Oldu mu şimdi hocam?

Cübbeli Ahmet’in seveni de sevmeyeni de çok ama buna rağmen toplumda farklı bir yeri var. Seveni de sevmeyeni de zaman zaman “Ne dedi acaba?” diyerek söylediklerine kulak veriyor. Bu yüzden söyledikleri kolayca gündem olabiliyor. Cübbeli Ahmet, Üsküdar belediyesinde mahkeme kararı ile yenilenen Başkan vekilliği seçiminin Ak Parti adayı Dündar Ziya Gültekin tarafından kazanılmasının ardından sosyal medyasında bir gönderi paylaştı. Gönderisinde şu ifadeler var:

“Üsküdar'ın Ak Parti'ye geri dönmesi biz millî Müslümanları feraha ğarketti. Allâh-u Teâlâ İstanbul'umuzun iâdesiyle sürûrumuzu itmâm eylesin. İstanbul'un kaybedilmesine sebep olanlara da müstehaklarını i'tâ eylesin. Âmîn!”

Kısaca; Üsküdar belediyesinin Ak Parti’ye geri dönmesinin biz dediği millî Müslümanları ferahlattığını, mutluluklarının İstanbul’un geri gelmesiyle tamamlanması için dua ettiğini, İstanbul’un kaybedilmesine sebep olanların da hak ettiklerini bulmalarını istediğini söylüyor.

Dinî kanaat önderlerinin siyasî konularda bu kadar açık fikir beyan etmelerine pek alışık değiliz; ancak Cübbeli Ahmet, zaten pek de alışıldık mizaçta biri değil. Bu sebeple böyle bir açıklamayı yadırgamadım diyebilirim kendi adıma. Sadece biraz üzüldüm çünkü toplumca hemen her konuda ayrıştırıldığımız yetmiyormuş gibi şimdi bir de bir hocanın dilinden millî Müslümanlar-millî olmayan Müslümanlar diye neden ayrıştırılıyoruz diye düşündüm. Gerçi Cübbeli Ahmet, birkaç gün önce katıldığı bir televizyon programında da millî Müslümanlar ifadesini başka bir bağlamda kullandı. Bu kullanım da ayrıştırıcıydı ama sosyal medyasındaki paylaşımında, Müslümanları oy verdikleri parti üzerinden, millî olan- olmayan şeklinde ayrıştırması daha dikkat çekiciydi.

Toplumu ayrıştırarak yönetmek bu topraklarda adeta bir gelenek. Kökenini Abdülhamit Han’ın politikalarında bulanlar var. Ben kendi okumalarıma göre bu tutumun kökeninin çok daha eski olduğuna kâniyim ama şimdi bu tutumun kökeni üzerinde durmaktan ziyade bu tutumun zararlarının, getirdiği faydalardan çok olduğuna değineceğim. Bu yüzden Cübbeli Ahmet’e “Oldu mu şimdi hocam?” diye sormak istiyorum.

“Ak Parti ve CHP arasındaki siyasî bir çekişmeyi, millî olan Müslümanlar sevindi-millî olmayan Müslümanlar sevinmedi kutuplaşmasına çekmeniz oldu mu şimdi?”

Bana sorarsanız hiç olmadı çünkü bu siyasî partilerin her ikisi de Türkiye’nin. Her ikisi de bu ülkenin vatandaşlarının eğilimlerini yansıtıyor. Bu ülkede kim yaşıyorsa, onların oylarıyla seçiliyorlar ve kim başarılı bir idarecilik yapıyorsa başta o kalıyor. Halkın irfanı, kimin başarılı bir idarecilik yaptığı hakkında da mahirdir. Öyle kolay kolay yanılmaz. Bu yüzden Ak Parti, 2022’den beri iktidarda ve ister inanın ister inanmayın ama yine bu yüzden son seçimlerde pek çok belediye el değiştirdi. Söz konusu Üsküdar belediyesinin seçimden seçime oy oranlarına bakın, Ak Parti için nasıl bir düşüş grafiği çizdiğini kolayca göreceksiniz yani hiçbir şey birden olmamış. Onca seçmen önce miilî iken sonra birden bire millî olmamaya karar vermiş olamaz değil mi?

Siyaset, iktidarı ele geçirmek için her yolu mübah görebilir. Buna her türlü ayak oyunu bile dahil olabilir ama kanaat önderlerinin böyle konularda siyasetin bir tarafında yer alırken daha dikkatli olmaları gerekir çünkü bir savaşta da değiliz ki Müslümanlar böyle sınıflandırılsın. Bir siyasî partiden yana olmayı ya da olmamayı bu kadar yükseltmek doğru değil. O günleri hiç hatırlamak istemiyoruz ama bu ülke 80 öncesinde sağ-sol çatışmalarında ne kadar çok kayıp yaşadı. Şimdi yeni nesillerin böyle bir çatışma yaşamaması için tedbirler almak, toplumun “Ne diyor acaba?” diye baktığı kişilere düşüyor. Onlar, konuşurken bu yüzden daha dikkatli konuşmalı, siyasetin çekişmelerini millî mesele olarak düşünmemeliler.

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.