Back To Top
Bir kitap kurdundan Namık Kemal biyografisi

Bir kitap kurdundan Namık Kemal biyografisi

 - Son Güncelleme: 04.08.2019 Pazar 11:14
- A +

Midhat Cemal Kuntay, bir gün, üzerinde çalıştığı biyografilerden biri için belge ve bilgi almak üzere önemli bir eğitimci ve hakiki bir kitap kurdu olan İhsan Sungu’yu ziyaret eder. Muhteşem kütüphanesi dillere destan olan Maarif Vekâleti Müsteşarı, kitapları büyük bir heyecanla gözden geçiren dostuna bir ara bir Lehçe-i Osmanî uzatır. Aslında her kütüphanede bulunabilecek bu kitabı bir kitap kurdunun nazarında farklı kılan, müellifi Ahmet Vefik Paşa tarafından Fransızca kelimelerin küçük kâğıtlara yazılarak lügatteki karşılıklarının yanına yapıştırılmış olmasıdır. Adeta kendinden geçen Midhat Cemal’in yüzünde nasıl bir kıskançlık ifadesi belirmiştir ki, İhsan Sungu, “Kabul ederseniz takdim edeyim!” demek mecburiyetinde kalır.

Midhat Cemal -çok utanmıştır- o günden sonra kitap merakının bibliyomanlık noktasına varmaması için kendisini dizginlediğini söylese de kitaplarla dostluğu ömrünün sonuna kadar sürmüş, ölümünden sonra varislerinin Sahhaflar’da haraç mezat sattıracağı zengin ve seçkin bir kütüphane kurmuştu. Bu kütüphanenin aynı zamanda biyografik eserlerini yazarken kullandığı kitapları ve belgeleri ihtiva ettiği düşünülürse ne kadar önemli bir zenginliğin yok edildiğini anlamak kolaylaşır.

***

Midhat Cemal, bizde modern biyografinin ilk büyük temsilcisi sayılabilir. Son zamanlarda değişik yayınevleri tarafından yeni baskıları yapılan Mehmed Âkif biyografisi gerek kurgusu gerekse üslûbuyla daha önce yazılmış biyografilerin hiçbirine benzemez; şairin hayatı, yaşadığı çağın şartları içinde çevresini de kuşatacak şekilde ustalıkla anlatılırken, büyük bir sanatkâr ve ahlâk adamı olarak ruh dünyasına da derinliğine nüfuz edilir.

Mehmet Âkif biyografisinde daha ziyade şahsî bilgi ve gözlemlerine dayanan Midhat Cemal, bunun ardından hazırlıklarına başladığı Namık Kemal biyografisini bütünüyle belgelere dayanarak yazmaya karar verir; kendi ifadesiyle “vesikaların Namık Kemal’i”ni yazacaktır. Bunun için “vatan şairi”nin hayattaki bütün akrabalarına ve arkadaşlarına müracaat ederek belge toplamaya ve çalışmaya başlar. “Devrinin İnsanları ve Olayları Arasında” alt başlığını taşıyan Namık Kemal biyografisinin altı yüz küsur sayfalık ilk cildi Maarif Vekâleti tarafından 1944 yılında yayımlanır. Eserde her ne kadar belgeler konuşturulmuşsa da üslûp, kuru bir akademisyen üslûbu değil, Üç İstanbul gibi çok önemli bir romana imza atmış bir edebiyat adamının şiirin de imbiğinden geçmiş, başkasının asla kullanamayacağı renkli ve çok hususi üslûbudur.

19-08/03/ekran-resmi-2019-08-03-235230.png
Midhat Cemal Kuntay, Narmanlı Apartmanı’ndaki dairesinde eşi Naile Hanım ve oğlu Vedat’la birlikte.

Midhat Cemal’in bu arada, muhtemelen Namık Kemal biyografisi üzerinde çalışırken topladığı belge ve bilgilerden hareketle Sarıklı İhtilalci Ali Suavi’yi yazdığını unutmamak gerekir. Bu eser, Namık Kemal’in mütemmimi olarak görülebilir.

Namık Kemal’in 1857 yılında Sofya’dan İstanbul’a gelişiyle 1870 yılında Paris’ten dönüşü arasındaki on üç yıllık dönemi kapsayan birinci cildi, 1949 yılında yayımlanan ikinci cildin birinci kısmı takip eder. Bu cilt, Avrupa’dan dönen Namık Kemal’in İbret gazetesi macerası, Gelibolu mutasarrıflığı, önce Rodos’a, daha sonra Magosa’ya sürülmesi ve hapis hayatı anlatıldıktan sonra, V. Murad’ın tahta çıkması üzerine İstanbul’a dönüşüyle son bulur. İkinci cildin ikinci kısmı tam yedi yıl sonra, yani Midhat Cemal’in öldüğü yıl (1956) yayımlanabilecektir: V. Murad’ın kısa saltanatı, II. Abdülhamid dönemi, bu dönemde yapılan Kanun-ı Esasi hazırlıkları, yorucu bir çalışmanın ardından gelen hapishane günleri, Midilli sürgünlüğü ve mutasarrıflığı, ardından Rodos...

Midhat Cemal, ikinci cildin ikinci kısmını görebilmiş midir, bilmiyorum. Bu arada Tevfik Fikret ve Sadullah Paşa biyografilerini yazmak için ciddi hazırlıklar yaptığına göre, gecikme kendisinden değil, 1950 seçimlerinden sonra el değiştiren Maarif Vekâleti’nden kaynaklanıyor olmalıdır.

H H H

Evet, basımı tam on dört yılda tamamlanan ve hâlâ değerini koruyan bu önemli biyografide, sadece Namık Kemal değil, yakın çevresi de anlatılmaktadır. Ziya Paşa’dan Ali Suavi’ye, Ebüzziya Tevfik’e kadar Tanzimat devrinin fikrî ve edebî dünyasına damgasını vurmuş bütün aydınlarla tanışır, kendinizi İmparatorluğun “en uzun yüzyıl”ında Yeni Osmanlılar’ın arasında hissedersiniz. Bir yığın belge ve fotoğraf cabası...

Aşağı yukarı yarım asır önce tükenen Namık Kemal biyografisi, kitap kurtlarının sahip olmak için can attıkları, yana yakıla aradıkları, uzun zamandır kitap müzayedelerine bile düşmeyen bir eserdi. Kütüphanesinde bu eseri gördüğüm arkadaşlar, benim de gözlerimde, İhsan Sungu’nun kütüphanesinde Lehçe-i Osmanî’yi incelerken Midhat Cemal’in gözlerinde beliren kıskançlık parıltılarının bir benzerini fark etmiş olabilirler.

Orijinaline maalesef sahip olamadığım için fotokopisini edindiğim Namık Kemal biyografisinin Türkiye İş Bankası Yayınları tarafından 2010 yılında tıpkıbasımı yapılmıştı. Birkaç ay önce de Midhat Cemal Külliyatı’nı yayımlamaya başlayan Alfa Yayınları tarafından yeniden dizilerek tek cilt halinde basıldı. Artık isteyen herkes bu önemli esere ulaşabilecek.

Not 1 Alfa, Midhat Cemal’in bütün eserlerini külliyat olarak yayımlıyor. Kapı Yayınları’nın ise Midhat Cemal’in önemli kaynaklarından birini, Ebüzziya Tevfik Bey’in Yeni Osmanlılar Tarihi’ni bastığını duyurmak isterim. Ebüzziya’nın eseri Yakup Öztürk tarafından diline fazla dokunulmadan yayına hazırlandı.

Not 2. Alfa Yayınları’nın editörü keşke Namık Kemal biyografisine bir indeks yaptırmış olsaydı. Özellikle araştırma türünden hacimli kitaplarda şahıs isimleriyle sınırlı olmayan kapsamlı indeksler bulunması şarttır. Eserin ilk baskısında da indeks bulunmuyordu. 1963 yılında Namık Kemal biyografisi için Olcay Önertoy tarafından kapsamlı bir “Şahıs ve Eser Adları” indeksi hazırlanmış ve bu indeks Ankara Üniversitesi DTCF Yayınları’nca müstakil bir kitap olarak yayımlanmıştı.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
OKUR 09 Ağustos 2019 20:27
Değerli Beşir Bey, keşke Alfa Yayınları neşrettiği eserlerin dil ve üslubuna dokunmasa. Daha önce Fuad Köprülü'nün eserlerini de kısmen sadeleştirerek yayınlamışlardı. Bu türden eserlerin okuyucuları zaten eski dile aşina kimseler oluyorlar, olmasalar bile lugat yardımıyla aşinalik kesbetmeliler. Dolayısıyla sadeleştirme işini anlamsız buluyor ve bu sebeple Alfa Yayınları'nın çıkarttığı kitapları alamıyorum.
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 00:55
"diline fazla dokunulmadan" dokunulmuş yani... benim için bitmiştir.
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 15:17
1
Ne alaka dostum ya.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN