Yaz aylarında kırsal alan, orman ve piknik yerlerinde kene temaslarının arttığını belirten Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, Türkiye'de farklı kene türlerinin farklı enfeksiyon etkenleri taşıyabileceği uyarısında bulundu.
"HER KENE AYNI HASTALIĞI TAŞIMIYOR"
Kene türlerinin taşıdığı virüs ve bakterilerin değişkenlik gösterdiğini vurgulayan Dr. Gültekin Akyol; Hyalomma marginatum türünün KKKA, Ixodes ricinus türünün Lyme hastalığı, Rhipicephalus sanguineus ile Dermacentor türlerinin ise riketsiya enfeksiyonları açısından risk sunduğunu kaydetti.
HALKA ŞEKLİNDE KIZARIKLIK VE KOYU RENKLİ YARA BELİRTİSİ
Kene kaynaklı farklı enfeksiyonların belirtilerine dikkat çeken Akyol, şu bilgileri aktardı:
Lyme Hastalığı: Kene temasından günler veya haftalar sonra ısırık bölgesinde giderek genişleyen ve halka görünümü alan kızarıklıklar oluşabilir. Tabloya ateş, halsizlik, baş ve kas ağrıları eşlik edebilir.
Riketsiya Enfeksiyonları: Yüksek ateş, baş ağrısı ve döküntünün yanı sıra kenenin tutunduğu noktada koyu renkli, kabuklu yara ve bölgesel lenf bezi büyümeleri görülebilir.
YANLIŞ MÜDAHALELER BULAŞ RİSKİNİ ARTIRIYOR
Kene fark edildiğinde derhal çıkarılması gerektiğini vurgulayan Akyol; kenenin üzerine kolonya, alkol, yağ, deterjan dökmek veya sigarayla yakmaya çalışmanın yanlış olduğunu belirtti. Bu tür maddelerin kenenin kusmasına neden olarak bulaş riskini yükselttiğini ifade eden Akyol, kenenin cımbızla deriye en yakın noktadan ezilmeden çıkarılması, yapılamıyorsa sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.
TEMAS SONRASI 10 GÜNLÜK TAKİP ŞART
Kene çıkarıldıktan sonraki ilk 10 gün boyunca ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı, bulantı veya döküntü gibi belirtilerin takip edilmesi gerektiği ifade edildi. Akyol; yüksek ateş, kanama bulguları, bilinç değişikliği veya genel durum bozulması halinde vakit kaybetmeden acil servise başvurulması gerektiğini ve kırsal alan dönüşlerinde özellikle koltuk altı, kasık, diz arkası ve saçlı derinin kontrol edilmesinin önemini vurguladı.
