Taban sınıf ve hayallere dalan toplum

Mesela Trump…

Amerikan taban sınıfının iktidara taşıdığı lider. Çöpçüler, ezilmişler, dar gelirli işçiler gibi cehalet sınıfı ve muhteşem zenginler.

Yani ortası yok

Toplumun temel direği kabul edilecek bir orta sınıf desteği yok. Oyları en alt grup (Taban Sınıf) verirken sermayeyi en zenginler veriyor.

Karl Marks mezarından çıksaydı tekrar ölmek için uğraşırdı. Nereden bilebilirdi ki, ezilmişlerin cehaleti ile sermayenin gücü birleşip deli-sapık liderleri iktidara taşıyacak.

Trump’ın ne kadar tutarsız ne kadar deli biri olduğunun analizleri yapılıyor. Oysa asıl yapılması gereken bu deliye oy verenlerin kişilik analizleridir. Trump’ın deliliğinden haz duyanların ruh halleri çözülmeden bu işler de çözülmez.

Trump aynı konuşma metninde birbirinin zıttı cümleleri çok rahat kullanabiliyor. Ya da dün dediğinin tam tersini bugün söyleyip dün kendi dediğini delilik olarak başkaları söylemiş gibi sunabiliyor.

Yine aynı Trump rakiplerini hain-dinsiz vs ile suçlayıp terörist ilan edebiliyor. Tek vatansever kendisiymiş gibi… Kendisi seçilmezse ABD çökermiş-bitermiş…

Tek kurtarıcı o muhteşem adam yine kendisi oluyor. Batırdıklarını bile kurtarma harekatı olarak seçmenine yedirebiliyor.

Yıllardır ısrarla yazdığım şu meseleyi tekrar ediyorum… 1929 Büyük Buhran sonrası toplumlar kurtarıcı olarak diktatörleri seçmişti. Şimdi yine gelir dağılımı bozukluğunun ve toplumsal sorunların yumağında delilere sarılmış bir toplumlar yumağı oluştu.

Trump bunun bir örneği. Venezuela’da Chavez ve Maduro nasıl başka örneklerdi ise Brezilya’da Jair Bolsonaro ne ise Trump yine aynı kişidir. Macaristan’da Orban ile, İsrail’de Netanyahu ne ise Trump yine aynı kişidir.

Bir tarafta aşırı zenginlik yaşanırken diğer tarafta aşırı fakirlik yaşanıyorsa toplumlar bozulan gelir dağılımına bağlı ekonomik buhranda çareyi deli liderlerde arıyor.

Burada elbette eskinin yanlışlarının büyük payı var… Mesela ABD’de Biden gibi bir bunak nasıl alternatif olabilirdi ki…Ya da yıllarca topluma üsten bakan kurumsal yapıların oluştuğu orta-üst sınıflar.

Geçmişte buhranlar diktatörleri getirdi, şimdi ise otokratik liderleri..

Hep aynı çizgi.

TÜKETİCİ GÜVENİ NE DİYOR?

Bir argüman olarak Tüketici Güven Endeksi ile seçimler arasında bağ kuruluyor. Tüketici Güven Endeksinin 90 ve üzerinde olması halinde iktidarlar seçimleri kazanıyormuş…

Bizde durum nedir?

Mart 2025’de 85,9 olan endeksi şimdi 85,0 seviyesinde. Haziran 2022’de 63,41 olan endeks mayıs 2023 seçimlerinde 91,06’ya çıkmıştı. Elbette seçim sonrasında hüsranlar yaşanmış ve güven endeksi ağustos 2023’de 68,01’e gerilemişti.

Yani toplum çok ama çok iyi kandırılmıştı.

Mayıs ayında seçim varken 91,06 ve ardından 3 ay sonra gerçeklerle yüzleşince 68,01… Çok iyi.

Şimdi durum farklı mı?

Endeks 90 sınırına çok yakın ve uzun süredir 80-90 arasında geziniyor.

Grafiğe bakın ve bir gerçeği daha yeniden görelim: Topluma iki temel soru soruluyor:

1. Maddi durumun nasıl ve gelecekte nasıl bir maddi durum bekliyorsun?

2. Genel ekonomi nasıl ve gelecekte nasıl bir genel ekonomik durum bekliyorsun?

Sonuçlardan bakalım.

Hanenin maddi durumu şu anda 72,8 seviyesinde ama geçekteki maddi durum beklentisi 85,6… Yani güçlü bir maddi durum iyileşmesi bekleniyor.

Genel ekonomik durum şu anda 59,0 ama gelecekte beklenen ekonomik durum 79,1… Burada da oldukça iyimser bir bekleyiş var.

Grafikte şunu görüyoruz: Mevcut durum nedir ve gelecekteki durumu ne bekliyorsunuz?

Grafiği daha düzgün çıkması için 12 aylık ortalamalardan alarak veriyorum: Mevcut durum endeksi 62,49… Yani berbat.

Gelecek durum beklentisi ise 82,49… Genel endekse çok yakın. Kısmi iyimserlik diyebiliriz.

Grafikte ilginç olan şu: 2019 ve sonrasında mevcut durum ile gelecekteki beklenti ayrışması müthiş artıyor. Hani şu Sani Şener’in anlattığı fıkra gibi.

Kısaca durum berbat ama kafaya takmayan bir toplum olmuş… Daha ne olsun ki?

t-ketici.jpg

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.