26.03.2020  15:12
SON GÜNCELLEME: 
27.03.2020  04:55
KAYNAK: 
KARAR.COM

Mafhi Eğilmez: Rüyamda görsem inanmazdım ama para basmaktan başka çare kalmadı

Koronavirüsün ekonomiye maliyetlerinin üstesinden nasıl gelineceği tartışılırken, ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez, atılması gereken adımları yazdı. Eğilmez "En doğru çözüm, para basmak ve gelir kaybını önleyecek biçimde bu parayı kullanmaktan geçiyor. Para basarak finansman sağlama konusunda öneride bulunacağımı rüyamda görsem inanmazdım" dedi. Eğilmez, ekonomideki risklere rağmen Kanal İstanbul Projesi'nin askıya alınmamasına sosyal medya hesabından tepki gösterdi: Eğer yanlış duymadıysam Kanal İstanbul bu durumda bile yeniden gündeme gelmiş. Bu doğruysa para basılarak çözüm aranması konusundaki önerimi geri çekiyorum.

+
-

Mahfi Eğilmez, internet sitesinde koronovirüs salgınının ekonomiye yapacağı tahribatlara karşı önerilerde bulundu. Eğilmez, "Ekonomik Daralmayı Minimum Düzeyde Tutabilmek İçin Öneri" başlığını taşıyan yazısında "Para basmaktan başka çare yok. Covid - 19 virüsünün yarattığı ve yaratacağı sorunlar bizi öyle bir noktaya getirdi ki bu aşamada enflasyonun yükselmesi gibi meseleler ikinci plana düşmüş bulunuyor" değerlendirmesinde bulundu. 

Mahfi Eğilmez'in yazısı özetle şöyle: 

Covid – 19 virüsünün küresel sistemin tamamında yarattığı olumsuz ekonomik koşullar ne yazık ki geçici olgular değil. Bu olumsuz durumun ekonomiler üzerinde ortaya çıkardığı etki yıllarca sürecek. Nedenlerini daha önceki yazılarımda ortaya koymaya çalıştım. Ekonomik sistemin çarklarından birisini çekip çıkardığınızda sistem aksar ama sistemin gelir veya tüketim parçalarından birisini çekip çıkardığınızda sistem dağılır.  

Aşağıda sistemin en önemli parçalarını gösteriyoruz: Gelir, tüketim, tasarruf, yatırım ve üretim.

Yukarıdaki şema büyüyen bir ekonomide gelir artışı, tüketim ve tasarruf artışı, yatırım artışı, üretim artışı ve tekrar gelir artışı biçiminde çalışır. Sonuçta GSYH büyür, kişi başına gelir artar ve ekonomik refah yükselir.

Bu bozulan çarkı onarmak aradaki parçalara müdahale ederek olmaz. Örneğin tüketim malları üzerindeki vergileri düşürerek veya yatırımı özendirmek için faizi indirerek ya da üretimi arttırmak için üreticinin vergisini ödeyerek sistemi onaramayız. Mal satan işyerleri kapalı ve bu işyerleri o malları alacak olan insanların bir bölümünü ya ücretsiz izne çıkarıyor veya tümüyle işten çıkarıyor. Çünkü o işyerleri üretim yapamıyor. Evden çalışmaya geçerek bazı hizmetlerin üretimine ve satışına devam etmek mümkün ama sebze ve meyveyi, otomobili ya da takım elbiseyi evden üretip satmak mümkün değil. Kiraları, elektrik, doğalgaz, su faturası ödemelerini bir süreliğine ertelemek sorunu bir yerden alıp bir başka yere taşımaktan başka sonuç vermeyecek. Kira ödemesi ertelenen bir süreliğine rahatlasa da kira geliri olan o kadarlık harcamayı kısacak. Elektrik, doğalgaz, su faturalarını bir süreliğine tahsil etmeyen kuruluşlar bu kez gelir elde edemeyeceği için çalışanlarını işten çıkaracaklar. Bu da ekonomide talep düşüşüne ve sonuçta refah kaybına yol açacak.

EN DOĞRU ÇÖZÜM PARA BASIP, BUNU DOĞRU KULLANMAK

Bütün bunları göz önüne aldığımızda geriye kalan en doğru çözüm para basmak ve gelir kaybını önleyecek biçimde bu parayı kullanmaktan geçiyor. Hazine, merkez bankasından borç olarak ve faizini ödeyecek biçimde alacağı parayı kira, elektrik, doğalgaz, su vb ödemelerin borçluları adına alacaklı kişi ve kurumlara ödenmesinde kullanmalı. Adlarına ödeme yaptığı kişileri uzun vadede geri almak üzere faizsiz olarak borçlandırmalı. İşsizlik fonunda bulunan parayla işyerini kapalı tutmak zorunda kaldığı için çalışanlarını işten çıkarmayı planlayanların bu eylemden vazgeçmesi karşılığında çalışanlarının maaşlarını ödemek için harcamalı. Yani işsizlik fonunu bir anlamda işte kalma fonu olarak da kullanmaya başlamalı. Bu fondaki para bu iş için yeterli olmazsa o zaman merkez bankasından ödünç alınan para burada kullanılabilir. Bunlara ek olarak işyerlerini kapalı tutmak zorunda kalanlara da bir önceki yılda beyan ettiği geliriyle bağlantılı olarak belirli tutarlarda uzun vadeli borç vermeli. 

RÜYAMDA GÖRSEM İNANMAZDIM AMA BAŞKA ÇARE YOK

Para basarak finansman sağlama konusunda öneride bulunacağımı rüyamda görsem inanmazdım. Ne var ki 'zor oyunu bozar' diye bir söz vardır ve bugünkü koşulları bundan daha iyi tanımlamak mümkün değil. Covid - 19 virüsünün yarattığı ve yaratacağı sorunlar bizi öyle bir noktaya getirdi ki bu aşamada enflasyonun yükselmesi gibi meseleler ikinci plana düşmüş bulunuyor. 

Özetle söylemek gerekirse devlet, bu çarkın gelir parçasını çözecek biçimde işe girmelidir. Hazinenin merkez bankasından kullanacağı para için yasal düzenleme yapılmalıdır. Onu da önereyim:

Hazinenin Merkez Bankasından Geçici Olarak Kısa Vadeli Avans Kullanması Hakkında Yasa Tasarısı Önerim

Madde 1. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Covid – 19 virüsünün neden olduğu ekonomik daralmayı önlemek amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan bu yasanın yayımı tarihinden başlayarak üç ay süreyle kısa vadeli avans kullanabilir.

Madde 2. Birinci maddede konu edilen avansın sınırı 100 milyar Türk Lirasıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığı bu avans kullanımı nedeniyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na Devlet Tahvilleri için belirlenen yıllık faizi öder.

Madde 3. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan kullandığı avansın her bir kullanım dilimini, kullanım tarihinden itibaren bir yıl sonunda 2. Maddede konu edilen faiziyle birlikte Banka’ya geri öder.

Madde 4. Bu yasa, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın son geri ödemeyi tamamladığı gün başkaca bir işleme gerek kalmadan yürürlükten kalkar.

Madde 5. Yürürlük ve yürütme.

KANAL İSTANBUL TEPKİSİ

Öte yandan Mafhi Eğilmez, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda ekonomik duruma rağmen Kanal İstanbul'dan vazgeçilmemesini de eleştirdi.

Eğilmez "Eğer yanlış duymadıysam Kanal İstanbul bu durumda bile yeniden gündeme gelmiş. Bu doğruysa para basılarak çözüm aranması konusundaki önerimi geri çekiyorum" dedi. 

MAHFİ EĞİLMEZ'İN YAZININ TAMAMI İÇİN TIKYAYINIZ

 

DİĞER HABERLER
Sadi Konuk'taki görüntülere açıklama
Cezaevlerinde görüntülü görüşme dönemi
Fatih'te uyuşturucu operasyonu: 2 zanlı tutuklandı
KKTC'ye giriş yasağı 11 Nisan'a uzatıldı
Devir geliri bölüşerek çoğaltma devridir
'Bizim adamımız'
Kovid hastası bebeğini kaybetti