Necip Fazıl’dan İmamoğlu’na yayın yasağı tarihimiz

Bu makaleyi dinle

00:00
00:00

Tarih bazen acımasızdır. Türkiye’de kitaplara yönelik kısıtlayıcı uygulamalar, meydana geldiği dönemde fazla ses getirmese bile, sonradan tarih sayfalarında en sert ifadelerle yerini alır…

Kitaplar okunsunlar diye basılır, ama okumak için para verip onları satın alanlar tarafından yok edildikleri de olur… Kendi özel tarihimde iki kez bazı kitaplarımı bu yüzden kaybettiğim oldu. O kitaplarıma hala yanarım…

Bir dönem de yurtdışında yayınlanmış kitaplardan ‘sakıncalı’ bulunanlar yasaklanır ve listeleri duyurulurdu. Bakanlar Kurulu kararıyla hem de…

Yasakçı zihniyet değişik gerekçeler altında hükmünü sürdürüyor ama…

Yayıncılıkta ‘sakıncalı bulunduğu için yasaklanan kitap’ alışıldık bir uygulamadır; hangi tür kitaplar neden yasaklanmıştır merakını duyacak olanlara, yapay zeka uygulamaları ve Wikipedia ayrıntılı bir liste sunmak için hazır bekliyor…

Aralarında Nazım Hikmet, Attila İlhan ve Rıfat Ilgaz’ın şiir kitaplarının da bulunduğu yüzlerce eser, zamanlarında ‘sakıncalı’ bulunup okurların eline ulaşması engellenmişti.

Sait Faik’in, Adalet Ağaoğlu’nun, Pınar Kür’ün, Elif Şafak’ın, Fransız Andre Malraux’un romanları da…

[Bu arada, Hekimoğlu İsmail’in‘Minyeli Abdullah’ romanı ile Necip Fazıl’ın ‘Vatan Haini Değil, Büyük Vatan Dostu: Vahidüddin’ adlı eseri ve Salman Yüksel’in çetelerle tek başına yürüttüğü mücadelesinin ürünü ‘Çetenin Kimliği’ kitabı da…]

Hatta, bizim neslin çizgi romanı Tom Miks bile yasaklamadan (1961) nasibini almıştır.

Tarihin gerçeklerden sapma eğilimine girdiği bir dönemde, Milli Mücadele komutanlarından Kazım Karabekir’in yoğun emek vererek kaleme aldığı, ‘İstiklal Harbimiz’ kitabının okur yüzü görmemesi için basılır basılmaz toplatıldığını hatırlıyorum.

Geçmişte ‘sakıncalı’ bulunarak yasaklanmış kitapların neredeyse bütünü üzerindeki kısıtlama, AK Parti tarafından 2012 yılında çıkartılan 3. yargı paketi ile kaldırılmıştı da sevinmiştik.

Kitap yasağı kapsamı içine girebilecek yeni bir uygulama galiba önceki yasaklamalara mum diktirecek…

Çeşitli gerekçelerle uzun süredir cezaevinde tutulan ve yargısı halen devam eden İstanbul’un belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, hakkındaki iddialara karşı mahkemede yapmak istediği savunmadan ibaret olan bir kitap, henüz baskısı da tamamlanmadan, yasağa muhatap edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine 4. Sulh Ceza Hakimliği, kitabın basılmış ve basılmakta olan nüshalarına el konulmasına karar vermiş; henüz basılmamış kitabın dağıtım ve satışı da yasak…

Bu işte bir yanlışlık olmalı.

Savunma, yargılanan her kişinin elinden alınamaz hakkıdır. Yargıda en temel ilke ‘Son söz sanığın’ ilkesidir.

Necip Fazıl’ın şiirlerini kasete okuyan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ünlü şairimizin çok sayıdaki kitapları arasında bir de yargılandığı önemli davalardaki savunmalarını içeren ‘Müdafaalarım’ adlı bir kitabı olduğunu biliyordur.

Türklüğe hakaret (1947), Rejimi kötüleme (1947), Şapka (1950), Malatya suikastı (1952), Hükümetin manevi şahsiyetini tahkir (1965), 5816 sayılı kanuna muhalefet (1968) ve TCK 163. maddeyi ihlal (1969) davalarına ait savunmaları okunmaya değer…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren yetkisini kullanmadığı için, mahkumiyet aldığı Vahidüddin kitabından dolayı, vefat etmeseydi, Necip Fazıl’ın cezaevine gireceğini de bilir.

İleri yaşına rağmen…

Kurulurken, bir çok başka konuyla birlikte, ‘3 Y’ diye bilinen kuralın ilk ‘Y’si olan, ülkemizin bir daha yasakçı bir zihniyete teslim edilmemesini sağlayacak yayın özgürlüğünü getirme kararlılığını ilan etmişti AK Parti.

[Maalesef, Türkiye bugün, hiç hak etmemesi gereken ağır dış eleştirilere bu yüzden muhatap.]

Kitaplar yasaklanınca sanıldığı gibi erişilmez hale mi geliyor?

Gazeteci kökenli günümüzün milletvekili Ahmet Şık’ın ‘İmamın Ordusu’ adını taşımak üzere yazdığı kitap için el koyma kararı verilince, dijital ortamda ‘Dokunan Yanar’ adıyla kendine yer bulmuştu.

Kitapların yasaklamayla okur eline geçmeyeceği inancı büyük bir yanılgı.

Dijital ortama taşınması halinde, kitap yasağı, çok daha büyük gürültüler kopararak isteyenin ulaşabileceği hale geliyor.

Ekrem İmamoğlu aleyhine serdedilen iddialardan, medyanın ilgisi sayesinde, bütün toplum haberdar; kendisine yönelik iddialara onun verdiği cevaplar ise pek duyulmadı.

Keşke TV’de duruşmaların canlı yayınlanması teklifi kabul edilseydi.

Hiç değilse mahkemede yargıçlar önünde diyeceklerini sayfalarında sunan ‘Millet Şahidimdir’ kitabı engellenmese…

Bu kadar ilgi gören bir davanın tek yönlü öğrenilmesi, iddiaları zayıflatma sonucunu doğurabilir…

2012 yılında yasaklama kararları hükümsüz hale getirilmişken, 2026’da el koyma yasağının uygulanmasını anlamak zor…

Aynı iktidar döneminde…

YORUMLAR (6)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.