Back To Top
Nuri Pakdil’in ardından

Nuri Pakdil’in ardından

 - Son Güncelleme: 21.10.2019 Pazartesi 08:57
- A +

Gençtim, habersizdim, Nuri Pakdil destanını Şaban Abak’tan işittim ilkin.

Sene 1988.

Nuri Pakdil çoktan çekip gitmişti o vakit.

Nesi varsa (Kitaplar, kitaplar, kitaplar) dağıtıp bir otel odasında inzivaya çekilmişti.

Cesaret isterdi ziyaretine gitmek; yeterince devrimci -bilhassa “antifiravunist”- bulmadıklarını azarlarmış ve devrimcilik konusunda Nuri Pakdil’den geçer not almak çok zormuş zira.

Antiemperyalistlik, antikapitalistlik, antinasyonalistlik, “antifiravunistlik” standartlarını çok yüksek tutarmış.

Fevkalade hassas bir teraziyle tartarmış muhataplarının devrimcilik iddiasını.

Hiç beklenmedik yerlerden sorar, hiç beklenmedik şeylere istinaden devrimci öfkesini patlatırmış.

Ben yeterince cesur değildim, o zamanlar hiç gitmedim Nuri Pakdil’in yanına; duruşu ve eserleri üzerine ihtisas yapan Şaban Abak’ın heyecan verici tahlillerini ve Mustafa Şahin ile Gökhan Özcan’ın onunla ilgili sarsıcı tecrübelerini dinlemekle yetindim.

Yanına gidip imtihanından geçecek, hem de bunu defaatle yapacak kadar cesurdu Mustafa Şahin ile Gökhan Özcan.

Her seferinde sarsılıyor ve ‘başlarından geçeni’ bana anlatırken de o sarsıntıyı hissettiriyorlardı.

Onları dinledikçe ve Nuri Pakdil’in yazdıklarını -o günlerde zar zor bulunan- kitaplarından okudukça ben de sarsılıyordum.

Duruşumuz ne kadar tevhidî?

Fikrî, siyasi, ideolojik iddialarımız ne kadar sahici?

Bunları bize tekrar tekrar sorgulatıyordu Nuri Pakdil.

Mehmet Görmez Hoca’nın dediği gibi, “vicdanın kalemi”ydi işte.

***

On yıllar sonra inzivaya son verdi, kalabalıkların içine çıkmaya başladı.

İnsanlarla ilişkilerinde eskisi kadar ‘sert’ değildi artık, dost meclislerinde gülüp eğleniyordu hatta; fakat devrimci şuuru ve tavizsizliği ile ayrılmaya devam ediyordu kalabalıklardan.

Necip Fazıl Ödülleri töreninde çıktığı kürsüdeki selamlama konuşması her şeyi anlatıyor:

“Sevgili arkadaşlar, hepinizi antiemperyalist, antikapitalist, antisosyalist, antinazist, en önemlisi de -Türkiye özeline ait olmak üzere- antifiravunist bilinçle selamlıyorum. Ne mutlu ezeli-ebedi ulu önderimiz Hazret-i Muhammed'in ümmeti olanlara... Sloganım şudur: Ne mutlu Müslüman'ım diyene!”

***

Ahir ömründe çokça görüştüm Nuri Pakdil’le, elhamdülillah.

Kendisine “efendim” diye hitap ediyordum; son telefon konuşmamızda “Hakancığım, ‘abi’ daha iyi değil mi?” dedi.

Abim benim.

Allah ganî ganî rahmet eylesin, cennet olsun mekânı.

Evvelki gün Nuri Abi’nin kabrinin başından ayrılırken çok büyük bir eksilmenin ızdırabını duydum; kendimden, çevremden, ülkemden.

***

Geride bıraktığı eserlerin, ömrünce sergilediği ‘klas duruş’un yeni nesillere ilham olmasını, bizim çoğumuzun gösteremediği veya gösteremez hale geldiği devrimci dirayeti o nesillerin göstermesini Cenâb-ı Hak’tan niyaz ederim.

 

 

 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mertırmaklı 23 Ekim 2019 00:02
Yaşar Tunagür 45 sene önce bir vaazında cihadı şöyle tanımlamıştı: “Cihad, insan ile İslam arasındaki engellerin kaldırılması çabasıdır.” Gerisi lafügüzaf. Hele devrim, devrimcilik gibi bulanık terimlere tevessül Müslümanın şiarı olmamalı! Bu millet onların (kendilerine devrimci diyenlerin aga ve atalarının) cemaziyelevvelini biliyor.
KARAR OKURUMürsel 21 Ekim 2019 15:15
Allah rahmet etsin.Türkiye özeli antikemaist olmalı.Antifıravun dolaylı tarif.Usta en önemli halkayı söyleyemediğinden yeterince devrimci olamaz!Kemalizm'le adını koyarak baştan beri mücadele eden; isimsiz devrimcilere selam ve rahmet olsun.
okur 21 Ekim 2019 12:12
Nuri PAKDİL mükemmel bir mütefekkir yazardı. Onun sloganları kitapları sayesinde Kudüs İsrailin başkenti olmaktan çıkıp bizim başkentimiz oldu. Dik duruşu sorgulaması ve bütün batıya amerikaya emperyalist demesi neticesinde gençlerimiz ilimle bilimle hemhal oldu. Kimse onun sayesinde batıya özenmiyor. Tevhidi duruşu sayesinde insanımız bilinçlendi. İlimde bilimde sanatta teknolojide eşit paylaşımda adalette dünyada devler ligine yükseldik. Onun sürekli olarak kal hakkından bahsetmesi nedeniyle artık ülkemizde torpil rafa kalktı. Herkes mülakatta liyakatıyla kazanıyor.
karar okuru 21 Ekim 2019 11:05
İslamcıların devrimcilikten anladıkları şu, en iyi sözü en kapalı şekilde kurmak,kırk yıl, içinde devrim geçen cümleler kurmak ama düzenin zülfüyar ı na dokunmamak büyük maharet doğrusu.
SAMET 21 Ekim 2019 10:25
AMİN
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 09:39
üstad Nuri PAKDiL'in mekanı cennet olsun. Ben deniz 53 yasındayım ve üstad PAKDiL'in ismini ilk kez bir kaç yıl önce duyduğumu vurgulamak istiyorum. Arkadaşlarım da öyle. Demek istediğim, gerçekten bu kadar samimi müslüman ve yetenekli militan kalemi/şairi neden hiç duymadık bugüne kadar? Mesela bir Sezai Karakoç, İsmet Özel, Erdem Bayazıt, ya da Cahit Zarifoğlu örneklerinde olduğu gibi. Gerçekten çok merak ediyorum neden sözkonusu bu yetenkli ve yürekli mu'min şair/yazarın ismine hiç bir siyasi, edebi, veya aktüel mecmua veya gazetede hiç rastlamadık şimdiye dek??
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 02:03
valla bizim devrimcileri astilar zindanlara attilar, gün yüzü göremeden göçtü gittiler. sizin devrimci dedikleriniz sicak yataklarinda etliye sütlüye karışmadan yaşayanlarsa kiyak işmis isizn mahallede devrimci olmak
Karar Okuru 21 Ekim 2019 08:39
9
Üstüne üstlük bugün dayılanmaya çalıştıkları emperyalist abiden de sağlam destek alırlardı. İslam emperyalizm ve sömürüye verdiği desteği kendine verse biraz da olsa gelişirdi ama oda akıl meselesi
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 10:06
3
bu da kapak olsun sizlere.bunlar 30 yıl önce kurandaki şu kavramları da bol kullanırlardı..tağut,karun,müstekbir,zalimler,,,, ŞİMDİ BUNLARI KULLANAN Bİ ALLAHIN KULU YOK..bu ülkedeki o kadar acı için sorun için bi gün ağzını açmadan bırak eylem yapmayı devrimci olunur.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 11:09
5
Bırakın devrimcilerinize gözyaşı dökmeyi de ' Ne mutlu Müslüman'ım diyene!”' nin hallerine ağlayın! Bu zamanda, bu çağda, içten-dıştan dayak yiye yiye dayak arsızı oldular. Hallerine bakar mısınız? Örnek mi? Afganistan, Irak, Libya, Nijer, Suriye, Yemen, Suriye'nin kuzeyi, Irak'ın güneyi; say say bitmez. Nijer de nereden çıktı demeyin; yokluk ve yoksulluktan ... İstanbul'da kıtıtr kıtır doğranan SA vatandaşını da unutmayın; oklar hangi 'Müslüman' devletini gösteriyor? Yaaaaa, tıraş az gelir, Pakdil gider.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN