40 yaşından önce ortaya çıkan ve 3 aydan uzun süre boyunca devam eden inatçı bel ile sırt ağrıları, omurga ile leğen kemiği arasındaki eklemleri hedef alan kronik iltihaplı romatizma ankilozan spondilite işaret ediyor.
Dünya genelinde milyonlarca insanın hareket kabiliyetini doğrudan kısıtlayan kas-iskelet sistemi hastalıkları, erken müdahale edilmediğinde omurga yapısında kalıcı hasarlar bırakıyor.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Dr. Kutay Can Çamlıca, eklemlerde şişlik, hareket kısıtlılığı ve ağrıyla seyreden artrit tablosunun ciddiyetine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Artrit; eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve günlük yaşam aktivitelerinde güçlüğe neden olabilen hastalıkları kapsayan genel bir tanımdır.
Romatizmal ve kas-iskelet sistemi hastalıkları, dünya genelinde milyonlarca insanın hareketliliğini ve yaşam kalitesini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır.
Bu hastalıklar arasında yer alan ankilozan spondilit ise; özellikle omurga ve leğen kemiği çevresindeki eklemleri etkileyen, kronik ve iltihaplı bir romatizmal hastalıktır.
Genellikle genç yaşlarda başlayan ankilozan spondilit, erken tanı ve uygun şekilde tedavi edilmediğinde omurga hareketlerinde kısıtlılığa ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olabilir.
Ankilozan spondilitte erken tanı ve uygun tedavi önemlidir."
Gece uykudan uyandıran eklem ağrılarına karşı sadece 5 dakikalık direnç çalışması
DİNLENİRKEN GEÇMEYEN VE HAREKETLE AZALAN AĞRILAR
Hastalığın klinik tablosu, mekanik kaynaklı bel ağrılarından tamamen farklı bir seyir izliyor.
İstirahat halindeyken şiddetlenen ve fiziksel hareketle hafifleyen ağrılar, özellikle sabahları yarım saati aşan omurga tutukluğuyla birleştiğinde teşhis sürecini hızlandıran en önemli ipuçlarını sunuyor.
Dr. Kutay Can Çamlıca, genç erişkinlik evresinde ortaya çıkan bu klinik tabloyu şu sözlerle aktardı:
"Ankilozan spondilit ekseriya genç erişkinlik döneminde başlar.
Özellikle 40 yaşından önce başlayan ve 3 aydan uzun süren bel veya sırt ağrıları hastalık açısından değerlendirilmelidir.
İstirahatle geçmeyen ve hareket etmekle azalan bel veya sırt ağrısı, 30 dakikadan uzun süren sabah tutukluğu, gece uykudan uyandıran ağrı, kalça veya topuk bölgesinde ağrı ile diğer eklemlerde ağrı ve şişlik ankilozan spondilit açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer almaktadır.
Bu belirtiler farklı hastalıklarda da görülebileceğinden tanı, hekim tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda konulmaktadır.
Erken tanı ve uygun tedavi; hastalığın kontrol altına alınması, hareketliliğin korunması ve yaşam kalitesinin desteklenmesi açısından önem taşımaktadır."
SABAH TUTUKLUĞU YARIM SAATİ AŞIYORSA DİKKAT EDİN
Hastaların günlük yaşam konforunu doğrudan etkileyen ve mutlaka hekim kontrolü gerektiren başlıca şikayetler şöyle sıralanıyor:
— 40 yaş altı başlangıç: Bel ve sırt bölgesinde en az 3 ay kesintisiz süren kronik ağrılar.
— Ters orantılı ağrı seyri: Dinlendikçe geçmeyen, aksine hareket ettikçe hafifleyen şikayetler.
— Uzun süren sabah tutukluğu: Sabah uyandıktan sonra en az 30 dakika devam eden omurga sertliği.
— Gece uykudan uyandıran ağrı: İstirahat esnasında derin uykuyu bölen omurga kaynaklı sızılar.
— Çevre eklem tutulumu: Kalça, topuk ve çevre eklemlerde hissedilen ağrı ile birlikte oluşan şişlikler.
DÜZENLİ EGZERSİZ VE KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ PLANI ŞART
Hastalıkla mücadelede hekim kontrolünde hazırlanan tedavi programına sadık kalmak ve aktif bir yaşam tarzını benimsemek hayati önem taşıyor.
Düzenli egzersizler omurga esnekliğini korurken, fizik tedavi protokolleri hastaların hareket alanının daralmasını engelliyor.
Dr. Kutay Can Çamlıca, tedavi disiplininin aksatılmaması gerektiğini şu ifadelerle vurguladı:
"Düzenli fiziksel aktivite ve uygun egzersiz, eklem ve omurga hareketliliğinin korunmasına katkı sağlamaktadır.
Bu nedenle yaşa ve sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitelerin düzenli olarak yapılması, uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınılması ve sağlıklı vücut ağırlığının korunması önemlidir.
Ankilozan spondilit tanısı olan bireylerde ise hekim veya fizyoterapist tarafından önerilen egzersizlerin düzenli yapılması ve gerekli durumlarda fizik tedavi uygulamalarının tedavi planına uygun şekilde sürdürülmesi tedavinin önemli bileşenlerindendir.
Tedavinizi ve kontrollerinizi aksatmayın.
Ankilozan spondilit tedavisi, kişinin hastalık özelliklerine ve sağlık durumuna göre hekim tarafından planlanmaktadır.
Tedavi; ilaçların yanı sıra düzenli egzersiz, fizik tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını içerebilmektedir.
Tanı alan bireylerin tedavilerini hekim önerileri doğrultusunda sürdürmeleri, ilaçlarını hekim önerisi olmadan bırakmamaları veya değiştirmemeleri ve düzenli kontrollerini aksatmamaları önem taşımaktadır."
İLAÇLARI DOKTORA DANIŞMADAN KESMEYİN UYARISI GELDİ
Teşhis konulan bireylerin yaşam boyu sürecek bilinçli bir sağlık disiplini oluşturması, omurga sağlığının geleceğini belirliyor.
Uygulanan tedavilerin kişiye özel olduğunu hatırlatan Dr. Kutay Can Çamlıca, sözlerini şu kritik uyarılarla tamamladı:
"Uzun süren bel ve sırt ağrılarını ihmal etmeyin.
Özellikle genç yaşta başlayan, istirahatle geçmeyen ve hareketle azalan bel veya sırt ağrılarında sağlık kuruluşuna başvurmaları, düzenli fiziksel aktiviteyi yaşamlarının bir parçası haline getirmeleri, sağlıklı vücut ağırlığını korumaları, tanı almaları halinde tedavi ve kontrollerini aksatmamaları, hususlarının önemini hatırlatır, sağlıklı ve hareketli bir yaşam dileriz.
Unutmayalım; erken tanı, uygun tedavi ve düzenli hareket; eklem ve omurga sağlığının korunmasına katkı sağlar."
Filmlerdeki gibi olmuyor: Göğüs ağrısı yoksa bile kriz geçiriyor olabilirsiniz

