Boyun omurları arasındaki kıkırdak disklerin deforme olarak sinir köklerine baskı yapmasıyla oluşan boyun fıtığı, her zaman klasik bir boyun tutulması veya ağrısıyla başlamıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ercan Kaya, hastalığın sinir kökü etkilenmesine bağlı olarak omuz, kol ve el hattında farklı şikayetlerle ortaya çıkabileceğini belirtti.
Kişilerin yalnızca boyundaki ağrıya odaklanarak yanıldığına dikkat çeken Op. Dr. Kaya, "Hangi sinirin baskı altında kaldığına bağlı olarak ağrının yayıldığı hat ve şiddet değişir. Kimi hasta ilk olarak omuz ağrısıyla, kimi ise parmak uçlarındaki uyuşma ve karıncalanmayla doktora başvurur. 'Boynum çok ağrımıyor, fıtık olamam' düşüncesi klinik açıdan yanıltıcıdır" ifadelerini kullandı.
TELEFONU TUTAMAMAK VE DÜĞME İLİKLEYEMEMEK NÖROLOJİK BİR ALARM
Hastalığın en kritik aşamalarından birinin ince el hareketlerindeki kayıp olduğunu vurgulayan Kaya, günlük rutinde yaşanan küçük değişikliklerin hayati ipuçları barındırdığını söyledi:
"Kişi son zamanlarda elinden sık sık telefon, anahtar veya bardak düşürmeye başlamışsa, daha önce zorlanmadan yaptığı fermuar çekme, düğme ilikleme ya da yazı yazma gibi ince motor becerilerinde güçlük çekiyorsa bu tablo ağrıdan çok daha önemli bir nörolojik kayba işaret eder. Kas gücünde belirgin veya ilerleyici bir zayıflama varsa 'biraz bekleyelim, geçer' demek yerine zaman kaybetmeden sinir basısının derecesi değerlendirilmelidir."

DENGESİZ ADIMLAR OMURİLİK BASKISININ HABERCİSİ OLABİLİR
Boyun fıtığında basının yalnızca sinir kökleriyle sınırlı kalmayıp doğrudan omuriliği etkilediği durumlarda tablonun ağırlaşabildiğine işaret eden Op. Dr. Ercan Kaya, bacaklara vuran belirtilere karşı da uyardı.
Hastanın yürüyüşünde bozulma, merdiven çıkarken güvensizlik hissi, tökezleme ve bacaklarda ağırlık gibi sorunların yalnızca yaşlılık veya genel yorgunluğa bağlanmaması gerektiğini belirten Kaya, "Hasta karşımıza doğrudan belirgin bir felçle çıkmayabilir; 'ayaklarım birbirine dolanıyor' veya 'eskisi gibi dengeli yürüyemiyorum' diyebilir. El becerisindeki aksamalarla yürüme bozukluğunun bir arada görülmesi, omurilik basısı ihtimalini akla getirmelidir" dedi.
"MR GÖRÜNTÜSÜ DEĞİL, HASTA TEDAVİ EDİLİR"
Görüntüleme yöntemlerinde fıtık tespit edilmesinin her zaman cerrahi operasyon gerektirmediğini hatırlatan Op. Dr. Kaya, tedavi planının mutlaka detaylı bir klinik muayeneyle şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Radyolojik rapordaki fıtık bulgusunun hastanın şikayetleriyle örtüşmesinin esas olduğunu ifade eden Kaya, süreci şöyle özetledi:
"MR görüntüsünde fıtık taşması görülen pek çok kişi, cerrahi dışı yöntemlerle sağlıklı bir şekilde takip edilebilir. Biz görüntüyü değil, hastanın kliniğini tedavi ederiz. Ancak ateş, açıklanamayan kilo kaybı, travma geçmişi veya gece uykudan uyandıran şiddetli ağrılar mevcutsa durum mutlaka farklı hastalıklar açısından da araştırılmalıdır. Ağrı vücudun erken bir uyarısıdır; fakat güç, denge ve koordinasyon kaybı doğrudan acil bir alarm niteliği taşır."
