Back To Top
Babacan ve Davutoğlu: Farklar ve benzerlikler...

Babacan ve Davutoğlu: Farklar ve benzerlikler...

 - Son Güncelleme: 19.09.2019 Perşembe 11:34
- A +

Babacan merkez bir siyasi partiyi hedefliyor, Davutoğlu ise daha muhafazakâr çizgiye yöneliyor. Farkları muhafazakâr siyaset alanını zenginleştirecektir. Ortak yanları ise muhafazakâr siyaset tanımında yeni bir eksen oluşturacaktır.

Biri Ali Babacan diğeri Ahmet Davutoğlu tarafından kurulacak iki yeni siyasi partinin sahaya çıkmasına az kaldı.

Bu girişimlerin ne ölçüde başarılı olacağını zaman, şartlar ve izleyecekleri siyaset gösterecek. Bununla birlikte kuruldukları andan itibaren, siyasi alana yeni bir enerji ve haraketlilik getirecekleri açıktır.

Şu üç gelişme kuvvetle muhtemel görünüyor:

1- AK Parti’nin muhafazakâr siyasi alan üzerindeki söylemsel ve fiili hegemonyasının kırılması.

2- Muhafazakâr seçmen dokusunun kısmen ayrışıp, geçmişte olduğu gibi daha heterojen bir görüntüye kavuşması.

3- Muhafazakâr ya da merkez siyasetin, Türkiye’nin yeni dinamikleri, sorunları ve ruh hali etrafında yeniden tanımlanması.

Kurulacak siyasi partilerin muhafazakâr alanın sınırlarını aşması, farklı eğilimleri bünyesinde toplayarak yol almaları pekala mümkün, hatta iddialar arasında. Bununla birlikte, şimdilik, kurucularının siyasi öyküleri itibariyle çıkış referansları muhafazakâr siyasete gönderme yapıyor.

SİYASİ ÇIKIŞLAR

Geçtiğimiz günlerde, Babacan, kamuoyuna yönelik önemli ilk çıkışını, ilk sesli siyasi adımını Karar gazetesine verdiği söyleşiyle attı.

Aynı günlerde Ahmet Davutoğlu ve onunla hareket dört eski AK Parti milletvekili, parti yönetimi tarafından ihraç talebiyle disiplin kuruluna gönderildi. Bunun üzerine AK Parti’den istifa edip yeni bir yola çıktıklarını ilan ettiler. Bu istifaları diğerleri takip etti, bazı AK Parti eski milletvekilleri ve yöneticileri Davutoğlu’na katılmak için partilerinden ayrıldı.

Şimdi cevap bekleyen ilk sorular şunlar:

Bu iki siyasi aktör neyi temsil ediyor? Ortak ve ayrışan noktaları neler?

Bu sorulara verilecek yanıtlar, hem muhafazakâr siyasetin önümüzdeki dönemde nasıl tanımlanacağına dair ipuçları içerir, hem muhafazakâr siyasi alanın hangi ayrışmalar üzerinde yeniden yapılanacağını gösterir.

Babacan ve  Davutoğlu’nun açıklamaları bu konuda kimi veriler içeriyor.

Babacan’ın verdiği söyleşideki vurucu noktalar, kolektif siyasi yönetim, tüm kesimleri kendisine çekmeyi hedefleyen bir sentez partisi, mevcut otoriter düzenin tashihi yanında Türkiye’nin yeni talepleri ve gereklerine uygun bir siyaset, bu çerçevede hukuk devleti, özgürlük düzeni, rasyonel ekonomi yönetimi gibi hususlardan oluşuyordu.

Davutoğlu’nun istifa konuşması ise üç başlık altında özetlenebilir:

- Davutoğlu, daha önceki çıkışlarının, özellikle açıkladığı manifestonun kamuoyuna verdiği “kişi merkezli siyasi tavır” görüntüsünden uzaklaşıp, (bu onun güçlü liderlik özelliklerini elbet ortadan kaldırmaz), yanına aldığı AK Partili eski milletvekilleri ve teşkilat üyeleriyle, bu kez örgütlü bir ekip siyaseti iddiasını ortaya koydu. Hatta basın toplantısı sırasında bu istikamette bir tür gövde gösterisi yaptı. Daha sonra gelen istifalar bunu güçlendirdi ve Davutoğlu’nun AK Parti içindeki (ölçüsü henüz belli olmamakla birlikte) etkisini gösterdi.

- Davutoğlu, AK Parti’den, yaptıkları uyarılar dikkate alınmadığı, ihanet ve ihraç girişimiyle karşılandığı ve yönetim geri çevrilemez yanlış bir istikamete gittiği için ayrılmak zorunda kaldıklarını söylerken, kuruluş dönemi AK Partisi’ne aidiyet ve sadakatini vurguluyordu. Bir bakıma kendi siyaset zemini ve hedef kitlesinin burası ve burada olduğunu söylüyordu. Muhafazakâr itirazların, bu kesimde alttan gelen gençlik dinamizminin, toplumsal-sınıfsal dönüşümün, bu çerçevede doğan yeni taleplerin, kuracağı yeni partinin taşıyıcısı olacağını ima ediyordu. Davutoğlu ve ekibinin bu durumda, muhafazakâr şemsiye altında farklı kesim ve seslerin yer alacağı bir siyasi parti tasavvuruna sahip olduklarını söylemek yanlış olmaz.

- Özgürlükçü, sivil, rasyonel, yerel-evrensel değerler sentezine dayanan bir siyaset tanımı, benimsedikleri ilkelerin ana hatlarını oluşturuyordu. Konuşmasında siyasi ilkeler konusundaki satır başları ise şöyleydi: İnsan hakları, özgürlükler, demokratik anayasal sistem, demokratik hukuk devleti, liyakat, ehliyet, serbest piyasa ve rekabet, dünyaya açık barışçıl siyaset ve Türkiye.

FARKLAR VE BENZERLİKLER

Asıl sorulara gelelim. Bunların anlamı ne? Davutoğlu ve Babacan arasında ilk bakışta göze çarpan ortak noktalar ve farklar neler?

İkili arasında görünen ilk önemli fark, Babacan’ın muhafazakâr kesimin önemi ve gücünü ihmal etmeden kesimler arası sentezi ifade eden bir “merkez partisi” kuracağını ima etmesi, buna karşın Davutoğlu’nun sentez gereğini göz ardı etmeden daha çok “muhafazakâr bir şemsiye partisi”ne yöneleceğini göstermesidir. Velhasıl, Babacan siyasi merkeze, Davutoğlu muhafazakâr alana yönelmiş görünüyorlar.

Bu ayrım, bu siyasi partilerin sahaya çıkışıyla muhafazakâr siyasi alanı etkileyecek niteliktedir. Babacan’ın atfedilen kolektif siyaset tarzı, Davutoğlu’na yakıştırılan kuvvetli lider özelliklerine oranla en azından şimdilik daha belirleyici bir unsurdur. Davutoğlu’nun, AK Parti’den istifa eden kadrolarla bu partinin zemini ve tarihi referansından kopmadan hareket etmesi, buna karşılık Babacan’ın “yeni” vurgusu ve bu çerçevede oluşturacağı muhtemel kadrosu seçmen algısı bakımından önemli olacaktır. Ayrışma her zaman ortak alanı daraltmaz, tersine genişletir. Nitekim bu farklılık, büyük ihtimalle muhafazakâr alana derinlik katacak, normalleşme sürecini hızlandıracak, sağ-muhafazakâr alanın volümünü tekrar büyütecektir.

Söz konusu farkın görece bir yönü de bulunmaktadır. Babacan ve Davutoğlu aynı havuza akan farklı ısıdaki, ancak benzer kalitede sulara benzetilebilir. Havuz dolduğu zaman önemli olan, orada oluşacak ısı ya da denge olacaktır. Bu yön muhafazakâr siyasetin yeni tanımıyla ilgili bir ön fikir verir. Eldeki verilerle ilk akla gelen kimlik siyasetinden merkeze doğru ilerleyecek bir siyaset ve aidiyet tanımıdır. Nitekim Babacan hedeflediği ortalama bir siyasi merkezin doğal olarak yumuşak bir muhafazakâr ağırlık taşıyacağı gerçeği ile, Davutoğlu’nun dile getirdiği siyasi ilkelerin muhafazakâr alanı merkeze çekme ihtimali iki aktörün arasındaki doğal kesişme noktasıdır.

Siyasi ilkeler söz konusu olduğu zaman bu kesişme yerini iyice ortak noktalara bırakmaktadır. Bunlar açık biçimde, siyaseti, liberal, özgürlükçü bir demokrasi anlayışıyla tanımlama, Türkiye’nin kutuplaşma ve çatışma ikliminden uzaklaştırılması, adalet ve rasyonaliteyi hedef alma eğilimleridir. Bu istikamet, solu bir kenara koyarsak, yeni bir ve yeni bir Türkiye tanımını en azından vadetmektedir.

Muhafazakâr alanda siyasetin yeni eksenleri meselesine gelince:

AK Parti’nin yaşayacağı örselenmeye gücünü koruyacağını dikkate alırsak, muhafazakâr alanda siyaset, kimlikçi ya da tek kimlik merkezli “otoriter bir bakış” ile farklılıklara açık, daha sentezci ve “özgürlükçü bir bakış” arasında ayrışmaya gebedir.

Bu istikamette gelişmelerin tek koşulu bulunuyor: Seçmeni ikna, farklı kesimlerle ilişki ve başarı...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Ali Kumaş 23 Eylül 2019 14:11
Yok birbirinizden bi farkınız...Expat, Vefasız, Brütüs...seç beğen al...!
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 22:47
Bence Davutoğlu'nu en iyi bir atasözümüz ifade ediyor : Çok bilen çok yanılır. Suriye politikasında bunu gördük.
Hüseyin Şenel 19 Eylül 2019 16:22
Yürütme,Yasama,Yargı çizgisi,anlayışı noktasında geleneksel Milli Selamet,MHP,CHP duruşunu günümüz siyaseti sağlamaktadır.%40-65bandında ki,Demokrat-Adalet Partisi ve türevlerinin yaklaşımının ve CHP içinde yer edinmiş diğer görüşlerin karşılığı kalmamış boşalmıştır.Bana göre iktidarı hep bu %65’lik band tayin etmiştir..1-Önümüzde ki 1 veya 2 CB.seçimlerinde CHP boşluğa (iktidara) doğru kaydıkça içindeki mevcut marjinaller açığa çıkacak,ayrışacak,kopacak ve CHP yalın,güçlü Dünya’nın neresinde yaşadığını bilen,halkın nabzını tutan,maddi,manevi isteklerini karşılayabilen bir parti haline
Hüseyin Şenel 19 Eylül 2019 16:23
dönüşecektir..CHP marjinallerinin taammüden körüklediği kutuplaşma ve sert,yer yer haksız muhalefet olguyu,olacağı geciktirmektedir.Değişimin öncüsü bilinçli veya bilinçsiz Sn.Kılıçdaroğlu ve ekibi,serhatta gideni de Sn.E.İmamoğludur.2-Sn.Babacan ve ekibi boşluğun farkındadır.Hesaplı kitaplı ince eleyip sık dokuyarak önümüzde ki on yılların Partisini kurma çabası içindedir.3-Sn. Davutoğlu ve Ak Parti’nin mecburi yaklaşımı,yönü 20yıl önceki fb.ayarını revize etmektedir..Bence güzel gelecek marjinal görüşlerin dikkate alındığı, kuvvetler ayrılığının netleştiği Cumhurbaşkanlığı sistemindedir.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 13:20
Kimi türk milletinin canına göz dikmiş,kimi de parasına göz dikmiş her iki anlayışta korkutuyor.Bunlarla başedebilecek siyasi atmosfere destek olacak her çaba çok değerli.Şeffaflık özlenen kelime.
ati 19 Eylül 2019 12:49
ben, davutoğlu'nun lider vasfına inanmıyorum. zaten bu müesseseye de şiddetle karşıyım. gücün tek elle kullanılmasından iyi sonuçlar çıkmadı. eninde sonunda güç zehirlenmesi yaşandı ve sonuç hüsran. bunun yerine, değerli ve liyakatli kadrolarla oluşacak siyaset daha güven verici ve başarılı olur. bunun için de ali babacan daha uygun bir figür.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 13:55
4
Boş laf olmuş biraz. Partizanlık
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 14:32
1
Davutoğlu hamasi lafzıyla entellektüel birikimini kuşkulu hale getirmiştir.Siyasette hamasete sarılanlar çok.Onların arasında yer bulabilirse şansını dener.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 15:07
2
Aslında her ikisi de değerli.Her ikisi de hak ve adalet kavramlarına ortak akla yani şuraya sadık kişiler. Her ikisi de mütedeyyin ve haramdan korkan kişiler.Bugüne kadar her ikisi de şaibeden kaçmış, korkmuş kişiler. Bu konularda iftira bile atılamıyor çünkü millete mal olmuşlar.Birlikte hareket etmelerini çok isterdim.O zaman hükümet sallanırdı.
Faik Güleçyüz 20 Eylül 2019 05:57
0
Lider fikrinize;aynen katılıyorum. Selâm ve sevgilerimle.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 12:44
Anadolu vahabizmi nasılda halkımızı kul olarak görüyor..Din ve siyaset..Gülünç.Birde fikirmiş gibi kafa yoruyor kullar.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 12:41
Ulus olmak tek merkezlimi..Yurttaş olmak tek merkezlimi oluyor Liberal gaz dünyasında.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 11:27
Maalesef üzülerek söylüyorum Cumhurbaşkanımızın kıymetini bilmiyoruz. Rabbim onu ıslah etsin hataları varsa ki var insan olarak,onu doğru yola iletsin ve onu muvaffak kılsın.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 11:59
4
Daha kolayı var. CB'yi değiştirelim. O da dinlensin. Kimse vazgeçilmez değil.
Sn. Davutoğlu istifa etti. Kendisi ile birlikte ve sonrasında istifa edenlerin sayısı vücuttaki parmak sayısını geçmedi. İstifa edenlerinde her birinin etrafında toplanacak kişi sayısı da parmak sayısını geçmeyecek kadar. Bazıları kendi çocuklarını bile istifa ettiremezler. ÖRNEK; Adam FETÖ den dolayı görevden alınıyor. Kayın babasına Ağabeyine yalvarıyor. Bunlar bizi işimizden etti, yerimizden etti gelin bunlara ders verelim diyor. AK Partiye oy vermemek için adam kayın babasını kardeşini ikna edemiyor. Değil ki istifa edenler döndürecek. Ne yapsalar boş. Yapılacak tek şey. Lidere itaat.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 11:10
4
Bu kadar istifa yeter. Sen canını sıkma. Unutma ki böylesi ilk kez oluyor.
Karar Okuru 19 Eylül 2019 11:55
6
Sn:11.10 Böylesi daha öncede çok oldu sonları hüsran oldu. Mezarlar ben olmazsam olmaz diyenlerle dolu. Bu ülke insanı ayrılanlarla da ayrılmayanlarla da bekası için mücadelesine devam edecek.
mizan 19 Eylül 2019 10:04
. Adı da Gök Parti olsun. Aslında tam vaktinde oldu bu işler. Yalnız A.Davutoğu yapsaydı kafi idi, ötekiler fuzuliyattan olur. Küskün, kararsız ve sahipsiz vatandaşları, farklılık ve hakkaniyet isteyen insanları sahiplensin, hayata katsın ve ümit aşılasın. İyi olur.
Özkan 19 Eylül 2019 09:54
Entellektüel seviyenize hayranım bu ülkede bu seviyede insan okumak insana gelecek adına umut veriyor.
Bunların akacağı havuz bellidir. CHP+HDP nin havuzuna doğru istikamet belirlemişlerdir. Her ikisi de akacakları havuza ne kadar çok taş sürüklerim peşindedir. AK Parti tabanı ne sellere dayandı, bunlarla mı sürüklenecek. Bunların iktidar olma hedefleri olmadığı gibi söylemleri de yoktur. Tek söylemi AK partinin kendilerine göre yaptığı yanlışlardır. Yanlışlardan yola çıkarak doğruyu bulmak imkansızdır. Bu siyasi bölünme Türkiye’nin geleceğini tehdit eden, bütünlüğünü tehdit eden, göz göre göre bu ülkeyi parçalama hazırlığıdır. Bunu kimse başaramadı bunlarda başaramayacak.
mahmut 19 Eylül 2019 12:39
3
senin tuzun kuru...sana göre hava hoş sevgili kardeşim....
ati 19 Eylül 2019 13:59
1
''Yanlışlardan yola çıkarak doğruyu bulmak imkansızdır.'' bu önerme fazla iddialı değil mi? tam tersi olduğuna adım kadar eminim.!
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 14:48
1
Ben aradaki bağlantıyı anlayamadım. Yeni siyasi parti kurulursa ülke neden parçalansın?
KARAR OKURU 20 Eylül 2019 18:16
0
akp in bölünmesi türkiyenin hayrınadır sen kafamı yorma
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 08:08
AK parti ve Sayin Cumhurbaskani muhafazakar yapiyi son derece otoriter bir sekilde yanlis temsil ediyordu. Saadetin sinirli ayrismasi bu algiyi kirmaya yetmiyordu. Simdi AK parti icinden cikanlarin muhalefeti muhafazakar yapi Erdogan degil, cok farkli diyebilecek
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 05:13
CB sistemi sürdürülecekse Davutoglu veya Babacan in kuracagi partilerin 2023 veya daha erken yapilan secim de CB secimin de hangi ittifakta kalacagi önemli....51 saglamadan yapilacak kazanc ve yenilgi durumuna göre yorumlar degisebilir...51 icinde kalan ve basarili olan parti basarili olacak...kaybeden basarisiz olacaktir...Bir de herkes insan Yaşina oynuyor...Kendisinin basarili ve basarisizligi konjonktüre bagli....
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 03:55
UMARIM SEÇİME İTTİFAK KURARAK GİRERLER. Bu onların şansını ARTTIRIR. DAVUTOĞLU BEY Ak partisi teşkilatını tanıyor. Tüm gorevden alınan eski teşkilat üyeleri safına geçti. Bu bakımdan parti kurarken zorlanmayacak. Aynı şeyi ALİ BABACAN BEY için söylemek ZOR. MUHAFAZAKAR VE HALK KESİMİ DAVUTOĞLUNA yonelirken sermaye çevreleri Ali BABACAN LEHİNE TAVIR KOYUYORLAR.
Karar okuru 19 Eylül 2019 03:18
Ben iki siyasetçiyi de Türkiye ahalisi için fazla buluyorum. İki bol ceket. Mhp sloganı doğruyu söylüyor : Bu Devletin başına o Devlet. Yakışanı budur. Devlet Başkanı tecrübemizden sonra Sn. Gül, Sn. Davutoğlu ve Sn. Babacan'ın dünya ölçeğinde siyasetçiler olduğu düşüncesindeyim. Yangından kaçan insan korkusuyla üçü de gönülden kabulümdür.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 08:41
1
Cok dogru bir tespit. Tesekkürler
KARAR OKURUx 19 Eylül 2019 02:19
Parçalı yapının dezavantajı devlet içindeki yekpare anti demokratik odakların karşısında zayıf kalması olur.zaten her şey alt ust edildi güçlü bir irade gerek duzeltmek icin.her firsati kollar mevcut duzenin devamindan yana olanlar.o yuzden tek basina bir iktidar sonrasi parcali yapi daha iyi olurdu
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 12:43
0
Parçalama mahalle abi ve ablaları ile organize edildi..Demokratik odakda imam devrim komuta konseyimi oluyor.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 02:08
2 yeni parti yerine 1 parti kurulmasi daha mantikli olur. 2 partinin ikisinin de herhangi bir secimde baraji asmasi mumkun degil; AK Parti'den alacaklari oylar bolunur cunku. Bence bir partide birlesmeleri lazim ve Davutoglu'nun parti baskani olmasi lazim. Belki yaniliyorum ama Babacan'da liderlik vasfi pek yok gibi.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 00:31
Davutoğlu’nu Babacan’a göre samimi buluyorum.Babacan aslında figür.Arka planda Gül var.Davutoğlu yapılan yanlışlar karşısında susmadı,tepkisini ortaya koydu.Davutoğlu’nun ekibi daha başarılı diye düşünüyorum.Beşir Atalay ve Sadullah Ergin gibi isimlerin miadı doldu.Bir defa Davutoğlu Babacan’a göre daha karizmatik.Belki tek dezavantajı Suriye politikası.Davutoğlu’nu suçlamak kolay,”Emevi Camii’nde namaz kılacağız” diyenlere niye eleştiri yok? Davutoğlu’nun Babacan’a oranla daha çok oy alacağını düşünüyorum.Babacan’ı bir adım geride görüyorum.
Hiç 19 Eylül 2019 06:27
6
Yanılıyorsunuz.Davutoglu başbakanlıktan azledildiginde sustu.hem de 2 sene.O'nun yerine bizim gururumuz kırıldı.susarak mi tepkisini ortaya koydu?Bu susuş hiç unutulmayacak
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 08:41
2
Neden figür anlayamadim, Cok zeki bir insan oldugu Icin :) figür olmamak icin kabadayimi olmak lazim :) böyle görüsler zaten ülkenin egitim seviyesini göstermekte zaten. Malesef bizim topluma Sn. Babacan Cok büyük gelecek :(
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 09:13
1
07:43 696 sayılı KHK dururken sokağa çıkmak mı, şaka mı yapıyorsunuz.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 07:43
6
Demek gururun kırıldı. O zaman sen niye sokağa çıkıp bu yazılıştır demedin. Bahaneye bak gururu kırılmış.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN