İzmir Özel Can Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Şafak Öztürk, meme kanserinde farkındalık ve düzenli taramanın önemine dikkat çekiyor.

Risk sadece aile öyküsüyle sınırlı değil
Meme kanseri riskini etkileyebilen birçok farklı faktör bulunuyor. Aile öyküsü önemli olsa da tek belirleyici unsur değil. Yaş, hormonal süreçler, yaşam tarzı alışkanlıkları ve bireysel sağlık geçmişi de risk tablosunda önemli rol oynuyor.
Özellikle aile geçmişi olmayan kadınların kendilerini tamamen güvende hissetmesi, düzenli kontrollerin ertelenmesine neden olabiliyor.
Hormonal süreçler riski etkileyebilir
Kadının östrojen hormonuna daha uzun süre maruz kalması, meme dokusu üzerindeki hormonal etkinin süresini artırabiliyor. Bu nedenle erken yaşta adet görmek ve geç menopoza girmek, meme kanseri risk değerlendirmesinde dikkate alınan başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
İlk doğumu geç yaşta yapmak ya da hiç doğum yapmamış olmak da hormonal süreçler açısından değerlendirilebilen faktörler arasında yer alıyor.
Yaş ilerledikçe risk artabiliyor
Meme kanseri her yaşta görülse de özellikle yaş ilerledikçe risk artış gösterebiliyor. Bu nedenle 40 yaş sonrası dönemde meme sağlığı kontrolleri daha fazla önem kazanıyor. Uzmanlar, genç yaşta da meme kanseri görülebileceğini hatırlatarak farkındalığın yalnızca belirli yaş gruplarıyla sınırlandırılmaması gerektiğini vurguluyor.
Yoğun meme dokusu, meme sağlığında dikkat edilmesi gereken önemli başlıklardan biri. Çünkü yoğun meme yapısı bazı görüntüleme yöntemlerinde değerlendirmeyi zorlaştırabiliyor ve aynı zamanda risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle kişiye özel tarama planlaması önem taşıyor.
Yaşam tarzı da tabloyu değiştirebilir
Meme kanseri riskinde yalnızca genetik ve hormonal faktörler değil, yaşam tarzı alışkanlıkları da etkili olabiliyor. Özellikle menopoz sonrası kilo artışı ve obezite, hareketsiz yaşam, düzenli alkol tüketimi ve sigara kullanımı risk faktörleri arasında değerlendiriliyor.
Bu başlıkların bir kısmı değiştirilebilir olduğu için koruyucu sağlık yaklaşımı önem kazanıyor.
En güçlü avantaj: Erken tanı
Meme kanserinde en önemli avantaj, erken farkındalık ve düzenli tarama olarak gösteriliyor. Çünkü düzenli mamografi ve gerekli görüntüleme yöntemleri sayesinde henüz elle fark edilmeyecek kadar küçük oluşumlar erken dönemde saptanabiliyor. Erken tanı, değerlendirme ve tedavi sürecinde önemli fark yaratabiliyor.
Her kadın için aynı takip planı uygulanmıyor. Yaş, aile öyküsü, meme yapısı ve bireysel risk faktörlerine göre değerlendirme süreci değişebiliyor. Bu nedenle kontrollerin kişisel risk durumuna göre uzman değerlendirmesiyle planlanması önem taşıyor.
“Bende olmaz” demeyin
İzmir Özel Can Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Şafak Öztürk, meme sağlığında en kritik noktanın kontrolleri ertelememek olduğunu vurguluyor:
“Erken farkındalık, meme kanserinde sürecin çok daha farklı yönetilmesine katkı sağlayabiliyor. Kendiniz için ayıracağınız bu özel zaman, sağlığınız için değerli bir farkındalığa dönüşebilir. Çünkü korkulması gereken şey tarama değil, geç fark etmektir.”
