Özgür Özel’in en sıkıntılı ânı

Özgür Özel hayatının en sıkıntılı anını yaşamıştır eminim, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yıldırım’ın görüntülerini izlediğinde. Nitekim miting meydanında “Ben utandım o görüntüler adına. Bu rezillikler olduğu için ben özür diliyorum milletimden” dedi.

Tamam, polis kamerası ile çekilen o görüntülerin medyaya pazarlanmasına da “devlet tavrı” boyutuyla tepki gösterdi ama, asıl yaralandığı boyutun, CHP’li bir başkanın bu utanılası durumla arz-ı endam etmesi olmuştur.

“Ahlâkî üstünlük bizde” diyordu meydanlarda. Ona göre İktidar ya da Ak Parti “Üç Y”’nin “yolsuzlukla mücadele” boyutunu kaybetmişti, dört büyük ilin belediye başkanı bizzat Tayyip Erdoğan tarafından istifa ettirilmişti, millet de 31 Mart 2024 seçimlerinde bu dört büyük il dahil pek çok büyük şehri muhalefete, CHP’ye vermişti.

Türkiye gibi Müslüman bir ülkede “Solcu CHP”den “Muhafazakâr AKP”ye karşı “Ahlâkî üstünlük” iddiası, siyasetin ilginç cilvesiydi. Özgür Özel il il, ilçe ilçe dolaşıyor, iktidarı eleştiriyordu.

Hatta, 18- 19 Mart 2025’te, yani belediyelerin kazanıldığından hemen bir yıl sonra başlayan İstanbul merkezli yolsuzluk, çete, casusluk iddialarına rağmen meydanlarda “halkın gözünün içine bakarak” notuyla Ekrem İmamoğlu’nu savunmuştu…100 mitingle…

Ama böylesi… Uşak belediye başkanının Ankara macerası… O görüntüler…

CHP ve o görüntüler…

Hafızalardaki İSKİ skandalı…

Ya da geçmişte CHP’de yönetim değişikliğini ateşleyen aşk – meşk işleri…

Dediğim gibi 100 mitingin yorgunluğu ile olmasa da bu görüntülerden sonra Özgür Özel’in omuzları çökmüş olmalıdır.

Türkiye’de insanlar kendileri yanlışın içinde bile olsalar, bu tür görüntüleri ahlâkî bir kıstas olarak değerlendirirler.

Özgür Özel’in, olayı, belediye başkanının ailesi açısından da yaralayıcı bulması ayrıca önemlidir.

Ama sonuçta buz kestirici bir durumdur CHP açısından yaşanan.

CHP, 2019’da İstanbul’u ve Ankara’yı alarak, 31 Mart 2024’te de çok daha geniş kapsamlı bir “belediyeler çıkışı” yakaladığında, ben, “milletin CHP’yi belediyelerde sınamak istediği”ni yazmıştım. Bir anlamda 2024 tırmanışı, 2019’da İstanbul ve Ankara’da başlayan lansmanın uzantısı idi. Seçmen “Yerel iktidar”ı vermişti CHP’yi sınamak için.

Merkezi iktidarı kontrol eden Ak Parti için ise tehlike çanları çalıyor demekti. İşte seçmen, yıllardır hep muhalefette tuttuğu CHP’yi “yerelde birinci parti” haline getirmişti. Parlamenter sistem olsa genel seçimde iktidardı CHP. Yereldeki tırmanış, merkeze de ulaşır mıydı?

Belli ki “Merkez”i kontrol eden güç olarak Ak Parti, Merkez’in yetkilerini Yerel’e karşı kullanmak isteyecekti.

Merkez’in yetkileri dendiğinde de az – buz bir şey değildi. Bir yandan tüm istihbarat birimleriyle İçişleri, bir yandan Yargı alanı, Yerel’de CHP’yi gözaltında tutabilirdi. En küçük yanlışında ensesinde olmak da bu işin raconu olarak gündemde olacaktı. Yerel’in yetki alanını daraltmak, Merkez’i Yerel’i yönetir hale getirmek de bir başka yöntemdi.

“Kurt kuzuyu yemeye niyet etmişse…” bir gerekçe de bulurdu elbet… Ama kurdun kuzuyu yemek isteyeceğini bilmek de bir savunma refleksini diri tutmaya imkân verirdi.

Belediyeler siyasetin finansmanında kullanılagelir bu ülkede. Bunu Ak Partili kadrolar da bizzat Tayyip Bey’in kendisi de bilir.

CHP’nin belediyelerde düşeceği birinci tuzak bu olacaktı. İhaleler risk alanıydı. Belediyelerin ihale verilen iş adamlarından okul, cami, kreş, araç vs talepleri “hayır” mıydı, yolsuzluk mu, karışmıştı. “Hayır” ile yakınlara mülk transferi kanalları da karışmaya çok müsaitti.

Akçeli işlerde temiz kalmak…

Mevki – makam dağıtımında temiz kalmak…

Bülent Arınç, “Bizimkilerin zaafı” konusunda bir şeyler söyleyince çok konuşulmamış mıydı?

Özgür Özel, “CHP’lilerin zaafı” konusunda endişe taşımıyor olabilir miydi?

Üç dönem milletvekilliği yapmış bu adam. Sonra Uşak’ta yıllar sonra belediye başkanlığını almış Ak Parti’den… Seçmenin yüzde 40 oyu ile…

Özlem Çerçioğlu milletvekilliği ve belediye başkanlığı ile kaç yıllık CHP’li idi?

CHP’de parti bünyesindeki kişiler ve gidişatı konusunu takip eden bir “Kamu Denetçiliği Kurumu” yok mu? “Hangi belediyede ne oluyor?” konusu, sadece İçişleri Bakanlığı ya da MASAK raporlarıyla, Yargı’ya intikal ettiğinde mi masaya yatırılır orada?

Şöyle bir genel izlenim var siyasette:

-Evet vatandaş iktidardan yoruldu, ekonomi bunalttı, yargı uygulamaları bizar etti, “Tek Adam” yapısı taşınmaz hale geldi… Geldi, insanlar, “kime oy vereceksiniz?” sorusunun cevabında iktidar partilerini işaretlemiyor, ama muhalefete de yönelmiyorlar. Arada bir yerde “Kararsızlar ârafı”nda bekleşiyorlar. Niye CHP’ye gitmiyorlar? Özgür Özel meydan meydan nefes tüketiyor, niye çağrıları yeterli karşılığı bulmuyor? Bulmuyor, çünkü iktidara olan güvensizlik CHP’ye güvene dönüşmüyor.

Uşak Belediye Başkanı olayı nasıl bir mesaj vermiştir seçmene?

İktidara yakın bir tv kanalında soruluyordu: “Bir yıldan beri bunca takiptesiniz, çıldırdınız mı siz, Ankara’nın göbeğinde bu rezaleti yaşamanın partiye neye mal olacağını düşünemeyecek kadar kafayı mı yediniz?”

Denir bütün bunlar… Ve Özgür Özel’e saç baş yoldurur.

YORUMLAR (21)
21 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.