Japonya'da hazır giyimden gıdaya alışveriş kültürünü kökten değiştiren Toshifumi Suzuki yaşamını yitirdi. Seven & i Holdings tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 7-Eleven markasını ülkenin ve dünyanın en büyük perakende güçlerinden biri haline getiren iş insanı, 18 Mayıs'ta 93 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Suzuki, aktif iş yaşamını sonlandırdıktan sonra, milyarlarca dolarlık hacme sahip olan Seven & i Holdings bünyesinde "fahri danışman" olarak tecrübelerini aktarmaya devam ediyordu.
KÜÇÜK BİR DÜKKANDAN KÜRESEL DEVRİME UZANAN YOLCULUK
Toshifumi Suzuki’nin başarı hikayesi, Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrası ekonomik dönüşüm dalgasıyla paralellik gösteriyor. İş dünyasındaki mihenk taşları ise şu şekilde kronolojilendiriliyor:
İlk Adım (1963): Suzuki, kariyerinin dönüm noktası olan perakende şirketi Ito-Yokado’ya katılarak sektöre adım attı.
7-Eleven’ın Doğuşu (1974): ABD menşeili bir konsepti Japon kültürüne entegre etmek amacıyla York Seven (daha sonraki adıyla Seven-Eleven Japan) şirketinin kuruluşuna öncülük etti. Ülkenin ilk modern mahalle marketi, 1974 yılında başkent Tokyo’nun Toyosu bölgesinde kapılarını açtı.
SADECE BİR MARKET DEĞİL, BİR YAŞAM MERKEZİ YARATTI
NTV'nin haberine göre, Suzuki’yi rakiplerinden ayıran ve sektöre "baba" unvanıyla geçmesini sağlayan unsur, marketleri sadece gıda satılan yerler olmaktan çıkarıp birer lojistik ve finans merkezine dönüştürmesi oldu. Suzuki liderliğindeki şirket, perakende dünyasında şu devrimsel yeniliklere imza attı:
POS (Satış Noktası) Teknolojisi: Stok yönetimini ve tüketici eğilimlerini anlık takibe alan veri sistemini sektöre entegre etti.
Finansal Entegrasyon: Marketlerin içine ATM’ler yerleştirerek bankacılık hizmetlerini 24 saate yaydı.
Kamu Hizmetleri: Vatandaşların elektrik, su, doğalgaz gibi fatura ödemelerini mahalle marketlerinden yapabilmesinin önünü açtı.
BİR DÖNEMİN SONU: 2016 KURUMSAL AYRILIK
Yarım asra yakın süre boyunca süpermarketler, restoran zincirleri ve mağazaları tek bir çatı altında toplayan Seven & i Holdings'in kaptan köşkündeki isim olan Suzuki, 2016 yılında radikal bir kararla gündeme gelmişti.
Kendisinin hazırladığı üst düzey personel ve yönetim planının yönetim kurulu tarafından reddedilmesi üzerine, kurumsal etiğe olan bağlılığı nedeniyle Yönetim Kurulu Başkanlığı ve CEO'luk görevlerinden istifa etti. Bu tarihten itibaren şirkette sembolik ve saygın bir lider olarak "fahri danışmanlık" unvanını taşıyan Suzuki, arkasında modern insanın günlük yaşam ritmini belirleyen devasa bir endüstriyel miras bıraktı.
