Ortalık leş dolu
Hemen yazının girişinde belirteyim. “LEŞ” kelimesini hiç kullanmak istemiyordum… Lakin birkaç arkadaşıma da sorduğumda anlatmaya çalıştığım duruma başka bir kelime de bulamadık. O yüzden özür dilerim ama mecburen bu başlığı kullandım.
***
Daha iki yıl önce 79,50 lirayı gören bir hisseye şimdi nasıl oluyor da 3,23’den bile alıcı çıkmıyor. Hani borsa uzun vadeli yatırım yeridir; oyun yeri değildir…Böyle dediğiniz şu piyasada 100 liranız 2 yıl sonra 3 liraya nasıl düşebilir?
Veya bu yılın mart ayında 38,92 lirayı gören bir hisse 6 ay sonra 2,95 lirayı nasıl görebilir. Ya da 2 yıl önce 5,58 lirayı test eden bir hisse şimdi 0,54 kuruştan alıcı arıyor olabilir mi?
Acaba daha iki ay önce 396,00 liraya ulaşan bir hisse şimdi nasıl 9,27 liradan alıcı arıyor olabilir? Bu yıl şubat ayında 689,50 liraya ışık yakan bir hisse şimdi 20,30’dan avanak bir alıcı mı hayal ediyor?
Son günlerde borsada yüzde 1-3 arası bir düşüş oluyor ama 100’e yakın şirketin hissesinde alıcı bile olmuyor. Eğer yüzde 7-8 kayıplı hisseleri de eklersek büyük kaybedenlerin sayısı 200 hisseye yaklaşıyor.
Ortada adeta leş tarlası gibi bir hal var.
Ve bu leş tarlasının pis kokusu her tarafa yayılma riski taşıyor. Bir ana önce temizlenmezse koku her yana yayılabilir.
Ekonomiden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ısrarla sorunu küçük görüyor. Sanırsınız etkisiz bir borsa oyunu oynanıyor.
Size peşin söyleyeyim: Bu iş ciddi.
Eğer genel bir likidite sorunu çözülmezse kayıp zinciri birbirini besleyecek şekilde artabilir.
Burada elbette fon oyunlarının hala merkezindeki hisseleri kastetmiyoruz. Mesela bu gidişle Destek Finans kaç ay daha tabandan işlem görecek? Ya da Özata Denizcilik…
Bu foncu şirketlerde marjları açarak en kısa sürede likidite sağlayıcı pozisyonlar oluşturulmalıdır. Aylarca beklemek ve bekletmek kayıp zincirini beslemenin ötesinde bir işe yaramayacaktır.
Tekrar edeyim: Şu anda milyonlarca satıcının olup alıcısı olmayan 100 civarı şirket var. Ama bunlarına yanında bu foncu çocukların oynayıp kenara attığı posası çıkmış 100 civarı bir şirket daha var.
Bu toplamın yarattığı likidite sorunundan kaynaklı etkilenen ise 200 civarı hisse daha var. Kısaca ortada temizlenmeyi bekleyen bir leş tarlası duruyor. Eğer el atılmazsa sorunun reel etkilerini de hissetmeye yakın zamanda başlayacağız. Bilesiniz…
ASIL BORSA YÖNETİMİ
Herkes SPK’ya sallıyor. Haklılar da…
İyi ama bu foncu çocukların hisselerini endeks hesaplamalarına alıp parlatan BIST Yönetimi ne olacak?
Hisseler 2-3 tavan yaptığında sebebini soran ve mantıklı bir sebep olmadığında VBTS Sistemi ile hisselere kısıtlama getirilen düzene ne oldu?
Mesela Hedef Holding 3-5 milyar lira değerden trilyon lira değerine giderken BIST yönetimi yatırımcıyı koruyan o VBTS (Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi) çalıştı mı?
Ne diyor bu sistem: İstenmeyen fiyat dalgalanmaları yaşandığında 1- kredili işlem yasağı 2- Brüt takas uygulaması 3- Piyasa emir yasağı 4- Tek fiyat yöntemi 5-Emir iptali ve değişikliği yasağı 6-Bireysel yatırımcı kısıtlaması
Hadi dönün bakın geriye… BİST Yönetimi foncu çocukların hangi işlemini kısıtlamış?
Dedim ya; kısıtlamayı bırakın özendirici katkılar bile sunmuşlar.
Daha ne diyelim.
YAYILMA ETKİSİ
Sadece bir şirket üzerinden örnek vereyim: Tera Yatırım Menkul Değerlerin piyasa değeri 275 milyar liraya ulaşmış. Siz şimdi bir bankacı veya kredici olsanız
-Piyasa değeri 275 milyar lira
-Likit varlıkları 251 milyar lira
-6 aylık net karı 46 milyar lira olan bu şirkete ne kadar kredi verirdiniz?
Mesela bu şirket 160 milyar lira borçlanabilir mi? Diyelim ki borçlandı… O zaman şimdi nasıl ödeyecek bu borçları?
Başka şirketleri de ele alın. Şirket tahvilleri çıkartılmış ve borçlanma piyasasından milyarlar alıp götürmüş.
Son aylarda tek tük yaşadığımız temerrüt durumları dün daha da genişledi. Peki, ya temerrüt durumuna düşmemek için ederinin çok altında bir fiyata satılmaya çalışılan hisselerin yol açtığı zararlar.
SPK verilerine göre ağustos ayı ortalamasına göre piyasada toplam değer kaybı 5 trilyon liraya yaklaştı. Burada yatırımcıların doğrudan zararı ise 2 trilyon liraya geliyor. Biz kısaca 40 milyar dolar borsa zararı şimdiden oluştu diyebiliriz.
Hani foncu çocukların 17-20 milyar dolar zarar riski vardı ya… Şimdiden borsa yatırımcısı bu zararın iki katını üstlendi ve ödedi bile.
Eğer bu leş ortamı temizlenmez ise işte asıl yayılma etkisinden o zaman korkuyorum.
MARJLAR AÇILSIN
Borsamızda uzun süre her yönden sistemi tanıyan Haydar Acun’un paylaşımından aktarayım:
“Günlük fiyat marjları eskisi gibi yüzde 20’ye çıkartılırsa
-Tasfiye daha çabuk olur
-Yatırımcı parası daha çabuk ödenir
-Fon yönetim giderleri daha düşük kalır
Ben de net şekilde ileteyim: Tasfiye süreci ne kadar uzun sürerse koku o derece yayılır ve yıkımlar zamanla daha da artar. Haydar Acun’a kulak verin.
Son söz: Ortalığı bir an önce bu leş sürüsünden temizleyip normalleştirin… Yoksa sorun borçlanma piyasalarına da sirayet edebilir.
