Kandilli kötü haberi verdi: İstanbul’da kar yağışını unutun

Kandilli kötü haberi verdi: İstanbul’da kar yağışını unutun

İstanbul’da artan betonlaşma kent ısı adası etkisini güçlendirerek sıcaklıkları yükseltiyor ve ani, şiddetli yağışları artırıyor. Uzmanlara göre yüksek katlı yapılaşma ve azalan yeşil alanlar ısıyı hapsediyor, hava dolaşımını zayıflatıyor. Bu durum konvektif hareketleri artırarak kısa süreli sağanakları sıklaştırıyor, kar yağışını azaltıyor.

İstanbul’da hızlanan yapılaşma ve artan beton yüzeyler, kentin mikro iklimini doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre, beton ve asfaltın yaygınlaşmasıyla birlikte oluşan “kent ısı adası” etkisi hem sıcaklıkları yükseltiyor hem de ani ve şiddetli yağışların daha sık görülmesine zemin hazırlıyor.

Son yıllarda özellikle yüksek katlı yapılaşmanın arttığı bölgelerde, güneşten gelen ısının yüzeylerde daha fazla tutulması dikkat çekiyor. Yeşil alanların azalması bu ısının dengelenmesini zorlaştırırken, kent merkezlerinde sıcaklıkların çevre bölgelere göre belirgin şekilde yükselmesine neden oluyor. Uzmanlar, yoğun yapılaşmanın hava akımlarını keserek sıcak havanın şehir içinde hapsolduğuna işaret ediyor.

“ISI ADASI KENT MERKEZLERİNDE DAHA BELİRGİN”

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı’nda görevli meteoroloji mühendisi Adil Tek, İstanbul’da kent ısı adasının artık çok daha belirgin hale geldiğini söyledi. Tek, şehirleşmenin özellikle dikey yapılaşma üzerinden etkisini artırdığını belirterek, “İstanbul’da yapılaşma fazlalaştı ve özellikle de binaların dikey yükselmesi gelen güneş ışınlarını üzerinde çok daha fazla biriktiriyor. Özellikle kent merkezinin yoğun olduğu yerlerde bu ısı adası daha fazlalaşıyor.” dedi.

Yoğun yapılaşmanın olduğu bölgelerde yeşil alanların azalmasının da etkili olduğunu vurgulayan Tek, şehir merkezlerinde sıcaklık artışının çevreye göre çok daha yüksek seviyelere ulaştığını, sıcaklık farkının yer yer 3 dereceye kadar çıkabildiğini kaydetti. Bu etkinin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmadığını ifade eden Tek, şehir merkezinde oluşan sıcaklığın çevreye yayılarak İstanbul genelinde hissedilen bir değişime yol açtığını dile getirdi.

Tek, özellikle Avrupa Yakası’nda yoğun yapılaşmanın bulunduğu ilçelerde ısı adasının daha güçlü hissedildiğini belirterek, “Avrupa Yakası’nda yine Esenler, Bağcılar, Güngören ve Bahçelievler gibi ilçelerde ısı yükünün ağırlığı ve oradaki faaliyetlerin fazlalığı, binaların yoğun olması, yeşil alanların az olması, buradaki ısı adasını daha da kuvvetlendiriyor.” diye konuştu.

“KISA SÜRELİ KONVEKTİF YAĞIŞLARI ARTIRIYOR”

Kent ısı adasının yalnızca sıcaklık artışıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Tek, bu durumun atmosferik süreçleri de değiştirdiğini belirtti. Betonlaşmanın şehir içi hava sirkülasyonunu zayıflattığını, ancak İstanbul Boğazı’nın oluşturduğu doğal hava koridorunun bu etkiyi kısmen dengelediğini söyledi.

Tek, “Kent ısı adası sadece sıcaklığı artıran bir şey değildir. Aynı zamanda yerel dolaşımı da değiştiriyor ve bu bir atmosferik etkidir. Şehir yüzeyi daha çok ısındığında, şehrin alt seviyesindeki hava atmosferinin yukarı seviyelerine doğru daha hızlı şekilde yürüyor. Eğer burada nem de mevcutsa bu sefer konvektif hareketler kuvvetleniyor ve yağışlar daha da güçleniyor, yukarıya doğru atmosferik ısı akışları daha da kuvvetlenmiş oluyor.” ifadelerini kullandı.

Karadeniz üzerinden gelen nemli havanın bu etkiyi artırdığına dikkat çeken Tek, “Poyraz, karayel ve yıldız gibi kuzeyli rüzgarlar Karadeniz üzerinden nemli havayı getiriyor. Bu da şehirdeki ısı adasıyla birleştiğinde kuvvetli konvektif yağışları oluşturuyor.” dedi.

KAR YAĞIŞI AZALIYOR, SAĞANAKLAR SERTLEŞİYOR

Isı adasının yağış türünü de etkilediğini belirten Tek, İstanbul’da kar yağışının azalmasında bu etkinin rol oynadığını söyledi. Tek, “İstanbul’da ısı adası etkisi konvektif yağışların miktarını artırıyor. Isı adası aslında normalde düşük, zayıf yağışları azaltıyor, hatta zaman zaman hiç düşmemesine sebep oluyor. İstanbul’daki kar yağışlarının azalmasının sebeplerinden bir tanesi de ısı adası diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Zayıf sistemlerin şehir içinde etkisini kaybettiğini, ancak güçlü sistemlerin ani ve yoğun yağışlara dönüştüğünü belirten Tek, özellikle yaz aylarında kısa süreli ancak şiddetli sağanakların arttığını kaydetti.

“METROPOLÜN TAMAMINDA ISI ADASI VAR”

İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Güven Özdemir ise fosil yakıt kullanımının da süreci hızlandırdığını belirtti. Özdemir, “Bu sera gazlarının etkisi atmosferde bir cam küre gibi, bir sera gibi kendini gösteriyor. Atmosferde biriktikçe de güneşten gelen ısıyı absorbe edip o bölgedeki hava sıcaklığını artırıyor.” dedi.

İstanbul’un tamamında ısı adası etkisinin görüldüğünü vurgulayan Özdemir, “Metropolün tamamında bir ısı adası var. Bölgelerde etrafına göre en az 4-5 derece sıcaklık farkı oluşuyor. Isı adası etkisi şehirleşmenin, betonlaşmanın en yüksek olduğu, sanayinin yüksek olduğu yerlerde, ormanlaşmanın ve yeşil alanın en az olduğu bölgelerde en yoğun.” değerlendirmesinde bulundu.

Özdemir, denizden gelen nemli hava ile ısınan şehir yüzeyinin birleşmesinin aşırı yağışlara yol açtığını belirterek, “Sel şeklinde çok ani yağışlar, kuvvetli fırtına, hortum gibi olaylar söz konusu oluyor. Bunun da yıkıcı etkileri var.” dedi.

ÇÖZÜM: YEŞİL ALAN VE HAVA KORİDORLARI

Uzmanlar, kent ısı adası etkisinin azaltılması için şehir planlamasında iklim odaklı yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Beton ve asfalt yüzeylerin azaltılması, yeşil alanların artırılması, ağaçlandırmanın yaygınlaştırılması ve hava koridorlarının korunması öneriler arasında yer alıyor.

Ayrıca binaların çatı ve çevrelerinin yeşillendirilmesi, geçirimsiz yüzeylerin azaltılması ve doğal hava akışını sağlayan planlamaların yapılması gerektiği vurgulanıyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN