Amerikan halkı ne zaman ‘‘İllallah’’ der?

Yazarı Yale Üniversitesi kıdemli öğretim üyelerinden Prof. Jon Finer’in Biden döneminde ulusal güvenlik danışman yardımcısı olarak görev yaptığını da öğrenince, başlığı zaten dikkatimi çekmiş olan New York Times’taki makalesini daha dikkatle okudum.

Makalenin başlığı ‘‘Dünya Trump’tan illallah dedi.’’

O ‘bıktı’ diyor, ‘illallahı’ ben ekledim, yazarın anlatmak istediğine daha uygun diye…

Gerçekten de, özellikle Trump ikinci kez Beyaz Saray’a taşınalı, dünyanın dört bir tarafı onun sebep olduğu olağanüstülüklerle baş etme çabasında. Kendisi ‘‘Savaşları bitirdim’’ diye övünse de, onun sebep olduğu çatışmalar yüzünden insanlığın huzuru kaçmış durumda.

Trump’ın elinin-kolunun henüz uzanmadığı ülkelerde yaşayanlar bile, yine onun yüzünden çıkan çatışmacı ortamdan nasipleniyorlar…

En azından enflasyon olarak…

Kendi ülkesi halkı da öyle. Sürekli seyahat halinde Amerikalılar; aynı eyalet içinde bile bir yerden bir yere gitmek için millerce yol kat etmek gerektiğinden, gözler, benzin istasyonlarındaki günde birkaç kez değişen fiyat levhasında.

Geçen yıl yine buralardaydım; kullanmak zorunda olduğum temel ihtiyaç malzemelerinin güncel fiyatlarına bakarak, hayatın bayağı pahalılandığını görebiliyorum.

Yazar güzel özetlemiş: 2025 yılında bir yıl öncesine göre ülkeye gelenlerin sayısı 4 milyon azalmış. ‘‘Sekiz milyar dolardan mahrum kaldık’’ diyor yazar. Cazibesini kaybetti Amerika; bir önceki yıldan %7 azalma var yabancı öğrenci sayısında. Oldu mu size 1 milyar dolar zarar daha. Savaş yüzünden benzin ve gübre fiyatlarında artışın getirdiği ek maliyet 132 milyar dolar. NATO’nun diğer üyelerini bütçelerinden daha fazla kaynak ayırmaya zorladı ve bunu başardı ya Trump, bütçe 864 milyar dolara çıkmasına rağmen, Amerikan şirketlerinin Avrupa ülkelerine silah ve mühimmat satışları yarı yarıya düşmüş…

Ne ile övünüyorsa, onunla vurulmuş Trump

Bizler ‘‘İlllallah’’ diyoruz tamam ama, bu tabloya esas Amerikalıların itiraz etmesi gerekmez mi?

Nedense böyle bir dolaylı yola başvurmuş yazar…

Herhalde ‘neme lazım’ diye düşünmüş olmalı...

İran’a savaşı Netanyahu’nun kışkırtması sonrasında başlatan Trump’ın kendisiydi. Sonunda ilk ‘‘Hoh’’ diyen yine Trump oldu; Pakistan’ı aracı kılarak önce geçici ateşkes ilan ettiği ve müzakerelerle 60 gün içerisinde savaşın kesin bitirileceğini duyurduğu halde savaş yeniden başladı ve başlatan da yine Trump

Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alma talimatını verdiğini açıklarken, boğazdan geçeceklerden ücret alınacağını da ilan etti. İlanın üzerinden 24 saat bile geçmeden, ‘‘Ne ücreti, kimse ücret alamaz’’ diyen de o…

Amerika’da pek çok eyalette insanlar, iklim değişikliğinin etkisi altında; ya sel felaketiyle karşı karşıya ya dev yangınlarla boğuşuyor ya da alışılmadık yükseklikte sıcaklara maruz… Aynı ülke içerisinde sıcağın en sıcağı ile yağmurun en aşırısı ve dev yangınlar görülüyor şu sırada…

Pek çok başka ülkede de iklim değişikliği benzer etkiye sahip…

Sorumlu aranırsa, iklimi bozan her türlü unsura karşı devletlere tedbir alma şartı getiren, 1992 yılında imzalanmış, BM’nin Paris Antlaşması’ndan ülkesini çıkardığı gibi, aynı alandaki bir düzine anlaşmadan ve onlarla ilgili kurumdan da uzaklaştıran Trump’ı ilk sıraya koymak gerekiyor…

Ne beklersiniz? Hiç değilse karşısına ciddi bir muhalefet çıkmasını ve Trump’ı hedefe koymasını, değil mi?

Türkiye’de ve pek çok başka ülkede siyaset böyle yürüyor.

ABD’de ise muhalefetin sesi çıkmıyor…

New York’un yeni seçilmiş belediye başkanı Zohran Mamdani ile Senatör Bernie Sanders’in başını çektiği, kendilerini ‘demokrat sosyalist’ olarak tanımlayan bir grup, Demokrat Parti’nin kaşarlanmış bazı Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerini yerlerinden etmek için çalışıyor ve bu arada medya halk namına yanlışlıkları sergiliyor; ama işte o kadar…

Savaşı yeniden başlattığına ve savaşın ilk bölümünün ülkeye yüklediği sorunlara yenilerini eklemeyi de göze aldığı halde, Trump’ın ülkesi ve partisi adına fazla bir derdi yok gibi. Ya da her halükarda sandıktan yine kazanarak çıkacağı hesabında…

Bizdeki Yüksek Seçim Kurulu’nun görevini üstlenmiş ABD’deki kurumun bütün üyelerini görevden aldı, yerlerine yeni üyeleri bizzat atadı.

Yetmedi, 2020 yılında kendisini Beyaz Saray’dan eden seçimde hile yapıldığı iddiasını tekrarlayarak, seçim yasasını kendine yontarak değiştirmenin peşinde… Bugün ulusa seslenecek; konu bu olursa şaşırmayın.

Dünya gerçekten ‘‘İllallah’’ dedi Trump’tan, bakalım Amerikan seçmeni ne diyecek?

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.