Türkiye'nin dijital dönüşüm mimarı Türk Telekom, dışa bağımlılığı azaltan milli teknoloji hamlesinde yeni bir küresel başarıya imza attı. Şirketin grup kuruluşu Argela ile birlikte geliştirdiği ve yazılım tabanlı genişbant erişim çözümü (SEBA) olarak adlandırılan Netsia BB Suite, 1,5 milyonu aşkın haneye ulaştı. Donanım kısıtlamalarını ortadan kaldıran, açık kaynak kodlu ve bulut tabanlı bu milli teknoloji, alanında dünyanın en büyük canlı SEBA uygulaması unvanını kazanarak Türk mühendisliğinin küresel telekomünikasyon standartlarındaki ağırlığını pekiştirdi.
DÜNYANIN EN BÜYÜK CANLI SEBA UYGULAMASI OLDU
Fiber altyapıların dönüşümünde sürdürülebilirlik ve yüksek maliyet avantajı sağlayan Netsia BB Suite, operatörleri tek bir donanım üreticisine bağımlı kalmaktan kurtarıyor. Bulut bilişim mimarisi üzerinde sanal sunucularda çalışan sistem, farklı üreticilere ait şebeke cihazlarının aynı platformda kusursuz bir uyumla çalışmasına zemin hazırlıyor. Gelişmiş yazılım tabanlı yapısı sayesinde yeni dijital servislerin sahada devreye alınma süresini önemli ölçüde kısaltan çözüm, telekomünikasyon sektörünün dünyadaki en prestijli organizasyonlarından biri olan NetworkX Awards 2025’te "Multi Gigabit Fiber Erişimde Üstün İnovasyon" kategorisinde dünya birinciliği kazanarak yenilikçi liderliğini tescillemişti.
EBUBEKİR ŞAHİN: KÜRESEL STANDARTLARI BELİRLEYEN GÜÇ OLDUK
Argela’nın İzmir Teknoloji Merkezi’nde görev yapan mühendislik ekibini ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Türkiye'yi teknoloji tüketen bir pazar konumundan çıkarıp küresel ölçekte teknoloji ihraç eden bir üsse dönüştürme kararlılığını vurguladı. Şahin, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
"Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Yerli imkanlarla geliştirdiğimiz SEBA tabanlı Netsia BB Suite çözümümüzün 1,5 milyon haneyi aşması, Türk mühendisliğinin dünya telekomünikasyon ekosisteminde ulaştığı üstün seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, Türkiye’nin geleceğine yaptığımız istikrarlı yatırımların ve milli mühendislik gücümüzün en büyük kanıtı. Son iki yıldır milli patent başvurusunda liderliğimiz sürerken, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde sahip olduğumuz 70’in üzerindeki uluslararası patentle yerli Ar-Ge gücümüzü küresel ölçekte tescilledik. SEBA Netsia BB Suite, RIC ve uydu bağımsız 5G senkronizasyonu gibi yerli çözümlerimizle dışa bağımlılığı azaltıyor, kendi kendine yeten bir Türkiye vizyonuyla milli teknoloji hamlemizi dünya pazarlarında gururla temsil etmeyi sürdürüyoruz. Ülkemizin teknoloji üreten ve ihraç eden bir güç olma yolculuğunda teknoloji birikimimiz ve mühendislik kabiliyetimizle öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz."

2030 FİBER VİZYONU VE YERLİ AR-GE'NİN STRATEJİK ROLÜ
Ayrıştırılmış (disaggregated) şebeke yaklaşımıyla küresel telekomünikasyon altyapılarına yön veren Netsia BB Suite, Türk Telekom’un 2030 hedefleri doğrultusunda hem yeni tesis edilen fiber hatlarda hem de mevcut şebekelerin modernizasyonunda stratejik bir görev üstleniyor. Operatörlere esnek yatırım imkânı ve operasyonel maliyet optimizasyonu kazandıran yerli platformun kapsama alanının, önümüzdeki süreçte hayata geçirilecek yeni yatırımlarla çok daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.
İZMİR'DE GENÇ MÜHENDİSLER VE AKADEMİ İŞ BİRLİĞİ
Elde edilen küresel başarının arkasında ise Argela’nın İzmir Teknoloji Merkezi’nde görev yapan genç ve dinamik Türk mühendis kadrosu bulunuyor. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ile yürütülen kapsamlı üniversite-sanayi iş birliği, yerli telekomünikasyon teknolojilerinin akademik birikimle harmanlanmasına olanak tanıyor. Genç yeteneklere sunulan staj ve istihdam olanaklarıyla güçlendirilen İzmir merkezinde; yazılım geliştirme, sistem entegrasyonu, doğrulama protokolleri ve 5G ötesi yeni nesil iletişim teknolojileri aralıksız bir çalışma temposuyla sahaya hazırlanıyor.
