İnsan olan böyle bir savaşta nasıl davranır?

İsrail, Gazze’deki vahşetini Hamas militanlarının 7 Ekim 2023 günü gerçekleştirdiği rehin alma girişimiyle gerekçelendirmişti. O zaman bile İsrail’de Gazze’deki vahşete karşı çıkışlar görülmüştü.

Peki, ABD’yi de arkasına alarak ülkelerinin gerekçesiz başlattığı İran ile savaşına İsraillilerin toptan desteğinin sebebi ne olabilir?

Neredeyse bütün ülke, İran’a savaşı destekliyor.

Ulusal Güvenlik Araştırmaları (INSS) ve İsrail Demokrasi Enstitüsü adlı düşünce üretim merkezlerinin düzenlediği anketlere göre, İsrail’de yaşayanların %80’e yakını savaşı desteklemekte.

Filistinli vatandaşlarının İsrail nüfusunun %20’sini teşkil ettiği ve onların üçte ikisinin savaş karşıtı olduklarının görüldüğü düşünülürse, Filistinli olmayan hemen herkesin Netanyahu’nun savaşını desteklediği söylenebilir.

ABD’deki ara seçimden bir hafta önce -27 Ekim 2026’da- yapılacak İsrail seçimini daha yakın bir tarihe çekmeyi düşünebilir Netanyahu.

Netanyahu’nun Likud Partisi’nin ilk seçimde, tek başına hükümet kuracak çoğunluğa erişebileceği konuşuluyor.

İran’a açılan ve ne zaman sona ereceği öngörülemeyen savaşın daha şimdiden belli olan sonucu şu: Vatandaşlarıyla da milletler camiasından kopuyor İsrail.

Önce Gazze, şimdilerde İran… İsrail en azından 2023 Ekim ayından bu yana sürekli savaş halinde. ‘Demir kubbe’ koruma kalkanı var ama üzerine fırlatılan füzelerden bazısı kalkanı delip kentleri üzerine düşüyor ve belli yerlerdeki İsrailliler korku içerisinde yaşıyorlar.

Füzeler İsrail’e doğru yola çıkınca sirenler çalıyor ve İsrailliler bir koşu sığınaklara yollanıyorlar.

Ne beklersiniz?

En azından bu halden memnuniyetsizlik, değil mi?

Karar vermeden önce şu haberi okumanızı isterim:

“Perşembe günü yayımlanan Dünya Mutluluk Raporu’na göre, İsrail, devam eden savaş, istikrarsızlık ve ulusal baskıya rağmen küresel ilk 10 içinde yerini koruyarak sekizinci sırada yer aldı. (..) Rapora göre İsrail, birden fazla cephede süren uzun süreli çatışmaya rağmen yaşam memnuniyeti düzeylerinde yüksek seviyeler göstermeye devam ediyor.

25 yaş altındaki İsrailliler, ülke içinde en mutlu grup olarak öne çıkarken dünya genelinde üçüncü sırada yer aldı; diğer yaş grupları ise küresel ölçekte yaklaşık 11. sırada konumlandı.

Bar-Ilan Üniversitesi Bilim, Teknoloji ve Toplum Programı’nda mutluluk politikaları araştırmacısı olan Fanti, sonuçların toplumun temel güçlü yönlerine işaret ettiğini söyledi: ‘İsrail’in sonuçları dayanıklılığı yansıtıyor, ancak savaşın psikolojik maliyetini yansıtmıyor.”

[Hani Finlandiya’nın her yıl üst üste ‘en mutlu insanlar ülkesi’ olarak ilan edildiği rapor bu. Finlandiya bu yıl da 1. sırada ve onu İzlanda, Danimarka, Kosta Rika, İsveç, Norveç izliyor. Türkiye en arkalarda (194.) yer alıyor. Savaş içerisindeki Rusya 79. sıraya yerleşmiş.]

Üç yıldır insanları sürekli korku içerisinde yaşıyor. Netanyahu ve ailesinin fertleri yolsuzluk iddiasına muhatap ve yargılanıyor. Ve İsrail ‘mutluluk’ listesinde 8. Sırada.

Nasıl insanlar bu İsrailliler; savaşta bile kendilerini nasıl ‘mutlu’ hissedebiliyorlar?

Başlattığı savaş sürecinin yüklediği imaj yüzünden sonunda kendini iyice güvensiz hissedecektir İsrail.

Kolay kolay bu imajın düzelmesi zor.

Onlardan -hiç değilse bazılarından- beklenen, insanca hislere sahip olmalarıydı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın oğlunda insancıl yaklaşım hemen fark ediliyor sözgelimi.

Mesud Pezeşkiyan kalp mütehassısı bir doktor. Oğlu Yusuf Pezeşkiyan da Doç. Dr. unvanlı bir fizikçi.

İngiliz gazetesi Guardian, oğul Pezeşkiyan’ın İsrail-ABD cephesinin açtığı savaş sırasında tuttuğu günceye ulaşmış.

Bir dostu Yusuf’a gördüğü rüyasını aktarmış. Bir füze evinin yakınlarına düşüyormuş rüyada. Ertesi gün evden nevaleyi paketleyip eşini ve çocuklarını kayınvalidesinin yanına göndermiş adam. O gece rüyası gerçek olmuş ve evinin üzerine füze düşmüş.

Güncede İran’a karşı açılan savaşın gerekçesizliğinin altını çizen satırlar var. “Bir taraf sürekli yalan söylüyor, ona nasıl inanılır?” diye sorduktan sonra ekliyor genç bilim insanı: “Bizim hatalarımız yok mu? Var. Hatasız değiliz. Ancak hatalarımız, Amerika ve İsrail’in savaşını makul gösterecek ve bizi suçlu yapacak seviyede asla değil. Allah’ın ABD’nin yanında olmadığını kesinlikle söyleyebilirim.”

En sonda şu satırlar: Savaşın 19. günü bugün ve sonunda ağladım.”

Genç Pezeşkiyan babaannesini ziyaretinde, yaşlı kadının olan bitenin bütün boyutlarıyla farkında olmadığını fark edince de ağladığını yazıyor.

Böyle bir durumda, insan olan, Yusuf Pezeşkiyan’ın tepkisini verir.

İsrailliler üzerlerine yağan ve karşı tarafa yolladıkları ölüm kusan füzelere rağmen mutlu olabiliyorlar ha…

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.