Yasanın emri mi HSK’nın lütfu mu?
Bizim bir yasamız var, adı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu yasanın bir de 141. maddesi var. Diyor ki bu yasa maddesi;
“Haksız tutuklama, gözaltı olduğunda beraat eden, takipsizlik kararı verilen her hukuk mağduru maddi ve manevi zararları için tazminat talep edebilir. Maliye Hazinesi aleyhine yani devlete dava açar. Devlet mahkemenin hesapladığı tazminatı öder.” Ve hazır olun; “devlet ödediği bu tazminatı bu haksız tutuklama, gözaltı kararı veren savcı, hâkime rücu eder.”
Yasa bu kadar açık ve net. Bu yasa, her haksız tutuklama ya da gözaltı kararında, haksızlığa uğrayanın kim olduğuna bakmadan uygulanır. Davanın ne davası olduğuna bakmadan uygulanır.
Kararı veren savcı ya da hâkim kimse, devletin ödediği tazminat ona rücu edilir, kararı veren yargı mensubu “eski hakimmiş, ihraç edilmişmiş, terör örgütü ile irtibatlı imiş” gibi bir ayrım yapılacağına dair yasada bir ayrıntı yok.
Bu yasa maddesini bilen her hukukçu gibi gerçekten şaşırıyorum, çok şaşırıyorum.
Büyük bir türbülans yaşayan ve her gün farklı gelişmelerle sarsılıp duran ülkede iki gün önceki ortalıkta dolaşan haber ve yorumlar nasıldı?
“HSK’dan tarihi karar”
Neymiş bu tarihi karar?
“Balyoz mağdurlarına ödenen tazminat, kumpasta görev alan FETÖ irtibatlı eski hâkim ve savcılardan alınacakmış…”
Niye sadece “FETÖ irtibatlı” olanlardan?
Yasa bu kadar açık iken HSK’nın bu “sınırlaması” nereden geliyor anlaşılır gibi değil…
Devletin ödediği tazminatı rücu etmesine şimdiye kadar rastlamadık. Bu yasanın şimdi kendisini yetkili gören HSK marifetiyle sadece ihraç edilmiş hâkim ve savcılar için hatırlanması ilginç.
Bir diğer soru daha var:
Devlet sadece HSK’nın adresini verdiği belirli davalarda mı hakimlere rücu eder?
Bu devletin başka mağduriyetlerde tazminat ödeme yükümlülüğü yok mudur?
Elbette var.
Nitekim bir başka kanun maddesi daha “devletin tazminat yükümlülüğünü” hüküm altına almış.
Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 46. maddesi…
Bildiğiniz düpedüz ve dümdüz bir yasa maddesi, her yasa maddesi gibi uygulanması zorunlu ve asla HSK’nın keşfetmesine bağlı değil.
Ne diyor HMK madde 46:
“Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı kanunda yazılı sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir”.
46. maddede sayılan sebeplerde bir tanesi daha var ki çok çok önemli.
Hâkim eğer “farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm vermiş” ise hukuk mağduru devlet aleyhine tazminat davası açar.
Farklı bir anlam yüklenmeyecek kadar açık ve kesin yasa denilince aklınıza ilk hangi yasa gelir?
Anayasamız gelir değil mi?
Anayasaya bağlı kalacağına ve uygulayacağına yemin etmiş bir hâkim anayasaya farklı bir anlam yükleyerek karar verebilir mi?
Kesinlikle hayır.
Ama biz biliyoruz ki anayasaya aykırı kararlar veren hakimler var.
AYM bu anayasal ihlali saptıyor tazminata hükmediyor.
Tazminatı devlet ödüyor ama kimin parası ile?
Tabii ki bizim verdiğimiz vergilerle…
Tazminat ertesi AYM kararının uygulanmasına sıra geliyor, bu kez de anayasayı kafasına göre farklı yorumlayıp AYM kararı ile bağlı değilim diye karar yazıp altına imza atan hakimleri görüyoruz. Bir kez daha Anayasayı yok sayma ve bir daha ihlal ve bir daha tazminat.
Devlet ne yapıyor? İkinci kez tazminat ödüyor.
Kimin parası ile? Gene bizim vergilerimizle…Örneğin sadece 2023 yılında devletin ödediği tazminat tutarı 1 milyar 349 milyon TL. Devlet bizim paramız ile ödediği bu tazminatı sorumlusu yargı mensuplarına rücu etmek için neyi bekliyor? Yasa rücu et demiyor mu zaten…
Sadece AYM değil bir de AİHM’in verdiği ihlal kararları ve ödenen milyonlarca liralar var.
Yasa aynen şöyle diyor:
“Devlet, ödediği tazminat nedeniyle, sorumlu hâkime ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder.”
Peki dönüp bu anayasayı yok sayan hakimlere rücu yapılıyor mu? Ben görmedim, duymadım. Ama anayasayı yok sayanların yargıtay üyesi, AYM üyesi yapıldığını, Bakan bile olduklarını gördük duyduk.
Anayasa ve yasaları uygulamayan ve hukuka ihanet eden hâkim ve savcıların tümüne rücu yolunu başlatsın bakalım devletimiz ne oluyor görelim…
Anayasa yok sayılmaz, AYM ve AİHM kararları uygulanır o zaman.
Hangi hâkim savcı milyonlarca lirayı cebinden ödemek ister?
Ama mesele o değil, esas olan talimatlar ve böylece hukuku boğan yargı…
Rücu mu, geçiniz…
Parası neyse bu halk öder.
Neymiş şimdi HSK tarihi bir karar vermiş öyle mi? Aslan HSK çok yaşa…
Yapmayın ne olur, bu tuzaklara düşmeyin.
Yasanın emri HSK’nın lütfu olamaz.
Yasa ya vardır ya yoktur.
“Adamına göre uygulanır ya da uygulanmaz” deniyorsa Türkiye de işte ancak bu kadar hukuk devleti olur…
