Fenerbahçe alışkanlığı
Şampiyonlar Ligi dönüşünde lig zordur, Şampiyonlar Ligi maçları zordur, üç günde bir maç oynamak zordur... Kısacası bu ülkede futbol oynamak hep zormuş diyorlar.
Kante dışında galiba. Dün akşam son dakika golü yenmese Fenerbahçe’nin Kante’yi pamuklara sarması gerektiğiyle ilgili başlık atabilirdim.
Hep olumsuz yazdığımdan şikâyet edenler oluyor. Peki, hiç iyi bir şey yok mu?
Var; Millî Takım’ın başına Sergen Yalçın geçti, Merkez Hakem Kurulu artık Anthony Taylor’ın ellerinde. Hedef Avrupa ve Dünya Kupası'nda başarı; bir de buralara hakem gönderebilmek.
Türk futbolu için hayırlısı olması dileğiyle…
Bir de unutmadan; "temiz futbol" diyen Kulüpler Birliği Başkanı Ertuğrul Doğan bahisten 45 gün hak mahrumiyeti cezası almış. Temizlendik…
Bir tarafta çoğu hoşgeldin bonusuyla oynadıkları kuponlar yüzünden yıllarca emek verdikleri, ekmek kazandıkları mesleğinden koparılan hakemler de var…
“Kravat önemli hocam”.
Temsilcilerimiz hiçbir zaman ilk hedeflerini Avrupa olarak belirlemedi. Bakmayın siz sezon başı açıklamalarına, ekim bitmeden süper ligin önemi artıyor. En yakın örnek; 6-0 kaybedilen Aston Villa maçı sonrası İsmail Kartal’ın “Hafta sonu daha önemli maçımız var, ona konsantre olmalıyız” açıklaması. “Çok para kazanmaya gitmiyoruz, çok harcayıp hiç kazanmamaya doğru gidiyoruz.”
Sözlerini yazarken İsmail Kartal sahaya istekli, arzulu bir takım çıkarmıştı ilk yarıda.Asensio sonrası orta saha için alternatifi çok kalmayan hoca, dün akşam Greenwooda farklı bir sorumluluk vermişti. O da görevini şık bir golle süsledi. Kanatlar Kerem - Oğuz Aydın’a emanetti. Herkesin rotasyona girdiği yerde defansın neden girmediği önemliydi; Skriniar - Aké son maçta yorgunlukları ön plandaydı. Aké bu yorgunluğa teslim oldu, 20. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı.
Villa Park'ta takımın tek ayakta kalan oyuncusu olan Oğuz Aydın, Chobani de açılışı çok güzel bir golle başlattı; sanki yeni takımına selam yollar gibiydi.
10 dakikada skoru almışken yapılan bireysel hata, sert oyun planı olan Slavia Prag takımını maça ortak etmişti. Böyle gollerden sonra çoğu zaman demoralize olan Fenerbahçe, dün akşam gayet ciddi bir anlayışla mücadelesine devam ediyordu.
Tabii bazı bölgelerde belirgin yorgunluk ön plana çıkıyordu. Guendouzi, nedense Kerem Aktürkoğlu, bir de Vedat Muriqi. Dede Kante yine görevinde, formundaydı. Ancak onun da Aké gibi sakatlanması an meselesi.
İsmail Kartal ilk değişikliklerini Muriqi - Lukaku, Oğuz - Nene ile yaptı.
Nene atsa maç 60. dakikada başka yerlere giderdi; kaçırınca rüzgâr tersine dönmeye başladı. Bireysel hataların yanı sıra Çek ekibinin kendine güveni gelmişti. Şampiyonlar Ligi gibi yerlerde oynuyorsanız böyle anlık oyundan düşme, amatörce hataları yapmamalısınız; bunun cezasını geçen hafta Birmingham’da acı şekilde yaşamıştı.
Cumartesi günü bir gol, bir asist ile dönen Kerem yine yoklarda; İsmail Kartal inadına onu izlemekle görevliydi. Taraftar baskısı 83. dakikada değişikliği getirebildi.
Getirdi ama alışkanlığı değiştirmedi. Göz göre göre gelen şeyleri durduramamak, Fenerbahçe’nin yıllardır kronik problemi.
Fenerbahçe’nin eski Çek futbolcusu Kadlec’in Slavia Prag maçı öncesi çok doğru bir açıklaması olmuştu. Fenerbahçe çok parası olsa da hâlâ amatörce yönetiliyor. Kulübün yapılanmadan yoksun olduğu açıkça görülüyor.
Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu mevcut durumun ana sorumlusu Oğuz Çetin’in içinde bulunduğu yönetimdir, söylemleri artmaya başladı. Hoca tercihi, kadro mühendisliği, istifadan döndürme, suni krizleri idare şekli ve tüm bunların sahaya yansıması ile gelinen nokta. Kadıköy'de İsmail Kartal istifa…sesleri.
