Muhalefete vurmanın faturası

Yeni kabine gösterdi ki, iktidar iktidarını sürdürmek için muhalefetin üzerine gitmeye devam edecek.

İsteyenin değil istenenin rakip olabileceği bir dönem.

Yolların yapı taşları bir bir döşeniyor.

Kaybeden kim diye soracak olursanız hemen söyleyeyim: Elbette Türk Halkı… Yani ülkemiz kaybedecek.

Ekonomide iki büyük tehlikeden bahsediyorum: 1- Döviz kurları konusunda ciddi sıkıntılar oluşuyor. Dolar bazında fiyatlarımız uçup gitmiş. Devalüasyon riski kapımızda.

2- Faiz konusunda aşırı riskli bölgedeyiz. Şu an kredilerde yüzde 15,2 reel faiz ödüyoruz. Bu faize rağmen yerliler son 1 yılda 21 milyar dolar döviz almış. Faiz maliyeti karşısında reel sektör ölüm döşeğinde.

Yüzde 50,0 kredi faizine karşılık reel sektörün fiyat artışı yüzde 17,7… Bu ölüm demek…

Karlılık oranı yüzde 10’un altında olan bir sektörün yüzde 15 reel faiz vermesi imkansız. Tefecinin eline düşmekten beter haldeler.

Peki, reel faiz neden yüksek derseniz onu da yine eski yazılarımdan cevaplayayım: Siyasi riskten dolayı.

Bu ortamda muhalefete vurmanın getirisi kime, zararı kime…

Getirisi iktidara elbette… Koltukta kalmak onlar için yeterli.

İyi ama zararı ne olacak? Toplum bu yükü ne kadar taşıyabilecek?

Ocak sonunda kısa vadeli tahvil faizi yüzde 34,0’lere gerilemişti. Şimdi yüzde 36,0’nın üzerine çıkmış durumda. Diğer tahvil faizlerinde de düşüş değil hafif yükselişler var. Yani Merkez Bankası faiz düşürse bile piyasa düşürmüyor.

Piyasada faizlerin düşmemesi iflaslar ve işsizlik demektir.

İyi ama neden bir iktidar koltuğu uğruna ekonominin bu derece zarar görmesini göze alır? Neden hala riskleri artırıcı adımları çok rahat atabilir?

Sanırım koltuğu koruma ihtiyacı ülkeyi kollama ihtiyacından daha ağır basıyor. Veya bilemediğimiz başka nedenler…

IMF bizi uyardı… Mevcut durumda rezervleriniz yetersiz dedi. Hatta mevcut durumda faizleriniz bile sizi koruyamaz, artırmalısınız dedi.

Hain dış güçlerin operasyonu da diyebilirsiniz ya da samimi bir uyarı da… Çünkü aynı IMF bize çocuklu ailelerin vergi yükü çok yüksek dedi. Yani bizden fazla bizim aileyi düşünüyorlar.

Keşke iktidarımız düşünebilseydi.

Aile yılında ne olmuş? Evlenme sayıları düşmeye devam ederken boşanma sayıları artmış. Yani emekli yılında emeklileri perişan ettiler… Şimdi de aile yılında aileleri…

Ne olacaktı ki zaten… Malum sonuç.

Öyle bir kritik süreçteyiz ki… Dünya değişiyor.

Hem teknolojik değişim hem de stratejik değişim.

Büyük ekonomik ortağımız AB kendine yeni yol arıyor. Oysa bizler siyasi yoldan göbeğimizi ABD’ye bağladık. Yani Trump’a…

2023 seçimlerine giderken Putin büyük destekçimizdi. Doğalgaz borçlarını ertelemekten tutun da Nükleer Santrale yollanan 15 milyar dolara kadar toplamda 45 milyar dolarlık destek çıkmıştı. Şimdi daha fazlasını ABD’den bekliyoruz.

Ne de olsa bölge şekillenirken verdiğimiz sözlerin bir karşılığı olmalı. Muhalefet iktidarda olsaydı bu kadar rahat olabilir miydi?

Ne teknolojiyi yakalayabiliyoruz ne de bölgesel değişimleri.

İşimiz zor. Hem de çok zor.

Maliyetimiz çok yüksek… Bakalım maliyet artıcı yeni adımların faturasını kim nasıl ödeyecek?

Sabah işe gittiğinizde akşam işsiz olarak çıkmayı hatırlayın. Çünkü o risk şu an kapıda sizi bekliyor…

Vurun muhalefete ki fakirliğinizi yöneten bir iktidarımız var.

Gerçi bütün bunların olacağını 2023 seçimlerinden önce söylemiştik. Yani biz istedik ve bize istediklerimizi yapıyorlar. Kolay gelsin.

aile.png

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.