Çalışanlar dikkat: Hizmet dökümünüzde iki gün eksik yazılmış olabilir

Çalışanlar dikkat: Hizmet dökümünüzde iki gün eksik yazılmış olabilir

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bildirimlerinde iş verenlerin her şubat ayında tekrarladığı 30 gün kuralı hataları, çalışanların haklarını riske atıyor. Takvimin 28 gün sürmesine rağmen tam zamanlı çalışanların prime esas gün sayısı 30 beyan ediliyor. Bu teknik zorunluluğun göz ardı edilmesi, işletmeler için yasal cezaları ve eksik primleri beraberinde getiriyor.

İş verenler her yıl şubat ayında aynı bordro açmazına düşüyor.

Yılın ikinci ayı takvimde 28 gün, artık yıllarda ise 29 gün yer kaplıyor.

Fakat Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mevzuatına göre aylık bazda prim gün sayısı farklılık göstermiyor.

Prime esas teşkil eden tam ay çalışma karşılığı her zaman 30 gün kabul ediliyor.

Bu nedenle eksik gün bildirimleri, nakil işlemleri ve prim hesabı en fazla bu dönemde sorun yaratıyor.

Şubat ayı, muhasebe ve insan kaynakları birimleri için basit bir zaman dilimi olmaktan çıkıp son derece teknik bir döneme dönüşüyor.

KESİNTİSİZ ÇALIŞAN İŞÇİYİ 28 GÜN ÜZERİNDEN BİLDİRMEK YASAL CEZALARA KAPI ARALIYOR

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 86'ncı maddesi çerçevesinde iş verenlere net bir sorumluluk yükleniyor.

İşletmeler, çalıştırdıkları personelin prim ödeme gün sayılarını ve prime esas kazanç tutarlarını Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi aracılığıyla eksiksiz şekilde bildirmek zorunda kalıyor.

SGK tarafından yayımlanan 2020/20 sayılı Genelge, bu uygulamanın temel sınırlarını çiziyor.

Kurum, "Ayın 28, 29, 30 veya 31 gün çekmesi fark etmeksizin, ay içinde çalışması tam olan sigortalılar için prim ödeme gün sayısı 30 gün olarak sisteme girilir" resmi kuralıyla kafa karışıklığını gideriyor.

Buna rağmen, şubat ayında tam çalışan bir işçiyi 28 gün üzerinden sisteme girmek, bordro uzmanlarının en sık düştüğü hataların başında yer alıyor.

MAAŞIN TAMAMINA HAK KAZANANLARDA AY İÇİ İŞE GİRİŞLERDE BİLE O MEŞHUR KURAL İŞLİYOR

Bir ayın ilk gününde işbaşı yapıp o ay boyunca ara vermeden çalışanlar haricinde, ay ortasında işe dahil olan veya işten ayrılan sigortalıların prim gün sayıları fiili çalışma sürelerine göre hesaplanıyor.

Sektör içinde parmak hesabı olarak adlandırılan bu yöntemde, personelin işe başlangıç veya işten çıkış tarihi temel alınarak kaç gün mesai yaptığı tespit ediliyor.

Ancak ayın son gününe kadar çalışılıp aylık maaşın tamamı hak edilmişse, yine o değişmez kural devreye giriyor.

İş verenlerin büyük bir kısmının yanıldığı kritik nokta tam olarak burada başlıyor.

MAAŞ KESİNTİSİ YAPILMAYAN İDARİ İZİNLER PRİM GÜN SAYISINI ETKİLEMİYOR

Maktu ücret, çalışılan gün sayısından bağımsız olarak işçi ve iş veren arasında önceden anlaşılan sabit aylık bedel anlamına geliyor.

Taraflar ücreti aylık maktu formunda belirlemişse, şubat ayının 28 gün sürmesi prim gün sayısında hiçbir değişikliğe yol açmıyor.

Sigortalı çalışana maaşı tam olarak yatırılıyorsa, SGK bildirimi her halükarda 30 gün üzerinden gerçekleştiriliyor.

Hastalık izni, idari izin ya da benzeri gerekçelerle fiilen işe gidilmeyen günler yaşansa dahi, maaş kesintisi yapılmadığı durumlarda kurum kayıtlarına yine tam ay olarak yansıyor.

FİİLEN 28 GÜNLÜK ÜCRET ALAN YEVMİYELİ İŞÇİNİN İKİ GÜNLÜK PRİM YÜKÜ İŞ VERENE KALIYOR

Tam zamanlı çalışmalarda kurum prim ödeme gün sayısını istisnasız 30 gün kabul ediyor.

Yevmiye usulüyle yani günlük ücretle çalışan personeller, şubat ayı içinde fiilen 28 gün çalışıp sadece o kadarlık maaş alıyor.

Fakat e-Bildirge sistemi, ayı eksiksiz kapatan bu sigortalıyı yine 30 gün üzerinden kayıt altına alıyor.

Ortaya çıkan bu tablo, prim matrahında doğrudan bir fark yaratıyor.

Fiilen ödenen tutar ile kurumun baz aldığı prime esas kazanç arasındaki iki günlük farkın maddi yükü tamamen iş verenin omuzlarında kalıyor.

Bordro hesaplamalarının resmi bildirimle her zaman aynı matematiksel düzlemde ilerlemediği gerçeği, yılın ikinci ayında çok daha net ortaya çıkıyor.

ÜCRETİ TAM YATAN İŞÇİYE EKSİK GÜN KODU GİRMEK HİZMET DÖKÜMÜNÜ BOZUYOR

Şubat ayı içerisinde personelin devamsızlık yapması, ücretsiz izne ayrılması, sağlık raporu alması veya disiplin cezası alması gibi durumlarda, çalışılmayan bu süreler için maaş ödemesi yapılmıyorsa prim gün sayısı düşülerek beyanname veriliyor.

Ancak işçi maaşını tam olarak alıyorsa, sisteme kesinlikle eksik gün kodu işlenmiyor.

Eksik gün kodlarının hatalı işaretlenmesi, sigortalının hizmet dökümüne doğrudan yansıyarak ilerleyen dönemlerde emeklilik ve sağlık haklarında telafisi güç kayıplara neden oluyor.

FARKLI MERKEZE TAŞINAN İŞ YERLERİNDE KESİNTİSİZ MESAİ İKİ AYRI DOSYAYA BÖLÜNÜYOR

Bir şirket aynı sosyal güvenlik merkezi sınırları içinde fiziki adresini değiştirirse, sicil numarası sabit kalıyor ve işlemler aynı dosyadan yürütülüyor.

Buna karşın, işletme farklı bir yetki alanına taşındığında yahut personel aynı iş verene ait başka bir şubeye nakledildiğinde yeni bir kayıt açılıyor.

Mesai hiç kesintiye uğramadan devam etse bile bildirimler iki ayrı dosya üzerinden SGK'ya iletiliyor.

İşlemler ikiye bölünse de toplam prim gün sayısının 30'a ulaşması zorunlu tutuluyor.

Kurum, ilgili mevzuat gereği, 28 gün süren aylarda eksik kalan o iki günün Diğer isimli eksik gün kodu seçilerek tamamlanacağını açıkça belirtiyor.

Nakil bildirimindeki ufak bir dikkatsizlik, çalışanın hizmet dökümünde gün eksiği olarak karşısına çıkıyor.

YIPRANMA PAYI OLAN MESLEKLERDE KESİRLİ ÇIKAN GÜNLER BİR ÜST SAYIYA TAMAMLANIYOR

Yıpranma payı olarak bilinen fiili hizmet süresi zammı kapsamına giren zorlu mesleklerde, tam aylık çalışmada 26 gün fiili hizmet dahilinde bildirilirken geriye kalan günler tüm sigorta kollarından yatırılıyor.

Yılın ikinci ayında takvim 28 günü gösterdiği için bu oranlama baştan aşağı yeniden yapılıyor.

30 günlük genel sisteme göre formüle edilen fiili hizmet günleri 28 günlük periyoda uyarlanıyor ve ortaya çıkan kesirli rakamlar her zaman bir üst sayıya tamamlanıyor.

Bu son derece ince teknik ayrıntının bordroya yanlış yansıtılması, işçinin erken emeklilik gibi önemli bir avantajdan eksik faydalanmasına zemin hazırlıyor.

BASİT BİR BİLDİRİM HATASI YILLAR SONRA ÇALIŞANIN EMEKLİLİĞİNE ENGEL OLUYOR

Nisan 2026 tarihinde açıklanan güncel verilere göre aylık prime esas kazanç alt sınırının 33.030 TL seviyesinde uygulandığı Türkiye'de, sosyal güvenlik sistemi tamamen rakamlar üzerinden işliyor.

Fakat o soğuk rakamların arka planında milyonlarca insanın emeklilik hayalleri, sağlık güvenceleri ve gelecek planları yatıyor.

İş verenlerin veya muhasebecilerin şubat ayında yaptığı bir iki günlük prim hatası, o an için önemsiz bir detay gibi duruyor.

Oysa aynı hata yıllar sonra sigortalının karşısına emeklilikte eksik gün engeli olarak çıkıyor.

Bu dönem, sıradan bir beyanname sürecinden ziyade yüksek dikkat gerektiren bir sınav niteliği taşıyor.

Takvim yaprakları kısa bir ayı işaret etse de omuzlardaki yasal sorumluluk her zaman 30 günün ağırlığını hissettiriyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN