CHP’li Nazlıaka’dan “Aile ve Nüfus 10 Yılı” genelgesine tepki: 'Aileyi güçlendirmek istiyorsanız yoksulluğu bitirin'

CHP’li Nazlıaka’dan “Aile ve Nüfus 10 Yılı” genelgesine tepki: 'Aileyi güçlendirmek istiyorsanız yoksulluğu bitirin'

CHP'li Aylin Nazlıaka, Erdoğan tarafından açıklanan “Aile ve Nüfus 10 Yılı” genelgesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, aileyi güçlendirme hedefinin ancak yoksulluk, adalet, kadın ve çocuk hakları alanlarında somut adımlar atılmasıyla mümkün olabileceğini belirtti. Nazlıaka, “Eğer gerçekten aileyi güçlendirmek istiyorsanız önce yoksulluğu bitirin, önce adaleti sağlayın, önce kadınları koruyun, önce çocukları koruyun.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Aile ve Sosyal Politikalar Başkanı Aylin Nazlıaka, yazılı açıklamasında “Aile ve Nüfus 10 Yılı” genelgesini değerlendirdi. Nazlıaka, söz konusu genelgenin iktidarın göreve geldiği dönemde hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Açıklamasında nüfus politikalarına da değinen Nazlıaka, “Nüfusu artırmak istiyorsanız, önce insanı yaşatın. Güçlü aile, çok çocukla değil, güvende çocukla olur. Aileyi büyüten rakamlar değil, haklardır” ifadelerini kullandı.

Nazlıaka, Türkiye’de doğurganlık oranlarının düşmesi ve evlilik yaşının yükselmesinin bireysel tercihlerden ziyade ekonomik koşullarla bağlantılı olduğunu belirtti. Açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:

"Türkiye’de doğurganlık oranlarının düşmesi ya da evlilik yaşının yükselmesi bir 'tercih' değil; derinleşen ekonomik kriz, işsizlik, güvencesizlik ve geleceksizlik hissinin doğal sonucudur. Genelgede gençlerin evliliğe teşvik edilmesinden söz edilmekte, ancak gençlerin neden evlenemediğine dair tek bir somut tespit bulunmamaktadır"

KADINI KULUÇKA MAKİNESİ GİBİ GÖREN YAKLAŞIMLAR ELEŞTİRİSİ

Genelgede doğum oranlarına yapılan vurguya eleştiri getiren Nazlıaka, kadınların bireysel haklarının ve çalışma hayatındaki sorunlarının yeterince ele alınmadığını ifade etti:

"Kadını 'kuluçka makinası' gibi gören bu yaklaşım, kadınların birey olarak haklarını, istihdama katılımını ve özgürlüklerini geri plana itmektedir. Genelgede 'doğurganlık oranlarının artırılması' hedefi açıkça ifade edilmesine rağmen, kadınların çalışma hayatında karşılaştığı eşitsizlikler, kreş eksikliği, bakım yükünün adaletsiz dağılımı gibi temel sorunlara somut çözümler sunulmamaktadır."

'İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ YENİDEN İMZALAYIN'

Nazlıaka, çocukların temel haklara erişiminde yaşanan sorunlara da dikkat çekti. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye’de kadınlar çocuklarının gözü önünde şiddet görüyor, katlediliyor. Bu gerçek ortadayken aileyi büyütmekten bahsetmek samimiyetsizdir. Önce kadını koruyacaksınız. Geçen hafta Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye’ye açık çağrı yaptı; 'İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden imzalayın.' Genelgede uluslararası uygulamalara atıf yapılmış. O halde önce bu çağrıyı dikkate alsınlar.

'KADINI BİREY OLARAK DEĞİL DOĞURGANLIK ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİYORSUNUZ'

Bugün ülkemizde çocuklar en temel haklarına bile erişemiyor. Barınma, sağlıklı beslenme, nitelikli eğitim, sağlık hizmetlerine erişim sorunları var. Okullarda hâlâ ücretsiz bir öğün bile verilmiyor. Çocuklar okulda açlıktan bayılıyor. İktidar bu tabloyu görmeden hangi 'sağlıklı nesilden' söz ediyor? Genelge kırsal nüfus dengesinden bahsediyor. Hangi kırsal nüfus? Tarımı bitirdiler. Hayvancılığı bitirdiler. Köylüyü toprağından kopardılar. Planlı tarım yerine maden politikalarıyla kırsalı boşalttılar. Toprağını savunan köylüye baskı uyguladılar. Esra Işık tutukluyken hangi kırsal kalkınmadan söz ediyorlar? Genelgede bakım ekonomisinden de bahsedilmiş. Türkiye’de bakım yükü kadınların sırtında. Ücretsiz emekle ayakta duran bir sistem var. Kadınları sigortalamadan, sosyal güvence sağlamadan, emeklilik hakkı vermeden hangi bakım politikasını anlatıyorlar? Bu genelge, kadını birey olarak değil, doğurganlık üzerinden tanımlayan bir anlayışın ürünüdür."

'AİLEYİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN YOKSULLUĞU BİTİRİN'

Nazlıaka, açıklamasının devamında hükümete yönelik çağrıda bulundu:

"Biz bu anlayışı kabul etmiyoruz. Eğer gerçekten aileyi güçlendirmek istiyorsanız; önce yoksulluğu bitirin, önce adaleti sağlayın, önce kadınları koruyun, önce çocukları koruyun. İktidara açık bir çağrı yapıyoruz; Milli Aile Haftası ilan etmek yerine, kadına yönelik şiddetle mücadele haftası ilan edin. Çocuk işçiliğiyle mücadele haftası ilan edin. Ayrıca bu tür kapsamlı bir toplumsal dönüşüm hedefinin bir genelge ile yürürlüğe konulması ve yasama organını devre dışı bırakması kabul edilemez. Böylesine önemli bir konu, toplumsal mutabakatla, Meclis’te tartışılarak ve bilimsel veriler ışığında ele alınmalıdır."

Nazlıaka, genelgede yer alan “iş birliği” ve “veri temelli analiz” ifadelerine rağmen bu süreçlerin nasıl işletileceğine dair net mekanizmaların tanımlanmadığını belirtti:

"Son olarak, 'iş birliği' ve 'veri temelli analiz' gibi ifadeler metinde yer alsa da bu süreçlerin nasıl işletileceğine dair hiçbir şeffaflık ve denetim mekanizması tanımlanmamıştır. Bu da genelgenin uygulamada keyfi olacağını bir kez daha gösteriyor. Özetle bu genelge, yoksulluğu, güvencesizliği ve eşitsizliği çözmeden nüfusu artırmaya çalışan, kadınları birey değil, 'doğurganlık unsuru' olarak gören ve demokratik süreçleri dışlayan bir anlayışın ürünüdür."

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN