Alzheimer hastalığının ilerleyen evreleri yalnızca hastayı değil, tüm aileyi derinden etkiliyor. Hastalığın bakım sürecinde karşılaşılan zorlukları değerlendiren Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, aile içi rollerin zamanla değiştiğini ve bakım veren kişilerin ciddi bir psikolojik yükle karşı karşıya kaldığını belirtti.
Yıllarca aileye yol gösteren bir ebeveynin veya eşin bakıma muhtaç hale gelmesinin zorlayıcı bir psikolojik süreç olduğunu ifade eden Dr. Uluğ, bakım sorumluluğunun tek bir bireye bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi.

"EVDE 4-5 YAŞINDA BİR ÇOCUK VARMIŞ GİBİ GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINMALI"
Hastalığın evrelerine göre risklerin de değiştiğini aktaran Dr. Uluğ, ev içi güvenlik konusunda çarpıcı bir benzetmede bulundu:
"Hastalık ilerledikçe evdeki güvenlik tedbirleri artırılmalıdır. Aileler evde adeta 4-5 yaşında bir çocuk varmış gibi düşünmelidir. Ocak, su ısıtıcısı, pencereler, kapılar ve balkonlar ciddi tehlike oluşturabilir. Hasta eski alışkanlıklarıyla tarlaya veya işe gitmek isteyip evden çıkabilir. Sadece kapıyı kilitlemek her zaman yeterli olmaz, kapsamlı önlemler alınmalıdır."
Hafif evrede dahi hastanın parasını kaybetmesi, maddi istismara uğraması ya da kaybolması gibi risklerin bulunduğunu belirten Uluğ, bu aşamalarda da dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
HASTA YAKINLARINA HAYATİ ÇAĞRI: "ÖNCE KENDİ HAYATINIZ"
Bakım sürecinin bir ya da iki gün değil, uzun yıllar sürebileceğini vurgulayan Dr. Nuray Can Uluğ, bakım verenlerin kendi hayatlarını tamamen gözden çıkarmaması gerektiğini söyledi:
"Hasta yakınlarına ilk söylediğim şey; önce kendinizi koruyun. Bakım veren kişi genelde 30'lu, 40'lı yaşlarında genç bir insan. Kendi işi, çocukları ve sürdürmek zorunda olduğu bir hayatı var. Bütün yaşamını sadece hastaya adadığında sosyal hayattan kopuyor. Bu durum majör depresyona kadar ilerleyebiliyor. Bakım süreci ailedeki kardeşler veya yakınlar arasında mutlaka paylaştırılmalıdır."
İLETİŞİMDE SABIR VE BASİT CÜMLELER ŞART
Hastayla iletişim kurarken inatlaşmaktan kesinlikle kaçınılması gerektiğini belirten Dr. Uluğ; ailelerin sabırlı davranmasını, karmaşık konular yerine kısa, net ve anlaşılır ifadelerle iletişim kurmasını tavsiye etti.
