Yeni partinin hızla eskimemesi için

Yeni partinizi kurarken, ilk fırsatta geri dönmek üzere CHP'den gittiğinizi söylerseniz nasıl bir mesaj vermiş olursunuz?

Bir de sadık seçmeniniz yanlış anlamasın diye yeni parti kursanız bile eskisi gibi kalacağınızı, gömlek değiştirmeyeceğinizi ispata uğraşırken kendinizi doğru anlatamazsanız... Eskilerini tutmak için söyledikleriniz, çekeceğiniz yeni seçmenin kafasını karıştırmaz mı?

Evet, gidenler CHP'den isteksiz ve gönülsüz ayrılıyor. Onların seçimi değildi, butlan dayatmasıyla mecbur bırakıldılar.

Yine de bu, Özgür Özellere tarihi bir fırsat sunuyor. Yenilenme ve değişim fırsatı.

Zaten böyle fırsatlar kendiliğinden ortaya çıkmaz. Yazar John Gardner'ın edebiyat klişesiyle; hikayeler iki şekilde başlar, ya biri bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.

Başka türlü rahatını, konforunu bozmayacaklar dış etkenlerle karşılaşınca düzenleri eskisi gibi kalmaz. Maruz kaldıkları yeni koşullar, sorgulama ve çatışmayı tetikler. O da değişim ve dönüşümle sonuçlanır.

CHP'den ayrılanlar keyiflerinden, durup dururken bir sabah yeni bir yola düşmüyor.

Baba Ocağı'na butlanın gelmesiyle başladı bu hikaye. Gelmemiş ve düzenlerini alt üst etmemiş gibi devam edemezlerdi.

Olan oldu, onlara yol göründü ve fakat önlerinde iki yol var. Ya eskinin yeni partisi olacaklar ya da değişimin yeni partisi. Bu ikisi aynı şey değil.

Konjonktür hazretlerinin zoruyla ayrıldıkları bu kapıya bir gün geri dönecekleri mesajı, ilk yolu seçtikleri gibi anlaşılır. Yeni partilerinin kalıcı değil geçici, konjonktürel bir parti olacağı izlenimi verir.

Şartların değişmesiyle, konjonktürün atlatılmasıyla son bulacak bir değişim ve yenilenmeye kalıcı denebilir mi?

GEÇİCİ BİR KONJONKTÜR PARTİSİ Mİ OLACAKLAR?

Konjonktürün partisi en fazla bir seçimlik konjonktürel, emanet oylar toplayabilir.

Oysa Türkiye ve dünya değişti. Ne CHP'nin kurulduğu 100 yıl öncesinde yaşıyoruz ne de AK Parti'nin kurulduğu 25 yıl öncesinde.

Siyaset ise bu değişime cevap veremiyor, tıkanmış durumda, bir kısır döngüye girdi. Kan tazeleme ihtiyacı aşikâr.

Toplumda değişim ve yenilenme talebi yükseliyor.

Yeniliği geçici olan bir parti taze kan ihtiyacını, toplumun değişim beklentilerini karşılayabilir mi?

Özgür Özel'in CHP'ye veda konuşmasından eskinin yeni partisi olacaklarını anlamadım ben. Gömlek değiştirmeyecekleri söyleminden, bütününe bakarak ne anladığımı da yazdım.

Reddi miras ve geçmişi inkar etmeden, siyasi gelenek ve değerlerinden kopmadan yenilenmeyi, geleceği kucaklamayı kastediyordu. Aynı tas aynı hamam, eski gömlekle yeni parti anlamına gelmezdi.

Parti içi mücadelede bile kendilerini değişimci olarak tanımlayanların, yeni parti kurarken değişmeden kalacaklarını savunmaları çok saçma olurdu ayrıca.

Belli ki kendilerine inanan, güvenen ama endişeli CHP seçmenlerinin savrulma korkusunu, kimlik ve aidiyet kaygılarını gidermeyi amaçlıyorlar.

Öyle ya, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmayı kim ister?

Yalnız, risk tek yönlü değil. Değişim ve yenilenme fırsatını değerlendirerek kazanılacak yeni seçmeni kaçırma riski de barındırıyor.

Değişim ve yenilik arayanları ürkütürseniz kazası olmayacak bir bulunmaz fırsatı, ayağınıza gelmişken tehlikeye atarsınız.

CHP'YE GİYDİRİLEN ÖCÜ İMAJINI ATMA FIRSATI

Gömlek değiştirmeye en çok direnenleri, en karşı olanları dahi muhafazakar, milliyetçi siyasetin yüzyıllık dolduruşlarla CHP'ye giydirdiği öcü imajından kurtulmaya itiraz etmeyecektir.

Değişim fırsatı, AK Parti'nin eskisi gibi öcüleştiremeyeceği bir yeni parti imkanı da veriyor.

AK Parti, 'iktidardan gidersem CHP öcüsü gelir' korkutmacasıyla tabanını bir arada tutuyordu.

Yeni parti, sağ siyasetin kullanışlı öcüsünü tarihe gömerse artık neyle korkutacaklar, iktidara en kötü haber olabilir.

Tabii bu imkan ve fırsatlar, değişimin kendi korkutucu taraflarını ortadan kaldırmıyor.

Ancak değişmekten korkmayanlar buna cesaretle öncülük edebilir.

Özgür Özeller siyasi kompleks ve korkularına yenilirse yeni partileri hızla eskiyecek, ölü doğacaktır. Çekilen değişim sancılarına yazık.

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.