Fidan’ın cevabı Trump’ı keser mi?

Trump’ın Türkiye dahil tüm bölge ülkelerine “İsrail’in güvenliğini önceleyen İbrahim Anlaşmaları dayatması” malûm. “Olmazsa İran savaşı bitmez” tehdidi ile birlikte…

Bu çağrıya katılan ülkeler var. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan mesafeli duruyor.

Ancak, meselâ Türkiye’den ve meselâ bu konularda duyarlı olması beklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’an bir cevap gelmedi. Talep ABD Başkanı’ından gelmişse, ona denk cevap da Türkiye Cumhurbaşkanı’ından olmalıydı.

Ama biliyoruz ki Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump arasında da, hassas bir ilişki var. “Dostum” tanımlamasının zedelenmesinin istenmediği bir ilişki denebilir. Bu ilişkinin, Cumhurbaşkanı’nın siyasi yürüyüşünde lehte bir etki yaptığı da değerlendiriliyor.

Bir yanda İsrail’in cinayetleri, İsrail’in genişleme siyasetinin Türkiye’ye tehdit niteliği taşıdığı değerlendirmeleri, bir yanda da Trump’ın “İsrail’in güvenliğini önceleyen İbrahim Anlaşmaları dayatması…”

Ne desindi Erdoğan?

Bir yanda ABD için vazgeçilmez “İsrail’in güvenlik şartı” diğer yanda Türkiye – Amerika ilişkileri?

Ne desindi Erdoğan?

O görev Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a düştü.

Fidan Japon Nikkei Asia’ya verdiği mülakatta; önce İsrail’le 1949’dan beri ilişki bulunduğunu, ticari ilişkinin 10 milyar dolarlara ulaştığını hatırlatıp, “yeniden neden olmasın” gibi bir açık kapı bıraktıktan sonra;

1.Meseleyi Türkiye - İsrail boyutundan çıkarıp, daha geniş bir platforma taşımayı... Yani bir bakıma iş İbrahim Anlaşmaları’na varacaksa, o kötücül görüntüyü, Şarm el Şeyh’te olduğu gibi birlikte göğüslemeye… Belki bu yapının adının da İbrahim Anlaşmaları’ndan başka bir şey olmasına…

2.İsrail’in Filistin’de taa 1967’lere uzanan statüleri kabul etmesini…

Bir çerçevesi şu Hakan Fidan’ın:

Bu doğrultuda Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayan bir bölgesel platform. Normalleşme sürecine bağlı olarak İran da bu yapıya dahil olabilir. İsrail de 1967 sınırları dahilinde bağımsız bir Filistin devletini tanıması şartıyla bu oluşumda yer alabilir. Bu sorun çözüldüğü taktirde İsrail’in güvenliği de bölge ülkelerinin güvencesi altına girecektir.”

Ama kaygıları vardır Dışişleri Bakanı’nın… İsrail’in genişleme siyaseti, bölge ve dünyanın istikrarı için tehlike oluşturma potansiyeli… Şu ifadeler de Fidan’ın:

“(İsrail ile) Ticareti durdurduğumuzda Türkiye çok açık bir şekilde ortaya koydu: İsrail, Filistinlileri öldürmeyi ve Gazzelilerin gıda, barınma, ilaç, su gibi temel insani ihtiyaçlara erişimini engellemeyi bırakmalıdır. Bunlar karşılanırsa, normal hayata dönebiliriz, sorun yok. İki devletli bir çözüme ulaşmak istiyoruz.”

Fidan’a “İsrailli politikacıların Türkiye’yi gelecekteki potansiyel stratejik tehdit olarak göstermelerine ilişkin açıklamaları” da soruldu. Bu soruya Fidan, Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan’a dikkati çekerek, “İsrail iç siyasetinde, ne yazık ki, bölgesel emellerini gerçekleştirmek için sürekli olarak siyaset yapabilmek amacıyla bir düşmana ihtiyaç duyuyorlar. Ancak herkes biliyor ki İsrail, kendi güvenliğinin peşinde değil, daha fazla toprak peşinde.” cevabını verdi.

Fidan, ayrıca uluslararası toplumun, “İsrail’in sadece bölgesel düzeni değil, küresel düzeni de daha fazla istikrarsızlaştırmasını önlemesi” gerektiğini vurguladı.

İsrail’in bölgeye ilişkin tehditlerini de, Gazze’de, Batı Şeria’daki cinayetlerini de bu arada “İsrail’in güvenliği” konusunu da “Amerika, Trump veya Tom Barrack üzerinden” konuşuyoruz.

Acaba bizim itirazlarımız İsrail’e, bize “İsrail’in güvenliği” konusundaki ısrar kadar etkili aktarılıyor mu?

Bazen Trump’ın Netanyahu’yu “fırçaladığı” haberleri geliyor ama, Netanyahu’nun Beyaz Saraydaki itibarında bir aşınma olmuyor. Gazze’deki, Lübnan’daki cinayetlerde bir azalma da…

….

Bu yazının bir yerinde Hakan Fidan’ın da paydaşı olduğu Gazze Barış Komisyonu’nun, halen Gazze’de işlenmeye devam eden cinayetler karşısında ne yapıp ettiğine dair bir açıklama beklentisini seslendirmezsem eksiklik olur. Ne yapıyor Barış Komisyonu sayın Fidan?

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.