Haftanın şüphesiz en heyecan verici sinema olayı, İspanyol sinemasının dahi ve bol ödüllü yönetmeni Pedro Almodóvar’ın sinema tarihine damga vuran 1988 yapımı ‘Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar’ (Mujeres al borde de un ataque de nervios) filminin yeniden vizyona girmesi. Başrollerini usta aktör Antonio Banderas, Carmen Maura ve Julieta Serrano’nun paylaştığı film; terk edilen bir kadının, eski sevgilisinin hayatındaki diğer kadınlarla yollarının kesişmesiyle büyüyen absürt, kaotik ve rengârenk bir Madrid hikâyesini anlatıyor. Almodóvar’ın alametifarikası olan kadın psikolojisi, melodram ve kara mizahın zirvesi sayılan bu ikonik yapım, usta yönetmenin dehasını beyaz perdede yeniden izlemek isteyen sinemaseverler için kaçırılmayacak bir bayram hediyesi.
DİJİTAL FENOMEN BEYAZPERDEDE
Haftanın ikinci yabancı seçeneği ise genç yönetmen ve internet fenomeni Kane Parsons’ın imzasını taşıyan ‘The Backrooms’. İnternet dünyasında milyonlarca izlenmeye ulaşan ve ‘liminal mekan’ (eşik mekan) korkusu üzerine kurulan kısa videoların sinema uyarlaması olan film, izleyiciyi modern bir şehir efsanesinin içine çekiyor. Oyuncu kadrosunda genç isimlerin yer aldığı yapım, kendilerini sarı duvar kağıtları, florasan lambaların cızırtısı ve uçsuz bucaksız koridorlardan oluşan klostrofobik bir labirentin içinde bulan insanların hayatta kalma mücadelesini konu ediniyor. Film, özellikle yeni nesil korku ve gerilim meraklılarına hitap ediyor.
