Anahtar Parti’ye oy veren yüzde 5 kim?
AK Parti, sandıktan çıkan mesajı anlamak ve eriyen oylarını milletin gönlünde geri kazanmak için yanlışlarından vazgeçmek yerine, kendisinden kopan seçmenin CHP’ye yönelmesinin öfkesini yargı eliyle CHP’den çıkarmaya çalışadursun…
Öyle görünüyor ki AK Parti ve MHP, ‘CHP’ye eli gitmeyen seçmenlerini’ de kaybetmeye başlamış. Kendi tabanını ‘bunlar artık bu ülkeyi yönetemiyor, ülkenin sorunlarını bunlar düzeltemez’ noktasına getirmiş.
Bir siyasi parti için aslı tehlike oy kaybetmesi değil, seçmenini ‘artık yeter’ noktasına getirmesidir.
***
Geçtiğimiz pazar günü İzmir’deydim. Gelme sebebim; henüz iktidar imkânı, belediye gücü, medya desteği ya da köklü bir teşkilat hafızası olmayan, kuruluşunun üzerinden yalnızca bir buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen anketlerde yüzde 5’leri gören Anahtar Parti’nin Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun İzmir programını izlemekti.
Genel seçim barajının yüzde 7 olduğu bir ülkemizde, üstelik vitrininde öyle çok tanınmış, popüler, şöhretli isimlerin bulunmadığı yeni bir partinin yüzde 5’leri görmesi hafife alınacak bir gelişme değildir.
Yavuz Ağıralioğlu’nun ifadesiyle bu oran “önemli bir siyasi çıkış yakaladığını” gösterir.
Şunun altını ayrıca çizmek gerekiyor: Ülkemizde ana akım medyanın (gerçekte ana akımlık bir hali kalmadı ama) durumu ortada; iktidarın kontrolünde. Anahtar Parti’nin ana akım medyada kendisine yer bulamaması şaşırtıcı değil. Fakat muhalif medyada da kendine ferah feza yer bulabilen bir parti değil.
Buna rağmen kamuoyu araştırmalarında yüzde 5’leri de görebilmesi önemli. Bu oran, Anahtar Parti’nin artık sadece merak edilen bir parti olmadığını, belli bir seçmen grubunda karşılık bulmaya başladığını, yani artık yavaş yavaş siyaset sahnesinde hesaba katılması gereken bir aktöre dönüştüğünü gösteriyor.
Tek başına iktidar olamasa bile ittifak siyasetinin geçerli olduğu bu iklimde ikinci tur pazarlıklarını, büyük partilerin stratejilerini etkileyebilir.
Ben de işte bu sorunun peşinden gittim İzmir’e: Anahtar Parti kimlerden oy alıyor? Kim bu yüzde 5?
***
Programa Karşıyaka Çarşısı’ndaki esnaf ziyareti sırasında dahil oldum. Böylece Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda yapacağı konuşma öncesi, sokaktaki havayı görme imkânım oldu. Çünkü asıl karşılık bir lider sokakta yürürken, kendiliğinden oluşan kalabalık ve gösterdikleri teveccühtür.
Şunu net olarak söyleyebilirim inanılmaz bir teveccüh, muazzam bir sevgi var. Caddede yürürken kartopu gibi sarıldı etrafı.
Ağıralioğlu kendisine yaklaşan kim varsa “Bana ne nasihat buyurursunuz, nasihatiniz nedir?” diye sordu.
Kimi, “Konuşanı, yazanı, söyleyeni cezaevine atan bu iktidarı artık değiştirin, sandığı getirin” dedi.
Kimi, “Çok çocuklu anneler pazarlarda çöpten yiyecek toplayacak hale geldi, pazarları geziyor musunuz?” diye sordu.
Kimi, “Artık bu ülkeyi yönetecek iyi insanlara ihtiyaç var, kötüler gitsin artık” dedi.
Kimi de bir paket makarnanın 40 liraya çıkmasından yakındı, “Makarna yoksul yiyeceğiydi, artık makarnayı bile alamaz hale geldik” diyerek yakındı.
Ama istisnasız hepsi şu iki şeyi söyledi, ilki: “Sakın Ümit Özdağ, Sinan Ogan olmayın, bize hayal kırıklığı yaşatmayın, partiniz ayrı kalsın ittifak yapmayın, sizi seviyoruz bizi üzmeyin.”
İkincisi “Bunlar bu ülkeyi yönetemiyorlar, korkuyoruz, geçinemiyoruz, konuşamıyoruz artık değişim istiyoruz, bunlar gitsinler artık ve iyi insanlar gelsinler bu ülkeyi yönetmeye.”
Karşıyaka Çarşısı’nda Anahtar Parti liderini özellikle bekleyen bir grup da çıktı karşımıza. Beni en çok şaşırtan sahne bu oldu. Ege Üniversitesi’nde yaşanan gerginlikler sırasında 20 Şubat 2015’te hayatını kaybeden Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi sorumlusu Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun arkadaşlarıydı. “Başka arkadaşlarımız ölmesin, Fıratlar ölmesin, oyumuz size” diyerek Ağıralioğlu’na sarıldılar ve ‘oylarını Anahtar Parti’ye vereceklerini ama Cumhur İttifakı’na katılmamasını istediklerini’ söylediler.
Bu sahne önemliydi Ağıralioğlu’nun karşılık bulduğu damarın sadece ekonomik krizden bunalan seçmenle sınırlı olmadığını gösteriyordu. Milliyetçi hafızada, özellikle MHP çizgisinden gelen ama artık MHP’nin kendisini tam olarak temsil etmediğini düşünen kesimde Ağıralioğlu’na dönük belirgin bir ilgi var. Hakeza Zafer Partisinden memnun olmadığını söyleyen seçmenlerle de karşılaştık.
Sanırım en az oy aldığı kesim CHP.
Ağıralioğlu’na “oyumuz size” diyenlerin büyük çoğunluğunun MHP, AK Parti ve Zafer Partisi seçmeni olduğunu görünce, PanoramaTR’nin Mayıs ayı araştırmasındaki “parti tercihine göre Yavuz Ağıralioğlu’nun performansı” bölümüne yeniden baktım.
Sahada gördüğüm ilginin veride de karşılığı vardı. Araştırmaya göre Ağıralioğlu’nun liderlik performansını başarılı bulanların oranı MHP seçmeninde yüzde 44, AK Parti seçmeninde ise yüzde 17. Bu tablo, Anahtar Parti’ye dönük ilginin rastgele bir meraktan ibaret olmadığını; özellikle iktidar bloğu ve milliyetçi seçmen içinde oluşan bir arayıştan beslendiğini gösteriyor.
***
Esnaf ziyareti boyunca “Bana nasihatiniz nedir, tavsiyeniz nedir, derdiniz nedir?” diyerek vatandaşı dinleyen Ağıralioğlu sonra salona geçti…
Karşıyaka Spor Salonu tıka basa doluydu. Anahtar Parti İzmir İl Başkanı Hüseyin Çakır, Ağıralioğlu’nun “yapmayın dolmaz o salon” konuşmasını yayınladı ve salonu gösterdi. Salon o anda yıkıldı geçti.
Ağıralioğlu sahneye çıktı önünde yazılı bir metin, prompter ya da hazırlanmış bir konuşma metni olmadan kürsüde konuştu. Gün boyunca sokakta dinlediği şikâyetleri, tavsiyeleri ve itirazları merkeze alan ve bütün bunlara cevap niteliğinde bir konuşma yaptı.
Ağıralioğlu, AK Parti ve MHP’yi düşmanlaştırmadan, Cumhur İttifakı’nı cepheden kötülemeden konuştu. İktidarın yaptığı iyi işleri sayarak ama artık bu ülkeyi yönetemediklerini söylüyor. Seçmenden “Onlar yoruldu, artık evlerine dönsünler. Biz varız, bu ülkeyi daha iyi yönetiriz. Mukaddesat biliriz, yerliyiz, milliyiz. Onlara ‘siz yönetin’ dedik ama yapamıyorlar. Biz bu iktidarı onlardan teslim alacağız; daha iyi yöneteceğiz. Ama bunu yapabilmek için sizin oyunuz lazım” diyerek salondaki muhafazakar ve milliyetçi seçmenin oyunu istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllarca “biz gidersek kaos olur”, “biz gidersek ülke bölünür”, “biz gidersek kazanımlar kaybedilir”, “biz gidersek eski Türkiye geri gelir” diyerek hatta tutmaya çalıştığı seçmene “biz varız ve biz onlardan daha iyi yönetecek kabiliyete sahibiz” diyerek ısrarla, altını çize çize kendisini adres gösterdi.
Muhafazakar, milliyetçi kişilerden oluşan salondaki vatandaşlar uzun süre ayakta alkışlayarak karşılık verdi.
Bu yüzden önümüzdeki seçim ister erken yapılsın ister vaktinde, iktidarın işi zor. AK Parti’nin meselesi artık sadece CHP karşısında oy kaybetmek değil; kendi seçmenine yakın bir dille konuşan yeni bir sağ alternatifin ortaya çıkmasıdır.
Daha net bir ifadeyle AK Parti için sorun sadece CHP değil. Öyle görünüyor ki artık önünde bir Anahtar Parti meselesi var.
Anahtar Parti, Cumhur İttifakı’na katılır mı? Anahtar Parti genel başkan yardımcılarına, konuştuğum il, ilçe başkanlarına, teşkilat mensuplarına sordum.
Kesin bir dille reddediyorlar, hayır, böyle düşünülmesi bu sorularla muhatap olmanın kendilerine haksızlık olduğunu söylüyorlar.
