Halk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen glokomun farklı türleri bulunuyor. Uzmanlara göre en sık görülen açık açılı glokom, hastalığın erken dönemlerinde kişinin görmesinde belirgin bir değişikliğe neden olmayabiliyor.
Bu nedenle hastalık fark edildiğinde görme sinirinde kalıcı hasar oluşmuş olma ihtimali bulunuyor. Karaca, glokomun sinsi ilerleyebilmesi nedeniyle düzenli muayenenin erken tanı açısından önemli olduğunu vurguladı.
KAPALI AÇILI GLOKOMDA BELİRTİLER DAHA BELİRGİN
Glokomun kapalı açılı türü ise açık açılı forma göre çok daha ani şikâyetlerle kendini gösterebiliyor.
Şiddetli göz veya baş ağrısı, gözde kızarıklık, mide bulantısı ve kusma bu belirtiler arasında yer alıyor. Hastalar ayrıca ışık kaynaklarının çevresinde haleler görebiliyor.
Bu tür belirtilerin ortaya çıkması durumunda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?
Karaca, bazı kişilerin glokom açısından daha yakından takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Özellikle:
Ailesinde glokom öyküsü bulunanlar,
Yüksek miyop veya hipermetrop olanlar,
Uzun süre kortizon veya steroid kullananlar
risk grubunda değerlendiriliyor.
Uzman, bu kişilerin herhangi bir görme şikâyeti yaşamasa bile belirli aralıklarla göz muayenesi yaptırmasının önem taşıdığını belirtti.
KAYBEDİLEN GÖRME GERİ KAZANILAMIYOR
Glokomda erken tanının en önemli hedeflerinden biri, görme sinirindeki hasarın ilerlemesini önlemek. Hastalık tedavi edilmediğinde ortaya çıkan görme kaybı kalıcı olabildiği için belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek risk taşıyor.
Bu nedenle uzmanlar, özellikle risk grubundaki kişilerin rutin göz kontrollerini aksatmamasını ve görmede herhangi bir değişiklik fark edildiğinde göz hekimine başvurmasını öneriyor.
