Dağ ne kadar yüce olsa...

Başka ülkeler için aynı kesinlikte söyleyemem, ancak bizde pek çok konuda tarih tekerrür ediyor…

Hatta bazen bayağı eski bir olayla ilgili bir söz günümüzdeki farklı bir olaya tamı tamına uygun geliyor…

Son örnek, şu sıralarda genel başkanı olduğu parti -CHP- mahkeme tarafından elinden alınan Özgür Özel’in hemen her halkla buluşmasında konuşmalarını sona erdirirken kullandığı ‘‘Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız’’ sözü…]

Roma’yı fethetmek üzere ordusuyla yola çıkan Kartaca komutanı Hannibal’ın, bir süre sonra karşılarına aşılmaz görünen haşmetiyle Alp dağları çıkıp askerleri umutsuzluğa kapılınca, o sözü sarf ettiği biliniyor… [Latincesi: ‘‘Aut viam inveniam aut faciam.’’]

Özgür Özel ve kadrosunun önlerinde de aşılmaz görünen bir dağ var: Yaşı Cumhuriyet’ten eski olan CHP…

CHP’nin halkın önemli bir kesiti için partiden öte bir anlamı bulunuyor.

Yalnızca siyaseten birlikte olmak istedikleri kitleler açısından değil, Özgür Özel ve arkadaşları için de, CHP, vazgeçilmesi kolay olmayan bir yapı…

Mistik bir bağlılık duyuluyor CHP’ye… Öyle olmasaydı, sorunla karşılaştıkları daha ilk günden, ellerinden alınan partiyi bırakıp kendilerine yeni bir çatı arayışına girerlerdi.

Onu yapmak yerine Hannibal’dan mülhem cümleyi tekrarlamayı yeğlediler şimdiye kadar…

Muhtemelen partiyi gasp edenlerin en sonunda insafa geleceklerini düşündükleri için…

Kamuoyu yoklamaları, yeni yönetimiyle CHP’nin kitleleri kaybettiğini, Özgür Özel ve arkadaşlarının kuracağı partiyi desteklemek ve oy vermek üzere bekleyenlerin önemli bir orana ulaştığını gösteriyor…

Yüzde 30’u bulmuş destekçi oranı…

CHP’yi ele geçiren kadronun insafa geleceği yok. Bu belli. İş başına yeniden gelene kadar ve sonrasında izledikleri yola, yaptıkları açıklamalara, tasfiyelere bakılırsa, CHP küçülse, baraj altına düşecek hale gelse de kendilerine tanınan imkanı sonuna kadar zorlayacak o kadro…

CHP kapansa gam yemeyecekler…

Kendilerine yeni bir yol açmaları gerekiyor Özgür Özel ve arkadaşlarının…

Halk kitleleri de, onlardan artık bu yolu denemelerini talep etmekte.

Özgür Özel geçen hafta uğradığı Diyarbakır’da dolaşırken gördüğü aşırı ilgiden etkilenmiş göründü…

İlk niyet 20 Temmuz’u beklemekti, ancak sanki daha önce yol açma girişiminde bulunacak gibiler…

Kamuoyu yoklamalarına yansıyan yüzde 30 destek oranı yeni bir parti için başarısızlık sayılmasa da, ilk seçimde iktidara gelme iddiasının sahibi bir hareketlenme için o oran yeterli değil.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ ile birlikte iktidar olabilme çıtası ‘yüzde 50+1’ haline geldi çünkü…

Çeyrek asırdır iktidarda bulunan AK Parti’nin, kendisinin zorladığı rejim değişikliği yüzünden itifak oluşturması gerekti. Meclis çoğunluğunu MHP desteğiyle elinde tutabiliyor ve adayını ancak o sayede cumhurbaşkanı seçtirebiliyor AK Parti…

CHP varlığını sürdürürken daha önce onun içinde bulunurken, mahkeme kararıyla yeni bir yol açmaya zorlanmış kadro, nasıl olacak da iktidara gelebilecek ve belirleyeceği adayın cumhurbaşkanı seçilmesini sağlayabilecek?

Hem de, halkta kişisel olarak da sağlam desteği bulunduğu girdiği İstanbul belediye başkanlığı seçimini üç kez kazanmasından belli olan Ekrem İmamoğlu cezaevindeyken…

Yüzde 30’u yüzde 50’nin üzerine çıkararak, öyle değil mi?

Aradaki yüzde 20+ için kollarını sıvamaları gerekiyor…

İktidarı eleştirmeyle yetinmeyip CHP’den kopmalarını olumlu unsura dönüştürerek, Türkiye’ye yeni bir vizyon kazandırmakla işe başlamalılar. Dört başı mamur bir programla sorunlara ne gibi çözümleri bulunduğunu, politikalarını nasıl uygulayacaklarını ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşmaları şart.

Vizyon metnine muhalefetin diğer unsurlarının katkıları sağlanırken yeni bir ittifak da oluşturulabilir.

İngiltere’de halk uzun yıllar Muhafazakar Parti’yi iktidarda tuttu ve onlardan bıkınca son seçimde İşçi Partisi’ni yeniden denemeye karar verdi. ‘Sol’ kısa sürede hayal kırıklığı yaşattı İngiltere’de…

Vizyonsuzluk sebebiyle…

ABD’de ise, dünyanın en kozmopolit kenti olan New York’ta, kendisini anti-kapitalist ve sosyalist olarak tanıtan Müslüman kimlikli bir genç siyasetçi, belediye başkanlığını kazandığı gibi, savunduğu vizyonu hayata geçirme kararlılığıyla elde ettiği itibarı, şimdi Demokrat Parti’yi kendi istikametinde dönüştürmek için kullanıyor…

Başarılı da oluyor…

Tarihi binlerce yıl sonrasında tekerrür ettirmek, tamam da, uluslar arası platformda yaşanan siyaset alanındaki başarı öykülerini yerelleştirerek tekrarını kendi ülkemizde başarmaya çalışmak daha sağlam bir yol…

Yunus Emre’nin de dediği gibi: ‘‘Dağ ne kadar yüce olsa, yol onun üstünden aşar.’’

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.