve etrafındaki alan vakfa değil, 1856’da İstanbul’un ilk belediyesine tapulanmıştır” bilgisini vermiş, Doğan Kuban ise “Galata Kulesi’nin Kule-i Zemin Vakfı’na kayıtlı olduğu uydurmadır, bu kule ilgili her türlü karar ancak Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından verilebilir” demişti. Devirin hukuksuz olduğunu ileri süren İBB’nin açtığı davalar sürerken, yani kulenin devri henüz tartışmalı durumdayken, Galata Kulesi birkaç gündür de içeriden yansıyan hilti yani daha çok yol yapımında rastladığımız demir matkabı ile yapılan restorasyon görüntüleriyle gündemimize girdi. Türkiye’de infial yaratan olayın ardından VGM ve Bakanlık açıklamalar yaptı, yıkım olmadığını iddia ederek muhdes yani sonradan eklenmiş bölümlere ‘raspa-söküm’ yapıldığını söyledi, hilti görüntülerinden de uygulamayı yapan firmayı sorumlu tuttu. Bu açıklamalara rağmen aykırı bir şekilde yıkılan duvarın aynı gün yine aykırı bir şekilde örülerek, eski haline getirildiği de ertesi gün ortaya çıktı. Son üç dört gün yaşananlarda ortaya çıkan daha endişe verici bir hadise var ki, o da Galata Kulesi’nin restorasyon projesinin henüz Bölge Koruma Kurulu’nda onaylanmadığının belgelenmesine rağmen, kulede restorasyon yapılıyor olması. Belgeye göre proje, hilti ile yıkım yapıldığı gün, 12 Ağustos’ta kurulun gündemine ancak girebilmiş.

ESERLERİ KORUYACAK ÖNEMLİ KURUMLAR ARTIK ‘MEMUR’ MU?

Türkiye’de tarihi eserlerin korunması için şemsiye kurum Kültür ve Turizm Bakanlığı. Anıtlar Yüksek Kurulu, Bölge Koruma Kurulları da bu eserlere bir çivi çakmak isteyenlerin dahi başvurması, onay alması gereken önemli kurumlarımız. Yerel yönetimler de Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlükleri (KUDEB) aracılığıyla bölgelerindeki tarihi eserlerde yapılan çalışmaları denetleme, uygunsuzlukları raporlama ve ilgili kurumlara ulaştırmakla yetkili. Yani bir tarihi eserin korunması birden fazla kurumun sorumluluğunda. Bu bilgiler ışığında Galata Kulesi’ndeki onaysız restorasyon akıllara Bölge Koruma Kurulu, Anıtlar Yüksek Kurulu gibi kurumlar ‘memur’ kuruma mı dönüştü sorusunu getiriyor? KARAR olarak yakından takip etmeye devam ettiğimiz Galata Kulesi restorasyonu özelinde bütün tarihi eserlerimizin geleceğini ilgilendiren bu önemli soruyu yine uzmanlarına sorduk.

YÜKSEK MİMAR ACAR AVUNDUK: RESTORASYON DEĞİL GALATA KULESİNİN MAHVI 

Galata’da şu an yapılanı sade bir vatandaş yapsa derhal dava açılır, 3 ila 5 yıl arası hapisle yargılanır. Bunu yapan ne yazık ki Bakanlık. Ne taraftan tutsanız dökülüyor yapılan iş. Böyle bir restorasyonun projesiz yapılması suç. Bu işin bilim kurulu olması, müdahale edilmesi lazım, bunlar yok. Türkiye’de 2002’ye kadar restorasyonlar projesiz yapılıyordu. Süleymaniye, Selimiye camileri, Topkapı Sarayı dahil. 2002’de bugünkü iktidarın o günlerde takdir ettiğim bir çıkışı oldu “Bundan sonra çivi bile çakılsa mutlaka projesi olacak” dediler. Bu kararı akademi dünyası olarak ayakta alkışladık. Ama şimdi görüyoruz ki yozlaştı, eskisinden de kötü hale geldi. Uygulamada, kendi koydukları kuralı kendileri yıktılar. Hayret edici bir şekilde Galata’da onaylı proje bile yok ve restorasyon başlamış.  Edirne Selimiye projesine 4 yıl emek verdim. Galata gibi bir yapının projesi üç beş ayda hazırlanamaz, en az bir yıllık hazırlık süreci olur. Uygulaması bir iki yıl sürer. Yapılan restorasyon değil Galata Kulesi’nin mahvıdır. Anıtlar Kurulu ne yazık ki sözde bir kurul şu an. Eskiden bağımsız bir kuruluştu. İdarenin aleyhine de olsa doğru kararlar alıyordu. Şimdi, Bakanlık tayin ediyor kurul üyelerini. Onların isteği doğrultusunda karar çıkıyor. Yarın bu dosya önlerine gittiğinde bir karar alamayacak, yapılan işlem düzeltilsin, devam diyecekler. Savcılığa suç duyurusunda bulunabiliyordu eskiden. Doğan Kubanların olduğu kurullarda idarenin aleyhine kararlar çıkmıştır.

SANAT TARİHÇİSİ PROF. DR. ZEYNEP AHUNBAY: KAÇAK KAZI YAPANLAR HİLTİ KULLANIR 

Koruma Kurulu onaylı projesi olmadan tarihi esere dokunmak yasaktır. Ağır cezaya tabi bir suç. Bu kural kültür varlıklarını düşüncesizce müdahalelerden korumak için konuldu. Çünkü proje hazırlanırken sorunlara en uygun çözüm aranıp, bulunarak bir uygulama projesi geliştirilir. Kabataslak, kağıda geçmemiş, kesinleşmemiş düşüncelerle işe girişmek hatalara yol açar. Dolayısıyla yasa bunu engellemiştir. Kamu kuruluşları yasaya saygılı olmak  zorundalar. İyi bir proje olmadan, onay almadan uygulamaya geçilmemeli. Kültür Bakanlığı, VGM, Yerel Yönetimler yaptıkları uygulamalarda kurallara uyarak, sıradan vatandaşa da iyi örnek olmak zorundadır. 

Videoda Galata Kulesi’nin girişinde niçin tahrip edildiği anlaşılamayan bir tarihi duvar görülmekte. Yıkılan kısmın içinde ahşap hatıl yuvaları açığa çıkmıştır. Acaba duvar niçin yıkılıyordu? Niçin Hilti kullanılıyordu? Kaçak kazı yapanlar, define arayanlar bu tür ağır aletler kullanarak hızla sonuca ulaşmak ister, değerli lahitleri, mezarları tahrip ederler. Ortaçağ yapısı olan Galata Kulesinin taşıyıcı sisteminde tehlike yaratacak bir müdahale gerçekleştirildi. 

Kültür varlıklarına dokunan işçilerin, ustaların, mimarların, mühendislerin, yüklenicilerin yaptıkları işin bilincinde olmaları için, önceden eğitim almış olmaları; eğer bu yönde eksiklik varsa eğitilmelerine gerek duyulmaktadır. Şantiyelerin çalışma biçimlerinin, uygulamalarının Kültür Bakanlığı Koruma Kurulu ve yerel yönetim KUDEB uzmanları tarafından daha dikkatle izlenmesi ve denetlenmesi, kültür varlıklarımızın geleceğe güvenle aktarılması için bir zorunluluk.
 

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN