AK Parti’nin aradığı CHP bu muydu?
Eskiden AK Parti’nin nasıl bir CHP ile iktidar- muhalefet olmak istediğini sorsanız çok rahat söylerdim.
Bilemeyecek ne var, yana yakıla anlatıyorlardı. Sanchez gibi Avrupa sosyalistlerinin desteklediği, dünya demokratlarının beğendiği bir CHP’yle yarışmak için can atıyorlardı.
Bilemediğim, içinden çıkamadığım kısmı şu; arayıp da bulamadıkları o CHP’ye Özgür Özel’le kavuştular ama artık istemiyorlar. Hevesleri neden kaçtı?
Kambur feleğin ettiğine bakın ki AK Parti, 10 yıl evveline kadar CHP’yi Sosyalist Enternasyonal’e şikayet ediyordu. Üyelikten attıracaktı neredeyse, AB değerlerine karşı diye.
Oysa şimdi Sosyalist Enternasyonal’in arkasında durduğu, Avrupa Birliği’nin dayanışma gösterdiği bir Özgür Özel CHP’si ortaya çıkmış durumda.
Fakat AK Parti, yargı kararıyla geri döndürülen Kılıçdaroğlu CHP’siyle bayramlaşmayı iple çekiyor. Baykal CHP’sini bile yerli ve milliydi diye özlüyor, mumla aradığını saklamıyor. Tek parti CHP’sinin hortlatılması mümkün olsa daha çok sevinecek, havalara uçacak.
Kim derdi ki AK Parti, İspanya Başbakanı Sanchez’le dahi CHP konusunda ters düşecek?
Gazze’de, İran’da ABD- İsrail zorbalığına karşı duruşun küresel sembolü hâline gelmiş. Doğu’da da Batı’da anti-Siyonistin, anti- emperyalistin ondan popüler kahramanı yok. İşte o Sanchez’in başkanı olduğu Sosyalist Enternasyonal, mutlak butlan kararına tepkili. Seçilmiş CHP Genel Başkanı olarak Özgür Özel’i tanıdığını, tam dayanışmayla ilan ediyor. Mahkeme kararını hukuka ve demokrasiye aykırı gördüğünü açıklıyor.
AB ise mutlak butlan kararının temel haklar, hukukun üstünlüğü, demokratik çoğulculuk ve yargı bağımsızlığına dair soru işaretleri uyandırdığını bildiriyor. “Türk halkı, sesinin duyulduğu, canlı ve rekabetçi bir demokrasinin kazanımlarından yararlanmayı hak etmektedir” sözleriyle uyarıyor.
Eski AK Parti’nin duymaktan hoşlandığı çıkışlardı bunlar, artık duymazdan geliyor.
Başbakanken Erdoğan, demokratik hukuk reformlarına direndiği için CHP’yi Avrupa’ya az şikayet etmedi.
2011’deki TUSKON toplantısında aynen şöyle demişti:
“Sosyal demokrasi ile alakaları kalmadı. Bunu Batı da görüyor. Bize teklif ediyorlar sizi Sosyalist Enternasyonal’e alalım. Teklifi yapan siyasi liderlere diyorum ki, şu bizdeki CHP’yi atın dışarı, ondan sonra gelelim.”
Demokratikleşme mücadelesinde zorluk çıkardığı gerekçesiyleydi. Sosyalist Enternasyonal’i 2007’den beri CHP’yi dışlamaya çağırıyorlardı.
AK Parti, Avrupa sosyal demokratlarıyla kendileri yakın çalışırken CHP’nin ülkemizi Avrupa’ya rezil ettiğini savunuyordu.
Avrupa’nın övgüsünü, takdirini kendileri gibi kazanamadığı için CHP’yi kınadıkları, ayıpladıkları, yerden yere vurdukları yıllardı.
O zamanlar AK Parti’nin “dünya bize bakıyor, Avrupa’ya rezil oluyoruz” diye bir kriteri vardı. CHP’yi buna uymamakla suçluyordu.
Allah sonunda AK Parti’ye tam gönlüne göre bir CHP nasip etti. Nedense memnun olmadılar.
Benden duymuş olmasınlar ama talih yüzlerine gülmüşken neden ellerinin tersiyle geri ittikleri sır değil, karşıdan belli oluyor, herkes farkında.
