İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından gerçekleştirilen saha araştırması, İstanbul'da yaşam maliyeti karşısında tüketici alışveriş alışkanlıkları ve enflasyonun hane halkına etkisi üzerine güncel verileri ortaya koydu.
Megakent sakinlerinin temel tüketim maddelerine erişim stratejileri değişirken, gıda fiyatları ve sadakat arasındaki bağın koptuğu net bir şekilde görülüyor.
Şehirdeki hanelerin en önemli gündem maddesi geçim sıkıntısı olarak kayıtlara geçti.
Tarihi geçmiş ürünlerin satışı patladı
İSTANBULLULARIN BİRİNCİ GÜNDEMİ EKONOMİ VE HAYAT PAHALILIĞI
İPA tarafından paylaşılan 2026 Şubat ayına ait rapor, İstanbul sakinlerinin zihnindeki en büyük sorunun ekonomi olduğunu teyit ediyor.
Katılımcıların yüzde 59.3 gibi büyük bir oranı, şehrin ve kendilerinin temel meselesini ekonomik sorunlar olarak tanımlıyor.
Bu oran içinde yüzde 47.1 ile hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı ilk sırada yer alırken, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili konular yüzde 13.5 seviyesinde kalıyor.
Şehrin genel gündemi ile vatandaşın kişisel gündemi, ekonomik darboğaz noktasında tam bir paralellik gösteriyor.
HANELERDE KONUŞULAN TEK MESELE GEÇİM DERDİ
Araştırmanın 'iç gündem' bölümünde, evlerin içinde en çok hangi konuların tartışıldığı sorusu yanıt buldu.
İstanbulluların yüzde 70.3 gibi ezici bir çoğunluğu, evde en çok ekonomik sıkıntıların konuşulduğunu belirtti.
Toplumsal sorunlar, siyasi gelişmeler ya da deprem gibi hayati riskler, mutfaktaki yangının ve cüzdanlardaki daralmanın gerisinde kalıyor.
Bu durum, ekonomik kaygıların hane içindeki bir numaralı psikolojik baskı unsuru haline geliyor.
Market çalışanlarının maaşlarını duyan inanamadı
KREDİ KARTLARI EN ÇOK MARKET HARCAMALARINDA KULLANILIYOR
Vatandaşların ödeme yöntemleri ve harcama dağılımı incelendiğinde, kredi kartı kullanımının merkezinde market alışverişleri bulunuyor.
Kullanıcıların yüzde 64.5 gibi yüksek bir payı, kartlarını en çok süpermarket ve gıda alımlarında kullanıyor.
Toplam harcama dağılımında market giderleri yüzde 64.5 ile zirvede yer alırken, bunu yüzde 11.7 ile ulaşım ve akaryakıt masrafları takip ediyor.
Kira ve konut giderleri yüzde 11.2, eğitim harcamaları yüzde 5.5, sağlık harcamaları ise yüzde 3.3 oranında pay alıyor.
MARKA SADAKATİ YERİNİ EN UCUZ FİYAT ARAYIŞINA BIRAKIYOR
Raporun en dikkat çekici kısımlarından birini marka bağlılığı oluşturuyor.
İstanbullu tüketicilerin yüzde 80.4'ü, alışveriş yaptıkları marketi veya tercih ettikleri markayı, daha uygun fiyatlı bir seçenek bulmaları durumunda anında değiştirebileceklerini ifade ediyor.
Bu veri, yıllardır süregelen marka imajı ve sadakat programlarının, ekonomik kriz koşullarında geçerliliğini yitirdiğini kanıtlıyor.
Tüketici için kalite algısı artık uygun fiyat ile eş değer hale geldi.
İnsanları tüketim kölesi yapan mekanizma çöktü
TEMEL GIDADA EN UCUZUNU BULMAK BİRİNCİ ÖNCELİK
Gıda ve temel ihtiyaç maddeleri bazında yapılan analizde, fiyatın belirleyici gücü daha net ortaya çıkıyor.
Katılımcıların yüzde 71.3'ü et ve et ürünleri alırken en ucuz seçeneği aradığını belirtti.
Bakliyat grubunda bu oran yüzde 73.1 iken, temizlik ürünlerinde fiyat odaklılık yüzde 81.3 ile en yüksek seviyeye ulaşıyor.
Tüketiciler, sadece yüzde 8.8 oranında marketin sunduğu hizmet kalitesine veya çeşitliliğe önem vererek alışveriş yapıyor.
İNDİRİMLİ MARKETLER İSTANBULLUNUN ALIŞVERİŞ ROTASI OLDU
Alışveriş mekanları tercihlerinde indirim marketleri mutlak hakimiyetini ilan ediyor.
Araştırmaya katılan İstanbulluların yüzde 75.8'i alışverişlerini indirimli market zincirlerinden yaptıklarını söyledi.
Yerel marketlerin payı yüzde 10.3, büyük zincir marketlerin payı ise yüzde 8.8 seviyesinde.
Tablo, İstanbulluların bütçelerini dengelemek adına en küçük fiyat farklarını dahi takip ederek rota belirlediklerini gösteriyor.

