Amerika Birleşik Devletleri’nin 28 Şubat tarihinde İran’a karşı başlattığı savaş, Washington için hızla sonu görünmeyen, kanlı ve maliyetli bir batağa dönüştü. Kongre’ye sunulan ve basına sızan raporlar, ABD ordusunun hem ekonomik hem de stratejik olarak Orta Doğu kumlarına nasıl saplandığını çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. CENTCOM verilerine göre, savaşın faturası eylül başı itibarıyla 43,6 milyar dolara ulaştı. Ancak asıl skandal, Pentagon’un hayatını kaybeden askerlerin gerçek sayısını saklaması oldu.
Savunma Bakanlığı’nın kamuya açık verilerinde savaşta ölen asker sayısı 18, yaralı sayısı 830 civarında gösteriliyor. Ancak iç yazışmalar ve yetkililerin itirafları, ölü sayısının en az 23 olduğunu, ayrıca üç sözleşmeli personelin de öldüğünü kanıtlıyor. Pentagon’un kayıp sisteminde oynama yaparak bazı ölümleri farklı kategoriler altında göstermesi Kongre’de infial yarattı. Demokrat vekiller, ölümlerin karartılmasını engellemek için yasa hazırlığına girişti. İran füzelerinin hedefi olan Körfez’deki ABD üslerinde yaşanan ve 820’den fazla askeri etkileyen travmatik beyin hasarı vakaları ise skandalın diğer yüzü. Finansal kayıplar ABD’nin küresel askeri gücünü sarsacak boyutta. 43,6 milyar dolarlık faturanın yüzde altmışı doğrudan füzelere harcandı. 28,1 milyar dolarlık cephane buharlaşırken, Patriot hava savunma füzeleri gibi kritik silahların küresel stokları tükendi. Bu durum, Amerikan ordusunun Asya ve Avrupa’daki olası tehditlere karşı zafiyet yaşamasına yol açıyor. Komutanlar, Savunma Bakanı Pete Hegseth’i bu tehlikeye karşı uyarıyor. Kongre Bütçe Ofisi’nin, tükenen silah stoklarını yerine koymanın beş yıl süreceği uyarısı ve savaşın her ay üç milyar dolar yutacağı gerçeği, ABD’nin çıkmazının en net özeti. Tüm bu tabloya, İran saldırılarında yerle bir olan Manama’daki donanma üssü gibi tesislerin hasarı dahil bile değil. Trump yönetiminin bu savaş için 70 milyar dolarlık yeni acil ek bütçe talep etmesi, bu dev bataklığın daha da derinleşeceğini kanıtlıyor.
