Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK-AR) Araştırma Merkezi, 3 Kasım 2026 tarihinde yayımladığı bülten verileriyle asgari ücretin yılın ilk 10 ayında enflasyon karşısında net 7 bin 726 TL eridiğini saptadı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan ekim ayı verilerinin ardından hazırlanan çalışma, çalışan kesimin hayat pahalılığı karşısında yaşadığı derin gelir kaybını somutlaştırdı.
Tüketici Fiyat Endeksi kapsamında yıllık enflasyonun yüzde 29,77 ve aylık artışın yüzde 2,58 seviyesinde gerçekleştiği dönemde, yılbaşından bu yana biriken fiyat artışı yüzde 27,52 oranına ulaştı.
Yıllık ortalama enflasyonun yüzde 31,23 olarak hesaplanması, hayat pahalılığının yoksul halk kesimleri üzerinde yakıcı bir sorun olarak gücünü koruduğunu belgeledi.
DİSK-AR, enflasyonun artış hızındaki yavaşlamanın fiyatların gerilediği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.

10 AYDA ASGARİ ÜCRETİN 7 BİN 726 TL'Sİ BUHARLAŞTI
Yüksek enflasyonun doğrudan işçilerin ve dar gelirlilerin satın alma gücünü zayıflattığına işaret edilen raporda, ücret erimesinin boyutları sıralandı.
2026 yılının ilk 10 aylık periyodunda asgari ücretin satın alma gücündeki kayıp tam 7 bin 726 TL olarak belirlendi.
Raporda yer alan temel enflasyon ve harcama grubu göstergeleri şu şekilde sıralandı:
— Yıllık tüketici enflasyonu: Yüzde 29,77
— Aylık tüketici enflasyonu: Yüzde 2,58
— 10 aylık birikimli fiyat artışı: Yüzde 27,52
— Yıllık ortalama enflasyon oranı: Yüzde 31,23
— Gıda fiyatlarındaki yıllık artış: Yüzde 27,73
— Eğitim grubundaki yıllık fiyat artışı: Yüzde 48,86
— Giyim ve ayakkabıda aylık fiyat artışı: Yüzde 12,58
— Gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık artış: Yüzde 3,50
GIDA HARCAMALARI 2005'TEN BU YANA 55 KAT ARTTI
Bültende, 2005 yılından bu yana geçen zaman diliminde temel tüketim kalemlerindeki tarihi yükseliş dikkat çekici oranlarla kayda geçirildi.
Genel fiyat seviyesinin 2005 yılına kıyasla 37,2 katına çıktığı Türkiye'de, temel beslenme ürünlerini kapsayan gıda fiyatları 55,1 katına fırladı.
Ekim 2026 itibarıyla yıllık bazda en yüksek fiyat artışının yaşandığı harcama grubu yüzde 48,86 ile eğitim oldu.
Aylık bazdaki fiyat hareketlerinde ise giyim ve ayakkabı harcamaları yüzde 12,58, gıda ve alkolsüz içecekler kalemi ise yüzde 3,50 oranında yükseliş gösterdi.
DİSK-AR, gelir grupları arasındaki derin uçuruma dikkat çekerek enflasyonun toplumun farklı kesimleri üzerindeki yükünün asla eşit olmadığını aktardı.
En yüksek gelirli yüzde 20'lik kesim toplam gelirin yüzde 48'ini alırken harcamalarının yalnızca yüzde 12,4'ünü gıdaya tahsis ediyor.
Buna karşılık toplam gelirin sadece yüzde 6,4'ünü alabilen en yoksul yüzde 20'lik kesim, kısıtlı bütçesinin yüzde 29,2'sini gıda harcamalarına ayırmak zorunda kalıyor.
Türkiye, 5 yıldaki yüzde 752'lik gıda enflasyonuyla Avrupa'nın açık ara zirvesinde
DAR GELİRLİ, KİRA VE KONUT İÇİN GIDADAN KISIYOR
TÜİK tarafından hazırlanan Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırması'nın 2023 ve 2025 yılı sonuçlarına yer verilen bültende, artan kira ve konut maliyetlerinin yoksul haneleri mutfaktan kısmaya mecbur bıraktığı ifade edildi.
Raporda, dar gelirli ailelerin barınma mecburiyeti karşısında yaşadığı güçlük belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
"En düşük yüzde 20'lik gelir grubunda hanehalkının ortalama gıda harcamasının payının (en fazla bütçe ayrılan kategori olmakla birlikte) son iki yılda yüzde 36'dan yüzde 29,2'ye gerilediği görülmektedir.
Bu gelir grubunun bütçesinden ayırdığı paydaki belirgin artışlar ise konut ve kira olmaktadır.
Konut ve kiradaki fiyat artışları ile buralardan bütçelerinde kesintiye gidemeyen en düşük gelir grubu hanelerinin, temel ihtiyaç olan gıdaya ayırdıkları payda yaklaşık 7 puanlık bir gerileme yaşanmıştır.
Bu, yüzde 20'lik en yoksul grubun var olan gelirle haneyi geçindirmekteki zorluğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Düşük gelir grupları daha düşük bütçeye sahip oldukları için ve bütçenin çok önemli bir bölümünü kira ve konuta harcadıkları için kalan gelirleri ile geçinmeleri çok daha zor olmaktadır.
Giderek gıdaya daha az pay kalmaktadır.
Yüksek fiyat artışları düşük gelir gruplarında daha şiddetli bir geçim sıkıntısı yaratmaktadır."
TÜİK, YARGI KARARINA RAĞMEN FİYAT LİSTESİNİ GİZLİYOR
DİSK-AR bülteninin son bölümünde, enflasyon hesaplamalarının güvenilirliği ve resmi verilerin şeffaflığı konusundaki tartışmalar ele alındı.
TÜİK'in Haziran 2022 tarihinden bu yana madde sepeti fiyat listesini kamuoyuna açıklamadığı hatırlatıldı.
Kesinleşmiş yargı kararına karşın söz konusu listenin açıklanmasından kaçınılması bültende sert ifadelerle eleştirildi.
Açıklamada, verilerin şeffaf biçimde paylaşılmamasının resmi enflasyon verilerine ilişkin soru işaretlerini büyüttüğü kaydedildi.
Mutfaktaki korkunç fatura: 5 yıl önceki aynı market sepeti bugün 22 kat pahalıya doluyor
