Tedbirli futbol karabasanı

Çoğu futbol yorumcusu aynı görüşte birleşti: EURO 2016 son dönemin en kalitesiz, en tatsız, en sıkıcı şampiyonalarından biriydi. Tedbirli futbol anlayışı uzun yıllardır etkisini hissettiriyordu, ama EURO 2016 bu anlayışın doruğu oldu herhalde. Sanki Portekiz 2004’te Yunanistan’dan aldığı derse o kadar iyi çalışmıştı ki Fransa karşısında sahaya daha beterini yansıttı.

Portekiz’i eleştirmiyorum, gerçekçi bir oyun planı uyguladılar ve hedeflerine ulaştılar. Bu yanıyla kupayı hak ettikleri kanısındayım. Yarı final öncesi Fransa’nın henüz ciddi bir sınavdan geçmediğini, gerçek güçlerinin Almanya maçında belli olacağını söylemiştim. Almanya karşısında çok şanslı bir galibiyet aldılar. İzlanda maçını farklı kazanmaları ve uzun bir aradan sonra böyle bir turnuvada Almanya’yı geçmeyi başarmaları, takım üzerinde de yanıltıcı bir etki yaratmış olabilir. Sıkıcı finalde rakibe boyun eğdiler.

Benim eleştirim tedbirli futbol anlayışına. EURO 2016’da hem takım hem oyuncu bazında bir dizi pırıltılı an görmedik değil. Ama çok cılız kaldı, hemen sönüverdi onlar da. Ödünsüz bir hücum futbolu yandaşı olarak, yıllardır tedbirli futbol anlayışını yerden yere vururum. Futbol son yirmi yıl içinde aşırı kitleselleşti, hemen her kesimde popüler hale geldi. Ama bu oyun anlayışı egemenliğini sürdürürse, pek övülen endüstriyel futbol bütün cazibesini yitirebilir.

BECKENBAUER, CRUYFF, MARADONA

Yine son yirmi yıldır futbolda tempo ve fizik mücadele inanılmaz biçimde öne çıktı. 70’li, hatta 80’li yılların futbolunu bugünküyle karşılaştırmak abes olur. O dönem çok daha temposuz bir spordu futbol. Ama teknik kalite ve kapasitenin güzelleştirdiği bir yanı vardı. Çocukluğumda Beckenbauer’li Almanya’dan, Cruyff’lu Hollanda’dan aldığım zevki aramıyor değilim. Akla ve tekniğe dayalı anlayışın doruğu Maradona’ydı. Ondan sonra bu anlayış yavaş yavaş kayboldu.

Arjantin belki de on yıllar boyunca boşuna aradı yeni Maradona’sını. Başta teknik adamlar olmak üzere, futbol kamuoyunun bu olumsuz gidiş üzerine kafa yorması gerekiyor. El birliğiyle, sonucun her şeyden önemli olduğu bir anlayışa yatırım yaptık. Ve kaybettik bence. Sonuç önemsizdir demiyorum. Ama o sonuca götüren yol cazibesini yitirirse, sonuçla ilgilenenlerin sayısı da hızla azalabilir diyorum.

Elbette ülke liglerinin yıl boyunca dünyanın dört bir yanında canlı yayınlanır hale gelmesinin de sönükleştirici bir etkisi var böylesi turnuvalar üzerinde. EURO 2016 boyunca oyuncu konsantrasyonlarını çok düşük bulduğumu söyleyebilirim. Bu da üzerinde durulması gereken bir başka mesele.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.