İşsizlik ve pahalılık
Mayıs 2024
Çalışabilir nüfus: 65.870
İşgücü: 36.004
Çalışan: 33.233
Ve Mayıs 2026
Çalışabilir nüfus: 66.921
İşgücü: 35.466
Çalışan: 32.835
İki yılda çalışabilir nüfus 1 milyon 051 bin kişi artıyor. Bunun yaklaşık yüzde 54’ü olan 568 bin kişi işgücüne katılmalıydı.
Oysa işgücü 568 bin kişi artacağı yere 538 bin kişi azalmış. Yani işgücü piyasasından 1,1 milyon kişi silinmiş.
Buna ek olarak çalışan sayısı da 398 bin kişi azalıyor.
Gelin bunlar olmasaydı işsiz sayısı ne olacaktı? Buna bakalım.
Mayıs 2026’da işgücü iki yıl önceye göre (36.004 kişi) 568 bin kişi artarak 36.572 bin kişi olacaktı. Ve çalışan sayısı 32.835 olduğuna göre işsiz sayısı 3.737 bin kişi olarak gerçekleşecekti. Böylece işsizlik oranı %10,2 çıkacaktı.
Peki, TÜİK ne açıkladı: %7,4
Bu orana kesin yanlış demiyoruz. Bu oran 1,1 milyon umutsuzluk sonucu çıkan işsizlik oranıdır. Yani refahı değil, umutsuzluğu yansıtan bir orandır.
İşgücü piyasasından kimler çekildi?
1 milyon 051 bin çalışabilir nüfus artışının 566 bini kadınlardan oluşuyor. Ve 538 bin umutsuzun da 352 bini kadınlardan oluşuyor. Bunun anlamı şudur: Umutsuzluktan kaynaklanan işsizlik kadınları çok feci vurmuş.
İstihdam kaybının 250 bin kadınlardan oluştuğu gibi 1,1 milyon umutsuzun da 560 bini de kadınlardan oluşuyor.
YA FİYATLAR
İstihdam 2 yıldır artmadığı gibi azalıyor da… Yani piyasa daralıyor.
Daha az insan çalışıyor ve daha az insanın evine ekmek giriyor. Hatta artan nüfus bile 2 yıldır iş bulamıyor.
İyi ama o zaman fiyatlar neden artıyor?
Fiyat artışını TL bazında söylemiyorum; tersine dolar bazında söylüyorum.
Mesela 2 yıl önce Mayıs 2024’de Türk-İŞ’in açıkladığı “Açlık Sınırı” 588,4 dolar iken şimdi 773,3 dolara çıkmış durumda. Dolar bazında bile 2 yılda yüzde 31,4 artış var.
Doların memleketi ABD’de olsaydı bu 588,4 dolar 627,8 dolar olacaktı. Yani sadece bu son 2 yılda ABD’de dolar enflasyonu %6,7 olurken Türkiye’de dolar enflasyonu %31,4 olmuş.
Son 2 yılda ABD’deki dolar enflasyonunun 5 katına yakın dolar enflasyonu Türkiye’de yaşanmıştır. Bu felaket ötesi bir şeydir.
Mesela FED bize de önlem almak zorunda kalabilir. Ya da ABD’de de Türkiye’deki dolar enflasyonu ders olarak okutulabilir.
Tekrar soralım: Bırakın TL enflasyonunu biz asıl dolar enflasyonunu bu derece nasıl patlattık? Bunun hesabını kim verecek?
Bu nasıl bir enflasyonla mücadeledir ki, bizim olmayan doların bile enflasyonunda ABD’ye beş kat fark atıyoruz?
Bilmem anlatabildim mi?
Şu notu ekleyelim: Oranların yanında yakın zamanda süreleri de ekleyerek dikkat çekiyoruz. Mesela reel faizin, işsizliğin yüksek olması bir dert ama asıl mesele bu yüksekliğin süresinin de uzamasıdır.
Ve Türkiye’de yapışkan hale gelen bir pahalılık ile işsizlik sorunu giderek derinleşmektedir.
Ekonomi programının zaman maliyeti artık çekilmez noktaya geldi… Başarılan ile ödenen maliyet farkı çok büyük. Bunun da ana nedeni siyasi operasyonlar.
Gerçekleri konuşmadan şikayet etmenin anlamı yok. Benden söylemesi.

