Back To Top
Muhafazakârlar ve tiyatro

Muhafazakârlar ve tiyatro

 - Son Güncelleme: 22.09.2019 Pazar 10:17
- A +

İBB Kültür Daire Başkanlığı Necip Fâzıl’ın “Reis Bey”, Mustafa Kutlu’nun “Mavi Kuş” ve İskender Pala’nın “Aşk Bir Zamanlar” isimli oyunlarını Şehir Tiyatroları’nın 2019-2020 mevsimi repertuarından çıkarmış. Gerekçe: İsrafı önlemek... Üç isim de “muhafazakâr” camiadan olmasaydı, bu gerekçeye belki inanabilirdik. Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyası sırasında söylediklerine bakarak bazı şeylerin değişebileceğine inananların, daha doğrusu belediyeyi onun yöneteceğini zannedenlerin ümitleri boşa çıkacak gibi görünüyor.

Recep Tayyip Erdoğan, 1994 yılında Refah Partisi’nin adayı olarak girdiği seçimden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çıkınca CHP’li başkanın arkasında bıraktığı devâsâ problemlerden ziyade Şehir Tiyatroları’yla nasıl başa çıkacağını merak etmeye başlamıştım. Çünkü bizde tiyatro başından beri ideolojik dönüştürme açısından en kullanışlı vasıtalardan biri olarak görülmüştür. Tek Parti döneminde Halkevleri ve Halk Odaları’nın ülkenin en ücra köşelerine kadar götürdüğü tiyatro sayesinde, “devrimci” seçkinlerin gelecek projesine uygun olarak üretilen yeni geçmişin halka benimsetilebileceği zannedilmiştir. Çünkü Batıcı seçkinler, halkın yaşanan gerçekle sanatın gerçeğini birbirinden ayıramayacağı, dolayısıyla tiyatroda ne verilirse kabul edeceği inancını taşıyorlardı.

***

Aslına bakılırsa, seçkinlerin tiyatrodan beklentileri sadece Cumhuriyet devrine has değildir. Tanzimat’tan sonra, tiyatro meselemiz halledildiği takdirde bütün meselelerimiz sona erecekmiş gibi bir hava yayılmış, her gösteride bir dizi ritüele sahne olan tiyatro ve konser salonları çağdaş “mabet”ler ve halkın “adam” edildiği mekânlar olarak görülmüştür. Türkiye’de tiyatroya damgasını vurmuş öncü şahsiyetlerden olan Muhsin Ertuğrul’un Tiyatro Âdâbı isimli broşürü bu bakımdan çarpıcı bir belgedir. “Eğlence yeri” değil, “büyüklerin mektebi” olan tiyatroya mümkün mertebe temiz elbiseler giyilip gürültüsüzce oturulur, “Perdenin açılacağını ihbar eden işaretten sonra, perde kapanıncaya kadar artık bir kelime bile konuşulmadan yalnız eser dinlenir.” Çünkü “Bir milletin bilgi ve anlayış seviyesi sanat eserlerine ve sanatkârlarına gösterdiği alâka ile ölçülür.”

Kelimenin tam mânâsıyla bir Tek Parti devri adamı olan Muhsin Ertuğrul, dayattığı bu “âdâb” ile, halkı, oyunu beğense de beğenmese de sessizce seyredip sonunda alkışlamak zorunda olan pasif bir seyirci konumuna düşürmüştü. Beğenmemek yasak! Sahnede ne söyleniyorsa doğrudur, ne veriliyorsa alacak ve alkışlayacaksın!

Resmî kültür politikasının vazgeçilmez unsurlarından biri olan opera ve bale için de aynı şeyleri söylemek mümkündür. Bu kurumlara yöneltilebilecek herhangi bir eleştiri, hassas bir noktaya iğne batırılmışçasına, şaşırtıcı bir öfke ve tepkiyle karşılanacaktır. Yazdığınız operanın konusunu Avrupa tarihinden alabilirsiniz. Alkış hazırdır. Osmanlı tarihinden alınmış herhangi bir hadiseyi yahut evliya menkıbelerini vb. işlerseniz, siyasî şartlar gerektiriyorsa “kerhen” sahnelenebilir, ama defterden silinmeyi göze alabilmelisiniz. “IV. Murat” ve “Karyağdı Hatun” gibi operalar yazdığı için rahmetli Okan Demiriş’in yaşadığı sıkıntıları kendisinden defalarca dinlemiştim.

HHH

Türk tiyatrocuları yabancı oyunlara bir başka tutkuyla bağlıdırlar. Birbirlerine “rol gereği” yabancı adlarla hitap ederken ayrı bir haz duyar, yerli yazarları ve oyunları genellikle “banal” bulurlar. Yerli bir oyunun sahnelenebilmesi için, yerli değerlerin aşağılanması gizli birinci şarttır. Tarık Buğra’nın hürriyet ve bağımsızlık için 1956 yılında kıyam eden Macar halkına bir saygı duruşu niteliği taşıyan “Ayakta Durmak İstiyorum” isimli oyunu Devlet Tiyatroları tarafından sahneye konulunca bir eleştirmen “Devlet Tiyatrosu ırkçı ve Turancı bir eser oynuyor!” diye yaygara koparmış, Kenter Tiyatrosu ise aynı yazarın “Akümülatörlü Radyo” isimli oyununu repertuarına aldığı halde, sol çevrelerin baskısı yüzünde sahnelemeye cesaret edememişti.

Tarık Buğra’nın “Yüzlerce Çiçek Birden Açtı” ve Necip Fâzıl’ın “Bir Adam Yaratmak” isimli oyunlarını emirle sahneye koymak zorunda kalan bir yönetmenin bu oyunlarla ilgili broşürlerde günah çıkarırcasına ve bir yerlerden özür dilercesine yazdıklarını da çok iyi hatırlıyorum: “Neden bu tür tartışmalı, çetrefil, su götürür, üstelik şaibeli oyunlar hep bana veriliyor acaba?” Bu cümle, bir psikolojiyi ve bir zihniyeti anlamak bakımından çok çok önemlidir. Aynı yönetmen, Necip Fâzıl’ın oyununu nasıl acımasızca budadığını, mistik muhtevasından nasıl uzaklaştırdığını da övünerek yazmıştı.

***

Bir tiyatro, hitap ettiği toplumu dönüştürmek amacıyla kurulmuşsa, ondan yıkmaya çalıştığı değerleri sahnesine taşıması beklenebilir mi? Muhafazakâr bir yazarsanız ve yazdığınız oyunlarda kendi tarihinize, kültürünüze, değerlerinize olumlu yaklaşıyorsanız yandınız! Yazdıklarınızın sahneye konulma şansı hemen hiç yoktur, isterseniz ağzınızla kuş tutun!

Evet, Necip Fâzıl, Mustafa Kutlu ve İskender Pala’nın oyunları repertuardan çıkarılmış. Emin olun, hiç şaşırmadım.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 27 Eylül 2019 14:00
Muhsin Ertuğrul'un tiyatro izleme âdâbı üzerine söylediklerinin yanlış bir tarafı yok. Değerli Beşir Ayvazoğlu bir klasik sanat gösterisinin nasıl izlenmesini isterdi acaba?
KARAR OKURU 24 Eylül 2019 10:00
Sayın yazar, duygularıma tercüman oldunuz! Ah bu bizim çoğu aydın geçinen ve kendine “ kültürlü olma” payesi biçen iflah olmaz tuzu kuru okumuş tayfamız ! Bütün dünyada olduğu gibi, sanatı, kendi coğrafyasının tarihsel, kültürel ve toplumsal kodlarından ve de birikimlerinden yola çıkarak hayatı ve insanı yorumlayan eserler ortaya koymak yerine, Batıda yazıla-çizile ve oynana-sahnelene laçka olmuş eserlere öykünerek ayran budalası teslimiyetçiliği içinde kültür yaptığını zannetmek ne menem bir sığlıktır ya Rabbi ?
cahit 24 Eylül 2019 01:30
Ben şahsen Ekrem İmamoğlu emriyle Necip Fazıl'ın ( BİR ADAM YARATMAK) isimli o tüm zamanların en felsefi ve varoluşsal tiyatro eserinin sergilenmesini arzu ederim -ki bu eserin kıymetini yönetimdeki İslamcılar! halen idrak edemediler- bence sırıtan ve eleştirilmesi gereken durum asıl bu.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 01:58
Mustafa Kutlu ve İskender Pala ne vakittir tiyatro yazarı oldular acaba? Necip Fazıl'ın tiyatro yazarlığı da tartışmalıdır. Karşı tarafın ideolojik davrandığını yazarken en az siz de onlar kadar ideolojiksiniz.
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 19:59
Muhafazakârlar özellikle son 10 senede iyi bir sınav veremediler. Kendi özgün kültürünü oluşturamadılar. Kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma ilkesini unuttular.
hamdi bey 22 Eylül 2019 17:12
Bilgisiz ama samimi insanlardık. Şimdi merkep yükü bilgiyle donanmış görgüsüz muhafazakarlar olduk.Siz de sayın yazar, elinizi taşın altına koymadan küpünüzü doldurma sırrına vakıf bir çeyrek aydın olarak bu halin yemişlerini deriyorsunuz. Afiyet olsun.
Kızılelma 22 Eylül 2019 16:48
Sağın kültürle işi yok;onlar sadece yol,köprü,havaalanı...vb işleri bilirler.
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 15:26
Saygı duyduğum bir edebiyat adamıydınız ancak tek tarafı yargılayan yazınız pek de gerçekleri yansıtmıyor. 17 yılda iktidarın sanata ve sanatçılara bakışını ve uygulamalarını görmezden gelmişsiniz. Muhsin Ertuğrul gibi önemli bir sanat adamına saygısızlık etmişsiniz. Bizde tiyatro, opera yazarlığının ne kadar bir tarihi var ki, sanki şaheserler yaratılıyor da yerli yazarlara yer verilmiyor... muhafazakâr da olsa iyi yazarlar her zaman okur bulmuş saygı görmüştür. Devamlı gittiğim Cemal Reşit Rey'deki konserlerde iktidara yakın olmayanların dışında bir tek sanatçıya bile yer verilmemiştir. Y
Halil 22 Eylül 2019 14:41
Sol ve laik kesimin kendinden başkasına tahammülsüzlüğü, sağ (veya muhafazakar) kesimin başka düşüncelere tahammülsüzlüğünden çoook daha fazladır.Önce bunu kabul ediniz.
Okuyucu 22 Eylül 2019 14:31
Daha çok tahribatlar yapacaklar ve tahribatları müslümanların verdiği oylarla yapacak ve bu millet biraz daha çile çeksin
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 14:01
Sayın Beşir biraz insaflı olun. Bu hükümetin sinemaya, tiyatroya, sanatçıya yaptığına karşı İmamoğlu’nun yaptığı (ki haklı gerekçeleri var) devede kulak kalır. Reis sürekli kültürel alanda düşüncelerinin gelişemediğini söyleyip durdu ve kendine biat etmeyen sanatçıları dışladı onların ortaya koyduğu oyunlara yardımı kesti. Kültüründe ısmarlama elde edilebileceğini zannediyor. Biat eden bir sanatçı yaratıcı olamaz. Muhafazakar kesimin sanatta, kültürde veriminin yok denecek kadar az olmasının nedeni budur. Atatürk “Sanatçı el öpen değil, eli öpülecek biridir” demiş. İşte anlayış farkı.
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 18:51
5
Birak maval okumayi da neymis hakli gerekceleri Imamoglunun onu soyle 14.01
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 13:46
Gazeteniz Imamoglunu canhiras desteklemisti.Ilkeli takilan bir gazete ikinci Demirel’e nasil da asik.Imamoglu ikinci Demirelden baska birsey degil; hak-hukuk, ilke, hak getire...
Enes Bostan 22 Eylül 2019 13:24
Recep Tayyip Erdağon’ın İBB başkanlığı sırasında Şehir tiyatrolarına yaklaşımı kısmının devamını bekledim okurken.. Ama gelmedi. Yoksa siz yazmış olup gazeteniz çıkarmanızı istemiş olabilir mi?
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 10:46
Beşir Bey asıl sorulması gereken şu: Kaç senedir muhafazakâr camia, Necip Fazıl dışında neden bir tane bile tiyatro yazarı çıkaramamıştır?
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 09:51
Çocuklar için yazan ve tiyatro eserleri de kaleme alan biri olarak Beşir beyin yazdıklarına aynen katılıyorum. Çünkü benzer sorunları kendim de yaşıyorum.
Kutlar 22 Eylül 2019 08:38
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayalım. 1-Reis Bey oyunu son kez 7 Nisan 2018'de sahneye konulmuş, bir daha da oynanmamıştır. 2-Reis Bey'de şehir tiyatroları oyuncularından başka, dışarıdan oyuncular kiralanmış olup, her oyun maliyeti 368 bin liradır. 3-2018'e kadar bu oyunu izleyen var mı aramızda? Bırakın izlemeyi, oynandığından haberi olan var mı? 4-7 Nisan 2018'de, AKP'li belediye Reis Bey oyununu durdurduğunda neden kimse tepki vermedi?
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 14:13
10
Herşey senin bildiğinden ibaret değil efendi. Ahkam kesip propaganda yapma burada.
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 19:02
1
14:13: propagandalık bir şey yazmamış, doğru değilse siz düzeltin lütfen.
Ülkü Gün 22 Eylül 2019 07:42
Beşir Bey, Muhsin Ertuğrul'un tiyatro seyretme adabına ilişkin sözlerini bile nerelere çekmişsiniz. Tiyatro gürültülü mü seyredilmeli, sahneye müdahale mi edilmeli sizin anlayışınızda? Üstelik sonunda eserin alkışlanması zorunluluğunu da nereden çıkarttınız? Yerli ve millî eser anlayışınız ise hayli sorunlu gözüküyor. Hiç değişmiyorsunuz, halbuki hayat müthiş bir değişim içinde...
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 09:43
6
Kendine muhafazakar diyenlerden sanat çıkmaz. İsmet Özel ve Necip Fazıl'dan başka çıta üzeri sanatçıları yok. Bu iki sanatçı da sonradan devşirme muhafazakar. İsmet eski sosyalist, Necip eski Paris bohemi (kadın bacakları şiiri muhteşemdir).
Mütegaid Talebe 22 Eylül 2019 06:47
Klasik CHP zihniyeti !..Bu işlerin böyle olmayacağını kim söyledi ki !..Chp fırsat bulduğu zaman inandığı değerler için gerçek kimliğini işte böyle ortaya koyuverir...De...Bu yönetimin seçilmesini ,alternatif hale gelmesinde ,önceki "muhafazakâr" idarenin hatalı tüm uygulamaları sebep olmadı mı?..Bundan böyle,her yapılan cürümün içinde giden yönetimin de payının olduğunu unutmayalım...Ağlaşmanın faydası yok,herkes inancına göre davranıyor ,niye öncekiler de ,kendilerine yakışanı,yapmaları gerekemi yapmadılar ...Vebal iki taraflı ...Allah ,hayırlısını versin herşeyin...
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 05:40
Adamın her yaptığına bir yaygara kopartılıyor. Oysa İmamoğlu her adımını tasarruf tedbirlerine göre atacağını defalarca ilan etti. Bir kez sahnelenmesi bile 368 bin liraya mal olan oyunu çıkarmayıp ne yapacak. Bütçe yol geçen hanına dönmüş. Bırakın adam toparlasın. En masraflı olarak yukarıda yazdığınız oyunlar liste başıysa İmamoğlu ne yapsın?.
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 14:15
4
Bu oyunun diğerlerinden nasıl bir farkı varmış da maliyeti farkediyormus. Diger oyunlarin maliyeti ne biliyor musun
EMG 22 Eylül 2019 05:35
Hayat da bir tiyatrodur. Ve herkes kendi senaryosunun oynanmasını ister.
Karar Okuru 22 Eylül 2019 01:45
Tiyatro oyunlarının repartuardan kaldırılması çok önemli bir konu değil, ayrıca daha önceki yönetimin de yapmadığı bir şey değil. Siz bizim muhafazakarların şimdiye kadar neyi muhafaza ettiklerini yazsanız da öğrensek. Vicdanı mı, tevazuyu mu, kanaatkar olmayı mı, yardımlaşmayı mı, dayanışmayı mı, istişareyi mi, ahlakı mı, dini mi, beytülmala sahip çıkmayı mı???????
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 08:50
2
Muhafazakar kelimesi aslında bir paroladan başka bir şey değil. Parolayı söyleyince kimine makarna ve kömür paketi düşüyor, kimine iş, kimine milyon dolarlık ihale, kimine milyar dolarlık ihale.
Abbas Bilgili 22 Eylül 2019 01:39
İmamoğlu'ndan böyle bir şey beklemiyorduk. Belirttiğiniz gibi etkili birileri bunu yapmış gibi görünüyor. Tahammülsüz ve "derin sol" olabilir mi acaba?
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 00:27
Evet, sol çevre ve zihniyet maalesef hiç değişmemiş, yazdığınız gelişmelerden, etrafta gördüklerimizden anlıyoruz maalesef. Hala aynı yerde otlamaya devam ediyorlar yazık ki...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN