Alzheimer tedavisinde umut veren gelişme: Ameliyatsız 10 dakikada tedavi

Alzheimer tedavisinde umut veren gelişme: Ameliyatsız 10 dakikada tedavi

Science Advances'ta yayımlanan araştırmaya göre Çinli bilim insanları, 40,68 MHz elektromanyetik dalgalarla beynin atık temizleme sistemini 10 dakikada hızlandırdı. Fare deneylerinde travmatik beyin hasarına bağlı ödemin azaldığı ve Alzheimer kaynaklı bilişsel bozuklukların hafiflediği saptandı. Cerrahi müdahale gerektirmeyen bu yöntemin insanlardaki etkinliği ise henüz kanıtlanmadı.

Alzheimer hastalığının tedavisine yönelik araştırmalarda beynin kendi atık temizleme mekanizmasını hedef alan yeni bir yöntem geliştirildi. Çinli bilim insanları, kısa dalga elektromanyetik uyarım kullanarak beynin metabolik atıklardan arınmasını sağlayan glimfatik sistemin faaliyetlerini artırmayı başardı. Uluslararası bilim dergisi Science Advances'ta yayımlanan araştırma, Alzheimer hastalığı ve travmatik beyin hasarı gibi nörolojik sorunların tedavisinde ameliyatsız bir yöntemin kullanılabileceğine işaret ediyor.

Jinwei Liu ve Chuang Xu'nun da aralarında bulunduğu araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmada, beynin atık temizleme sisteminin elektromanyetik dalgalarla nasıl harekete geçirilebileceği incelendi.

Deneylerde kullanılan yöntemin, sağlıklı farelerde yalnızca 10 dakika içinde beyin sıvılarının hareketini artırdığı belirlendi.

BEYNİN KENDİ TEMİZLİK SİSTEMİ HEDEF ALINDI

Araştırmanın merkezinde, son yıllarda Alzheimer hastalığıyla bağlantısı nedeniyle bilim dünyasının yoğun biçimde incelediği glimfatik sistem bulunuyor. Beynin atık temizleme mekanizması olarak tanımlanan bu sistem, beyin-omurilik sıvısının beyin dokusu içindeki hareketi sayesinde metabolik atıkların uzaklaştırılmasında görev yapıyor.

Glimfatik sistemin düzgün çalışmaması, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde rol oynayabiliyor.

Özellikle Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen amiloid-beta ve tau proteinlerinin beyinde birikmesi, sinir hücrelerinin işlevlerini olumsuz etkileyen süreçler arasında yer alıyor.

Araştırmacılar, beynin atıkları uzaklaştırma kapasitesini artırmanın bu tür hastalıkların tedavisinde yeni olanaklar sağlayabileceği düşüncesinden hareket etti.

40,68 MHZ FREKANSINDA DALGALARLA 10 DAKİKADA ETKİ GÖRÜLDÜ

Bilim insanları deneylerde 40,68 megahertz frekansında çalışan ultra kısa dalga teknolojisini kullandı. Bu yöntem, cerrahi müdahale gerektirmeyen elektromanyetik uyarım yoluyla beyin faaliyetlerinin değiştirilmesini amaçlıyor.

Sağlıklı farelere uygulanan uyarımın ardından yalnızca 10 dakika içinde glimfatik sistemdeki sıvı akışının belirgin biçimde arttığı görüldü.

Araştırmacılar, sistemin hem beyin dokusuna sıvı girişini hem de atıkların uzaklaştırılmasıyla ilişkili sıvı çıkışını güçlendirdiğini belirledi.

Bu sonuç, beynin temizleme mekanizmasının dışarıdan uygulanan fiziksel bir uyaranla harekete geçirilebileceğini gösterdi.

ARAŞTIRMACILAR BEYİNDEKİ DELTA DALGALARINA ODAKLANDI

Çalışmada yalnızca sıvı hareketleri değil, beynin elektriksel faaliyetleri de incelendi. Elektroensefalografi (EEG) ve beyin dokusundaki elektriksel sinyallerin ölçümüyle yapılan incelemeler, elektromanyetik uyarımın delta dalgalarıyla ilişkili sinirsel eşzamanlılığı artırdığını ortaya koydu.

Delta dalgaları, özellikle derin uyku sırasında görülen yavaş beyin ritimleri arasında bulunuyor. Araştırmacılar, bu ritimlerin glimfatik sistemin çalışmasıyla bağlantılı olabileceğini belirledi.

Ancak çalışmada kullanılan yöntemin fareleri uyuttuğu veya insanlarda derin uykunun yerini alabileceği gösterilmedi.

BEYNİN SU KANALLARINDAKİ DEĞİŞİM BELİRLENDİ

Araştırma, beynin temizleme sisteminde görev yapan aquaporin-4 (AQP4) adlı su kanallarının önemini de ortaya koydu. Bu proteinler, astrosit adı verilen destek hücrelerinde bulunuyor ve beyin dokusundaki su hareketinin düzenlenmesine katkı sağlıyor.

Bilim insanları, elektromanyetik uyarımın delta dalgalarıyla ilişkili sinirsel faaliyetleri artırırken AQP4 kanallarının damar çevresindeki dağılımını da değiştirdiğini belirledi.

Deneylerde sinir hücrelerinin faaliyeti baskılandığında yöntemin etkisi kayboldu.

AQP4 kanallarını engelleyen ilaçlar kullanıldığında da glimfatik sistemdeki iyileşmenin ortadan kalktığı görüldü.

Bu bulgular, yöntemin etkisinin hem sinir hücrelerinin faaliyetlerine hem de beyin dokusundaki su kanallarına bağlı olduğunu gösterdi.

ALZHEIMER MODELİ OLUŞTURULAN FARELERDE BİLİŞSEL İYİLEŞME

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, Alzheimer hastalığını taklit eden fare modellerinde elde edildi. Bilim insanları, glimfatik sistemin yeniden etkinleştirilmesinin ardından Alzheimer modeli oluşturulan farelerde görülen bilişsel bozuklukların hafiflediğini bildirdi.

Beynin atık temizleme kapasitesinin artırılmasıyla hayvanların bilişsel performansında iyileşme gözlendi.

Araştırmacılar, yöntemin Alzheimer'la ilişkili patolojik süreçleri hafifletme potansiyeli taşıdığını belirtti.

Bununla birlikte bu sonuçlar, insanlarda Alzheimer hastalığının iyileştirilebildiği veya hastalığın ilerlemesinin durdurulduğu anlamına gelmiyor.

TRAVMATİK BEYİN HASARINDA ÖDEMİ DE AZALTTI

Çalışmada geliştirilen teknoloji, travmatik beyin hasarı oluşturulan farelerde de test edildi. Beynin darbe veya yaralanma sonrasında verdiği tepkilerden biri, dokuda sıvı birikmesiyle ortaya çıkan beyin ödemi. Beyin içindeki basıncı artırabilen bu durum, ağır vakalarda ciddi nörolojik sorunlara yol açabiliyor.

Araştırmacılar, ultra kısa dalga uygulaması sonrasında travmatik beyin hasarına bağlı ödemin azaldığını tespit etti.

Böylece glimfatik sistemin güçlendirilmesinin yalnızca nörodejeneratif hastalıklarda değil, beyin yaralanmalarından kaynaklanan bazı sorunlarda da yararlı olabileceğine ilişkin deneysel bulgular elde edildi.

AMELİYATSIZ BİR TEDAVİ YÖNTEMİNE DÖNÜŞEBİLİR Mİ?

Araştırmanın öne çıkan özelliklerinden biri, yöntemin beyne elektrot yerleştirilmesini veya cerrahi bir işlem yapılmasını gerektirmemesi. Araştırmacılar, bu özelliğin ultra kısa dalga uyarımını gelecekte nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek yöntemler arasında değerlendirmeyi mümkün kılabileceğini belirtiyor.

Ancak insanlarda uygulanabilmesi için önemli soruların yanıtlanması gerekiyor.

Özellikle uygulamanın insan beyninde aynı etkiyi oluşturup oluşturmadığı, güvenli doz ve uygulama süreleri ile uzun vadeli sonuçlarının araştırılması gerekiyor.

Ayrıca farelerde elde edilen bilişsel iyileşmelerin Alzheimer hastalarında klinik olarak anlamlı bir faydaya dönüşüp dönüşmeyeceği henüz bilinmiyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN