Karanlıklar aydınlanmaya başlayınca
4
Gerçeklerin mutlaka ortaya çıkmak gibi bir adeti olduğu bilinir; tarihte pek çok olayın gerçek yüzü bugüne kadar gizliliğini sürdürmüş olsa da, bu böyledir.
En gizli kalmış olaylar da bir gün en istenmeyen gerçekleriyle ispat-ı vücut edecektir çünkü…
Yakın tarihin en feci sonuçlu olayı sayılması gereken, Gazze’de 70 binin üzerinde Filistinlinin ölümüne yol açan ve BM uzmanlarıyla çeşitli uluslararası kuruluşların soykırım olarak nitelediği İsrail saldırılarını başlatan Hamas’ın 7 Ekim 2023 tarihli operasyonu ile ilgili iki ilginç açıklamayla karşılaştı bu hafta dünya kamuoyu.
İkisi de İsrail kaynaklı.
Önce, Hamas’ın operasyonunu bir toplu kıyıma çeviren İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu’nun eşi -adı Sara-, ekrana çıkarak, yürüttüğü seçim kampanyasıyla iktidarı zorlayan Demokratlar Partisi lideri Yair Golan’ın Hamas operasyonunu önceden bildiğini söyledi.
Parti lideri olduğundan Golan’a yönelik suçlamanın siyasi boyutları var. Fakat Golan, Hamas operasyonu sırasında, İsrail ordusunun önemli komutanlarından biriydi. 7 Ekim sabahı en erken bölgede görülen askerdi Golan.
Seçim kampanyasında, İsrailli seçmenler, 7 Ekim’deki güvenlik zaaflarının ve yaklaşık 1200 kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan saldırının hesabını soruyor. Netanyahu da, bazen isimlerini de zikrederek, böyle bir olayın gerçekleşmesi ihtimali konusunda kendisini bilgilendirmediklerini söylediği Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in iç istihbarat örgütü Shin Bet’in başkanı Ronen Bar ve ordu istihbaratının başındaki Aharon Haliva’yı suçluyor…
Suçlamasını ekrana taşıyarak, 7 Ekim konusunda ciddi kuşkulara muhatap eşini savunmaya çalışıyor Sara Netanyahu…
İsrailliler onun bu suçlamasının şokunu atlatamamış iken, ikinci şok haber önceki gün Haaretz gazetesinden geldi: Yazarlarının imzasını taşıyan bir kitaba dayanan habere göre, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed, 7 Ekim tarihinden on gün önce, Netanyahu’yu arayarak Hamas lideri Yahya Sinvar’ın büyük bir operasyon hazırladığı bilgisini aktarmış… [Haaretz bu haberini duyurdu, ayrıntılarını Cuma günü yayımlayacak.)
Yani?
İddia doğruysa, Netanyahu Hamas saldırısından haberdarmış…
Yalnızca Gazze’de yürüttüğü ‘soykırım’ damgalı askeri harekatında hayatlarını kaybeden onbinlerce Filistinlinin kanı değil, o sabah operasyonunda ölen 1200 kişi ile rehinelerden ölen 100 kadar İsraillinin kanından da sorumlu demektir Netanyahu…
Unutmayalım: O saldırı yaşanmamış olsaydı İran’a karşı savaş da büyük ihtimalle gündeme gelmeyecekti.
Haaretz sansasyoncu bir gazete değil; siyaset ağırlıklı ciddi bir gazete. Muhalif, ama iktidarı köşeye sıkıştırmak için yalan dolana başvuracak süfliliğe kayabilen bir havası yok.
Nitekim, geniş dünyanın itibarlı haber kaynakları, Hamas operasyonunu önceden bildiği halde hem kendi ülkesi vatandaşlarının ölümüne yol açmış hem de Gazze’de -ve Batı Şeria’da da- sürdürdüğü saldırılarla bölgenin kimyasını değiştirmiş Netanyahu merkezli olayın, şimdiye kadar saklanmış, ihtimal olarak dile getirildiğinde ‘komplo teorisi’ yaftası vurulmuş yönünü okurlarıyla paylaştılar.
Belli ki, Netanyahu, kendisine ulaştırılan -muhtemelen İsrail istihbarat örgütlerinin kendi muhbirlerinden de elde ettiği- operasyon bilgisini bir fırsata dönüştürmeye karar vermiş…
İsrail’in kuruluşu öncesinden başlayarak belirlenmiş ‘güvenlikli sınırlar haritası’nı açıp, fırsatı onu hayata geçirmek için kullanmış galiba.
‘Ulusal tehdit değerlendirmesi’ içerisinde yer alan İran’ı dize getirmenin yolu olarak da operasyon cazip gelmiş olabilir…
Bir devletin en yetkili kişisi böyle bir çılgınlığa sapar mı?
Ne zaman benzer olaylarıdan söz açılsa üzerine hemen “Komplo teorisi bunlar” yaftasını yapıştıranlar, erken çağlardan günümüzde Netanyahu’ya uzanan çizgide yer alan başkalarının benzer çılgınlıklarını da gözlerden saklamaya çalışırlar.
Mesela Hitler’in, muhaliflerini yok etmek, iç-dış düşman değerlendirmesi içerisinde yer alan etnik ve ideolojik grupları ortadan kaldırmak için kendisine karşı girişimleri kullandığı bilgisini…
Reichstag Yangını (27 Şubat 1933) ve Uzun Bıçaklar Gecesi (30 Haziran 1934) gibi…
Her birinden sonra, Hitler, muhaliflerini etkisiz hale getirerek Almanya’daki iktidarını iyice pekiştirdi.
Sara Netanyahu’nun Haaretz yayını öncesinde ortaya attığı, eski general-yeni politikacı Golan’ın, Hamas saldırısından önceden haberi olduğuna dair iddiası ile Netanyahu’nun BAE Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed tarafından on gün önce saldırı konusunda uyarıldığına dair Haaretz haberi birbiriyle çelişiyor mu?
Ne münasebet. Birbiriyle çelişkili değil, onbinlerce insanın kanı söz konusu olduğundan doğrulanmaları beklenen iddialar bunlar…
Doğrulanmaları için Netanyahu’nun seçimi kaybetmesi gerekebilir.
Her sene böyle
Bülent Tuncay
Yapmama hakkı
Zeynep Delav
Oldu mu şimdi hocam?
Sacide Özlem
Filenin Sultanları bize süreci de gösterdi
A. Yağmur Tunalı
Üsküdar’da empati kurmak
Osman Sert
Zengin devlet - fakir millet
İbrahim Kahveci
MÜSİAD’dan faiz oyunuyla servet transferi uyarısı
Akif Beki
Karanlıklar aydınlanmaya başlayınca
Fehmi Koru
“Biz Milli Müslümanlar”
Ahmet Taşgetiren
PISA tamam...Artık diğer listelere de
Mustafa Karaalioğlu
Avrupa’nın ‘milliyetçileri’ Avrupa’ya karşı
İbrahim Kiras
PISA sınavında kimi kandırıyoruz? Kendimizi mi, OECD’yi mi?
İsmet Berkan
Soru çalmak değil, soru çalınmasına itiraz etmemek
Şenol Kaluç
Rusya-Avrupa gerilimi üzerinden yeni OVP okumaları
Levent Işık
Mâzîyi renk cümbüşü yapan yıllar...
Taner Ay
