Prof. Dr. Süleyman Pampal, İstanbul ve çevresinde büyük bir depremin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “7’ye yakın büyüklükte bir depremi İstanbul maalesef yaşayacak. Bu fay kırılacak ve süreç tamamlanmış olacak” dedi. Pampal, Kuzey Anadolu Fayı’nın İstanbul açıklarında yer alan kırılmamış segmentine dikkat çekerek, tehlikenin oldukça yakın olduğunu ifade etti.
Adana’nın Kozan ilçesinde düzenlenen “Deprem Gerçeğiyle Yaşamak” panelinde konuşan Prof. Dr. Süleyman Pampal, hem Marmara’daki riskleri hem de Adana ve çevresindeki aktif fayları değerlendirdi. Panelde Prof. Dr. Abdulazim Yıldız, Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu, Prof. Dr. Barış Binici, Prof. Dr. Mustafa Laman ve Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç de bölgedeki deprem tehlikeleri üzerine sunumlar gerçekleştirdi.
6 Şubat 2023 depremlerine değinen Pampal, “Adana’nın depremi değildi. Bu deprem, Kahramanmaraş merkezliydi. Birinci depremde Doğu Anadolu Fayı’nın, ikinci depremde ise Çardak Fayı’nın kırılmasıyla oluşan biri 04.17’de, ikincisi 13.24’te meydana gelen 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde can kaybı ortaya çıktı. Hem Adana hem Kozan için bu kayıpları konuştuk, büyük acılar yaşadık” dedi.
AKTİF FAYLARA YAKIN YERLEŞİM ALANLARI UYARISI
Pampal, Adana’nın kuzeydoğu ilçelerine yönelik riskleri hatırlatarak, “Bu bölgenin yakın tehlike kaynakları var. Adana’nın ilçeleriyle özellikle kuzeydoğu kesiminde yer alan Kozan, Feke, Saimbeyli, Aladağ. Biraz daha doğuda Kadirli, Sumbas, Ceyhan ve Osmaniye, aktif faylara daha yakın yerleşim alanlarıdır. Bu fayların pek çoğu 7’ye kadar deprem üretme potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı.
Kozan çevresine ilişkin değerlendirmesinde ise, “Kozan’ın kuzeyinde ve kuzeydoğusunda Akçaluşağı Fayı, Bozdoğanuşağı Fayı, yaz çalışmalarımda belirlediğim Gezitdağ Fayı ve Yardibi Fayı gibi aktif faylar var. Bu faylar 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip. Tarihi geçmişe bakınca 1269’da bu bölgede yıkıcı bir deprem yaşandığını görüyoruz” dedi.
İSTANBUL İÇİN “KIRILMAMIŞ SEGMENT” UYARISI
Marmara Denizi’ndeki kırılmamış fay parçasına işaret eden Pampal, İstanbul’un Avrupa yakasının güneyinden, kıyıya paralel şekilde Silivri açıklarından Ganos’a uzanan segmentin 1912’deki Ganos depremiyle kısmen kırıldığını ancak doğu kesiminde halen tehlikeli bir parçanın bulunduğunu belirtti. “Bu fayın doğuya doğru, Büyükçekmece açıklarından Eminönü’ne kadar olan kesiminde kırılmamış bir parça var. Bu yaklaşık 30–35 kilometre civarında. Deniz altında olduğu için net konuşamıyoruz ama bu parça kırılmadı ve kırılacak” dedi.
“DEPREM TEHLİKESİ OLDUKÇA YÜKSEK VE YAKIN”
Pampal, İstanbul’da büyük bir depremin artık gecikmediğini belirtti: “Ben 23 Nisan’dan sonra 6,5–7,0 arasında bir deprem daha olacak demiştim. Aynı fikirdeyim. 7’ye yakın büyüklükte bir depremi İstanbul maalesef yaşayacak. Bu fay kırılacak ve süreç tamamlanmış olacak. İstanbul’un deprem tehlikesi oldukça yüksek ve yakın. Çünkü tekrarlanma süresi dolmuş görünüyor.”
Yalnızca kuzey kolun değil, güney kolun da ciddi risk taşıdığını kaydeden Pampal, “Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolu üzerinde de yıkıcı deprem beklentisi var. İznik–Gemlik–Pamukova arasında uzanan fay, 1065’ten sonra kırılmamış. 1065’te 7 büyüklüğünde deprem üretmiş ve İznik’in bir kısmını sular altına gömmüş. Bu fayın 7–7,5 arası deprem üretme potansiyeli var. Kırılması hâlinde İstanbul’u, Bursa’yı, İznik’i ve Orhangazi’yi etkileyecektir. Marmara depremleri maalesef bekleniyor, tehlike yüksek. Riskleri azaltmaktan başka çare yok” ifadelerini kullandı.
