Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla yüz binlerce genç için üniversite hayatı başlarken, Türkiye'deki akademik kurumlar tüm başarılı öğrenciler açısından tek seçenek olma özelliğini yitiriyor.
Yabancı dil ağırlıklı köklü liseler başta olmak üzere başarı sıralamasında zirvede yer alan kurumlardan mezun olan gençler, Türkiye'deki üniversite sınavına girseler dahi lisans eğitimleri için doğrudan yurt dışındaki üniversiteleri seçiyor.
Merkezi bir başvuru istatistiği tutulmasa da yabancı kampüslere yönelik bu göç dalgası, Türkiye'nin en parlak beyinlerinin geleceğini sınırların ötesinde aradığını ortaya koyuyor.
Türkiye'nin en zor bölümünü bitirdi ama kendi alanında çıkış bulamayınca canına kıydı
ALMANYA VE HOLLANDA'DA TÜRK ÖĞRENCİ SAYISI REKOR SEVİYEDE
Deutsche Welle Türkçe'de yer alan habere göre, Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD) tarafından yayımlanan Temmuz 2026 tarihli Türkiye ülke bilgi notu, yurt dışında yükseköğrenim gören Türkiye kaynaklı öğrenci sayısının 66 bin 914 seviyesine ulaştığını belgeliyor.
Türk öğrencilerin en fazla rağbet gösterdiği ülkeler sıralamasında Almanya başı çekerken, bu ülkeyi sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Ukrayna ve Azerbaycan takip ediyor.
DAAD ile Alman Yükseköğretim ve Bilim Araştırmaları Merkezi (DZHW) ortak verilerine göre, 2023-2024 kış döneminde 18 bin 84 olan Almanya'daki Türk öğrenci sayısı, 2024-2025 döneminde yüzde 16 oranında artışla 20 bin 900 düzeyine ulaştı.
Bu sıçramayla Türkiye; Hindistan ve Çin'in peşinden Almanya'daki uluslararası öğrenci mevcudunda en büyük üçüncü kaynak ülke konumuna yerleşiyor.
HOLLANDA'YA GİDEN TÜRK ÖĞRENCİLERİN SAYISI KESİNTİSİZ BÜYÜYOR
Benzer bir hareketlilik Hollanda sınırları içinde de yaşanıyor.
Hollanda'nın eğitimde uluslararasılaşma kuruluşu Nuffic verileri, Türkiye'den gelen öğrenci sayısının 2015-2016 akademik yılından itibaren kesintisiz tırmandığını gösteriyor.
Hollanda'daki Türkiye kaynaklı öğrenci sayısı son dönemde 3 bin 938'e ulaşırken, Türkiye en çok öğrenci gönderen ülkeler listesinde 13. sıradan 11. sıraya yükseliyor.
Bir önceki akademik yılda yüzde 25,8 ile en yüksek göreli artış oranını yakalayan Türkiye kökenli yeni kayıtlar, 2025-2026 döneminde de yüzde 11,7 artış kaydediyor.
Kendi hayatını kurmak hayal oldu: Gençler 30 yaşını geçmesine rağmen aile evinden çıkamıyor
YURT DIŞINDA EĞİTİM ARTIK KÜRESEL BİR ENDÜSTRİYE DÖNÜŞÜYOR
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi ve Infakto RW ortağı Prof. Dr. Emre Erdoğan, yurt dışındaki üniversitelere yönelimin Alman Lisesi, Avusturya Lisesi ve İstanbul Erkek Lisesi gibi köklü eğitim kurumlarında son derece belirginleştiğini vurguluyor.
Bazı ailelerin çocuklarını lise tercihi aşamasında yurt dışı hedefiyle bu kurumlara yerleştirdiğini hatırlatarak, sürecin artık profesyonel bir endüstri haline geldiğine dikkat çekiyor.
Hedef ülkelerin parlak beyinleri çekmek için yürüttüğü kabul politikalarının Türkiye'deki taleple buluştuğunu aktaran Prof. Dr. Emre Erdoğan, lise mezunlarının doğrudan yurt dışına gitmesine dair kapsamlı resmi bir istatistiğin bulunmadığını ancak nitelikli okullardaki yoğunluğun hayati bir alarm verdiğini belirtiyor.
GENÇLERİN GİTME İSTEĞİ İLE GİDEBİLME İMKANI ARASINDA UÇURUM VAR
Gençlerin sınır ötesi arayışını değerlendiren Habitat Derneği ile Infakto RW ortaklığında hazırlanan 'Türkiye'de Gençlerin İyi Olma Hali Araştırması' 2025 raporu, çarpıcı göstergeler sunuyor.
Araştırma sonuçlarına göre başka bir ülkeye yerleşmek isteyen gençlerin oranı 2023 yılında yüzde 43,3 iken 2025 yılında yüzde 27,8 seviyesine geriliyor.
Eğitimini yabancı bir ülkede sürdürmeyi amaçlayanların oranı da aynı dönemde yüzde 28,3'ten yüzde 20,4'e iniş gösteriyor.
Ancak meseleye sadece öğrenciler penceresinden bakıldığında oranlar fırlıyor; öğrencilerin yüzde 39,9'u eğitimini başka bir ülkede sürdürmek istediğini, yüzde 40,6'sı ise başka bir ülkeye yerleşmeyi planladığını aktarıyor.
Gençler mutsuz, yaşlılar mutlu: Türkiye'nin çarpıcı tablosu
YÜKSEK MALİYETLER VE VİZE ENGELLERİ GENÇLERİN ÖNÜNÜ KESİYOR
Genel genç nüfustaki yurt dışına gitme isteğindeki düşüşün bir vazgeçiş değil, imkanların tükenmesi anlamına geldiğini ifade eden Prof. Dr. Emre Erdoğan, konuyu şu sözlerle özetledi:
"Gitmek isteyen ve gidebilen arasında çok ciddi bir fark var."
Yurt dışında yaşam maliyetlerinin katlanması, döviz baskısı ve kabul koşullarının zorlaşmasının gençleri kısıtladığını dile getirerek, yabancı bir ülkeye gidebilmenin aynı zamanda dil bilgisi, kültürel sermaye ve ekonomik güç gerektiren bir durum olduğunu şu cümleyle ifade etti:
"Gitmek isteyen herkes de gidemiyor."
İŞ BULMA ÜMİDİNİ YİTİREN GENÇLER ÇAREYİ SINIR DIŞINDA ARIYOR
Yabancı bir ülkeye göç etme motivasyonlarının başında istihdam arayışı geliyor.
Yerleşmek isteyen gençlerin yüzde 68,8'i daha iyi iş imkanlarını birinci gerekçe olarak gösterirken, yüzde 35,3'ü ise eğitim kalitesini öne sürüyor.
Gelecek görememe, ekonomik şartlar ve yaşam standardı kaybı da kararı hızlandırıyor.
Gençlerin iş piyasasına bakışı da karamsarlık içeriyor; gençlerin yüzde 72'si iş aradığı takdirde kolayca iş bulamayacağını düşünüyor.
Bu endişe, fiilen iş arayan genç kesimde yüzde 94 seviyesine kadar ulaşıyor.
Memurlar emekli olamıyor, gençler işsiz: Bu ülkenin geleceği bu mu?
KÜRESEL GÖÇ YARIŞINDA BEYİN AVCILIĞI POLİTİKALARI HIZLANDI
Uluslararası öğrenci hareketliliği tüm dünyada yükselen bir grafik çiziyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 2025 yılında yayımlanan verilere göre, üye ülkelerdeki toplam yükseköğretim kitlesi içinde uluslararası öğrencilerin payı 2018'deki yüzde 6 seviyesinden 2023 yılında yüzde 7,4 düzeyine çıkıyor.
Yükseköğretim kurumları bu sayede gelişmiş ekonomilerin nitelikli iş gücü temin etmesinde stratejik bir kaldıraç işlevi görüyor.
Prof. Dr. Emre Erdoğan, liseden itibaren yurt dışına odaklananlar ile Türkiye'deki şartlar nedeniyle sonradan gidenlerin ayrılması gerektiğini, ikinci grubun geri dönme ihtimalinin daha güçlü olduğunu dile getiriyor.
TÜRKİYE'DEKİ ÖZEL ÜNİVERSİTE MASRAFI AVRUPA HARCAMASINI AŞIYOR
Türkiye'deki vakıf üniversitesi ücretleri ile İstanbul'daki yüksek barınma ve yaşam giderleri, aileleri doğrudan Avrupa seçeneklerine yöneltiyor.
Türkiye'de bir vakıf üniversitesine harcanacak bütçeyle Avrupa'nın birçok merkezinde eğitim alınabildiğini belirten Prof. Dr. Emre Erdoğan, "Türkiye'deki üniversite eğitiminin kredisi düştü" tespitini paylaştı.
Eğitim kalitesi, yaşam maliyeti ve gelecek beklentisinin birleşimi göçü tetiklerken, eğitim amacıyla başlayan bu yolculuk mezuniyetin ardından kalıcı göçe dönüşerek ülkenin insan kaynağında onarılmaz gedikler açıyor.
Her 10 gençten 7'si gitmek istiyor: Umut tükenmedi ancak rota yurt dışına döndü
TÜİK BEYİN GÖÇÜ VERİLERİ ACI TABLOYU GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan 2024 yükseköğretim beyin göçü istatistikleri, nitelikli mezun kaybının boyutunu net biçimde kanıtlıyor.
Lisans mezunlarının genel beyin göçü oranı yüzde 2 düzeyinde seyrederken, vakıf üniversitelerinden tam burs alarak mezun olan parlak öğrencilerde bu oran yüzde 8,3 seviyesine tırmanış kaydediyor.
Bölümler bazındaki dağılım incelendiğinde ise moleküler biyoloji ve genetik mezunlarının yüzde 15'i, işletme mühendislerinin yüzde 10,8'i, elektronik mühendislerinin yüzde 9,6'sı, matematik mühendislerinin yüzde 9,5'i ve biyomühendislerin yüzde 9,4'ü kariyerini yurt dışına taşıyor.
YABANCI DİLLE EĞİTİM ALAN DİPLOMALILAR BATILI ÜLKELERE GİDİYOR
Mezunların eğitim aldıkları yabancı dil de göç eğiliminde doğrudan rol oynuyor.
Fransızca eğitim veren programlardan mezun olanlarda beyin göçü yüzde 9,9, İngilizce eğitim mezunlarında yüzde 6,2, Almanca eğitim mezunlarında ise yüzde 5,9 oranında gerçekleşiyor.
Yurt dışına yerleşen lisans mezunlarının en çok tercih ettiği ülkelerin başında ABD ve Almanya geliyor.
Bu iki ülkeyi İngiltere, Hollanda ve Kanada izliyor.
KAMU KAYNAĞIYLA YETİŞEN YARATICI BEYİNLER TEK TEK KAYBEDİLİYOR
Gidenlerin salt sayısına değil, sahip oldukları niteliğe odaklanılması gerektiğini savunan Prof. Dr. Emre Erdoğan, tablonun vahametini şu çarpıcı cümlelerle aktarıyor:
"Buradaki kaybınız mühendis kaybı değil.
Yaratıcı insanları kaybediyorsunuz büyük oranda.
Sermayesi, kültürel sermayesi, sosyal sermayesi yüksek insanları kaybetmeye başlıyorsunuz."
İstanbul Erkek Lisesi ve Galatasaray Lisesi gibi seçkin devlet okullarındaki öğrencilerin kamu kaynaklarıyla okutulduğuna işaret ederek, "Bu çocukları biz yetiştiriyoruz. İyi bir yaşam sürebilmeleri için bu eğitimi alamayan insanların cebinden para çıkıyor" uyarısında bulundu.
PARASI OLAN AİLELER ÇOCUKLARINA DAHA İYİ BİR GELECEK ALIYOR
Mevcut istatistiki ölçümlerin liseden hemen sonra doğrudan yurt dışına gidenleri kapsamadığını hatırlatan Prof. Dr. Emre Erdoğan, Türkiye'deki eğitim sisteminin nitelik sorunlarının bu kaçışı beslediğini vurguladı.
Yurt dışı kapılarını aralayan imkanlara erişimin toplum içinde adil dağılmadığına parmak basan uzman isim, durumu şu kesin tespitle noktaladı:
"Parayla daha iyi bir eğitim ve daha iyi bir gelecek satın alabiliyorsunuz."
Kağıt üstündeki tek haneli hayaller, sokaktaki 10 milyonluk işsiz ordusunu saklayamıyor

