6 Şubat depremlerinin derin izlerini taşıyan Hatay’da, azmin ve üretimin sembolü olan bir başarı hikayesi yazılıyor. Antakya’nın binlerce yıllık mozaik kültürünü yaşatmak için 2019 yılında yola çıkan 25 kadın, depremde yıkılan atölyelerinin ardından küllerinden doğdu. Valilik desteğiyle kurulan Türkiye Yüzyılı Alışveriş Merkezi'ndeki yeni yerlerinde üretime dönen kadınlar, "çöp" denilen malzemeleri birer sanat objesine dönüştürerek hem şehre moral veriyor hem de ülke ekonomisine döviz kazandırıyor.
DEPREMİN İZLERİNİ MOZAİKLE SİLİYORLAR
Kahramanmaraş merkezli sarsıntılarla atölyeleri yerle bir olan Soteria Taş Sanatı Kadın Kooperatifi üyeleri, pes etmek yerine sanata tutundu. Afet sonrası bir süre evlerinde kısıtlı imkanlarla çalışan mozaik ustası kadınlar, Hatay Valiliği tarafından tahsis edilen prefabrik atölye sayesinde yeniden tek çatı altında toplandı. Küçük mermer parçalarını sabırla birleştiren kadınlar, bu sanat sayesinde hem ekonomik kazanç sağlıyor hem de depremin yarattığı psikolojik travmaları el birliğiyle atlatıyor.

ATIKLARIN SANATA MUHTEŞEM DÖNÜŞÜMÜ
Soteria’nın üretim felsefesinin temelinde "sıfır atık" vizyonu yatıyor. Kooperatif Başkanı Badiye Galioğlu’nun deyimiyle, sokakta görülen sıradan bir su şişesi bile onların elinde değerli bir objeye dönüşüyor. Mukavva kutular, cam şişeler, kırık kiremitler ve ahşap parçaları; renkli mermer taşlarla süslenerek tablo, bardak altlığı, bileklik ve magnet halini alıyor. Hatta kırılmış bir tepsi bile ustalıkla işlenerek lüks bir dekorasyon ürünü olarak yeniden hayat buluyor.
AVRUPA'NIN RADARINA GİRDİ
Hataylı kadınların el emeği göz nuru tasarımları, yerel sınırları çoktan aşmış durumda. Ayda yaklaşık 500 adet mozaik ürün üreten kooperatif, bu eserleri kargo yoluyla Türkiye’nin dört bir yanına ve Avrupa ülkelerine gönderiyor. Antakya’nın tarihi ve kültürel figürlerinin işlendiği bu özel tasarımlara yurt dışından en yoğun talebi ise Belçika merkezli firmalar gösteriyor. Hatay'ın kadim taş sanatı, Avrupa’nın vitrinlerini süsleyerek birer kültürel elçi görevi görüyor.

EKONOMİK ÖZGÜRLÜK VE REHABİLİTASYON BİR ARADA
Kooperatifin 55 yaşındaki üyesi Raniye Ekmekçioğlu, üreten bir kadın olmanın verdiği mutluluğu dile getirirken, 62 yaşındaki Feyruz Uslu ise mozaik sanatının kendisi için bir rehabilitasyon olduğunu vurguluyor. Hobi olarak başladığı bu yolculuğun, bugün depremin etkilerinden uzaklaştıran ve aile bütçesine katkı sağlayan profesyonel bir işe dönüşmesi, projenin toplumsal gücünü ortaya koyuyor. Hataylı kadınlar, mermere sadece şekil vermiyor; aynı zamanda geleceğe dair umutlarını da taşlarla örüyorlar.
